Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Milliyetçi Hareket Partisi‘ne (MHP) yönelik kaset şantajının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Milliyetçi Hareket Partisi‘ne (MHP) yönelik kaset şantajının kabul edilemez olduğunu söyledi. Romanya‘nın başkenti Bükreş‘te Türk basın mensuplarıyla bir araya gelen Kılıç, dünyanın hiçbir ülkesinde bu tür uygulamaların kabul edilebilir görülmediğini dile getirdi. Hakem rolünde olan bir Mahkemenin başında olduğu için siyasi olaylar konusunda bir değerlendirme yapmak istemediğini belirten Kılıç, "Ancak yapılanlar doğru değil. Dünyanın neresine giderseniz gidin hiçbir yerde böyle bir uygulamayı kimse tasvip etmez. Fakat, partilerimiz kendi sorunlarını kendileri çözecek noktada ve olgunluktadır." dedi.
Bir gazetecinin "Yeni Anayasa hazırlıkları" ile ilgili sorusuna cevap veren Kılıç, bu konuda değişiklikleri yapma görevinin Parlamentoya ait olduğunu ve seçim sürecinin devam ettiğini belirterek "Parlamento içinden çıkacak sonuca göre Anayasa‘nın nasıl değişeceği, nasıl şekil
alacağı belli olacak. Yalnız şu bir vâkâ: Bütün siyasi partiler bu Anayasa‘nın değişmesi gerektiğini ifade ediyor, söylüyor. Ama nasıl olur? Onu, seçimden sonraki siyasi kadro belirleyecektir." dedi.
Anayasa, çoğunlukla değil, çoğulculukla hazırlanmalı
Kılıç, Anayasa ile ilgili beklentilerini ve vizyonunu da şöyle sıraladı: "Anayasa, toplumsal sözleşmedir. Umuyorum ki; toplumun her kesiminin; iyi- kötü katıldığı, düşüncelerini ifade ettiği, kendi isteklerini ve arzularını yansıttığı bir Anayasa olsun. Tabi bazen de bu birliktelik sağlanamıyor. Fakat, gönlümden geçen; Anayasa değişiklikleri yapılırken ‘çoğunluğun‘ değil ‘çoğulculuğun‘ hakim olması yönünde olması."
Kılıç, Anayasa hazırlanırken çoğulculuk olmadığı takdirde demokrasinin belli kuralları bulunduğuna dikkat çekerek,"Sonuçta, eğer çoğulculuğu sağlayamıyorsanız bunu çoğunlukla da çözme noktasına gidiliyor. Ama, temenni ediyorum ki bütün partilerimiz bir araya gelerek ülkemizdeki sorunlara çözüm arar, Anayasal değişikliklere hep birlikte katkı verirler. Umudumuz, temennimiz bu." diye konuştu.
"Herkesin insan onuru korunmalı"
Anayasa‘nın esasının ‘insan onurunu korumak‘ olduğuna inandığını dile getiren Kılıç, "Eğer bu sağlanamıyorsa o Anayasanın hiçbir anlamı yok." dedi. Haşim Kılıç, şöyle devam etti: "İnsan onurunun korunması da Anayasa da yazılmış hak ve özgürlüklerin toplamıdır. Eğer bu hak ve özgürlüklerin ne kadarını hayata geçirebiliyor, insanlarımıza ne kadar geniş bir alan yaratabiliyorsanız; bu hak ve özgürlükler konusunda insan onurunu da o derece yükseltmişsiniz demektir. Çünkü, insan onurunun; ırkla, dinle, mezheple renkle hiçbir ilgisi yok. Her insanın onuru aynı değerdedir. 6 milyar insanın onuru aynıdır. Dolayısıyla da anayasa mahkemelerinin görevi de bir noktada insan onurunu korumak üzere çıkmış olan anayasaları yorumlayarak onu daha da geliştirerek insanların hizmetine sunabilmektir. O yönüyle ben umut ediyorum ki önümüzdeki süreçte de Anayasa değiştirilirken insan onuru ön planda tutularak böyle bir değişikliğe gideceklerdir."




