Gazze‘ye Özgürlük Filosu‘na yapılan Siyonist saldırı 1. yılını doldurdu. Tüm dünya hâlâ bu hain saldırıyı gerçekleştirenlerin yargı önüne çıkarılmasını bekliyor.
3 kıt‘a, koskoca bir dünyaya sığmayan umutları alarak yanlarına gemilerle yola çıktılar. 500‘ü aşkın vicdan sahibi insandı. Her dinden, her ırktan yüzlerce insan aynı amacı kendilerine şiar edinmiş gidiyorlardı. Nuh‘un Gemisi gibiydi Mavi Marmara.
Akdeniz‘in açıklarına kadar gittiler. Biraz ilerisi Gazze‘ydi. On yıllardır kanın durmadığı, açlığın felaket boyutuna ulaştığı, insanların günler süren bombardımanın ardından evsiz, okulsuz, hastanesiz, çocukların oyun parksız kaldığı Gazze. Tüm dünyadan yardım gönüllülerinin verdiği emanetler Gazze‘ye gidecekti. Her şeyi yapabilen İsrail bunu yapmazdı diye düşünüyordu dünya. Gemilere müdahale etmez, etse bile bu kanlı olmaz diye.
500‘ü aşkın insan, gemilerin içinde, gecenin en karanlık vakti saldırıya uğradı. Gözü dönmüş İsrail azgınlığı yardım, insaf, merhamet... dinlemedi. Can almaya gelmişlerdi. Onlar insan öldürdükçe umutların çoğalmasından çok korktular... Mavi Marmara‘ydı geminin adı. Akdeniz‘deydi. Sabahın 5‘iydi. İnsanlık vicdanına onlarca kurşun yağdı.
Saldırı bitince gemilerden iniltiler duyuluyordu. Anadolu‘nun çeşitli yerlerinden gelmiş de o gemiye binmiş cesur yürekler, su katılmamış vicdanlar canlarını vermişti. İsrail eninde sonunda Türkiye vatandaşlarını öldürmüştü. En sonunda Filistin ve Gazze kan kardeşi olmuştu. İstanbul, Kayseri, Siirt, Adıyaman, Adana, İzmir, Mardin, Diyarbakır... Tüm Türkiye, tüm kıt‘a, tüm dünya ağladı şehitlerine...
Saldırının ardından yardım gönüllüleri psikolojik işkence altında İsrail zindanlarına götürüldüler. Dünya ilk önce, hiç olmadığı gibi ayağa kalktı. "Dünyanın kendini İsrail‘e karşı savunması gerektiği, bunun bedeli her ne olursa olsun ödeyecekleri, şehitlerin kanlarının yerde kalmayacağı..." pek çok şey söylendi. O kanlı, hain saldırının üzerinden tam bir yıl geçti. Türkiye dahil hiçbir ülkede Mavi Marmara katliamının emrini veren, bu katliama fiilen katılan sorumlular yargılanmadı. Sanki gizli bir el bunu engelledi. Olayın sıcaklığıyla verilen sözler, aradan geçen koskoca bir yıla rağmen henüz tutulmadı.




