Gazze‘ye uygulanan insanlık dışı ablukayı kırmak için, dünyanın dört bir yanından her din ve inançtan vicdan sahibi aktivistler, Özgürlük Filosu‘nu hazırladı.
Gazze‘ye insani yardım götüren filo, uluslararası sularda 31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail ordusunun saldırısına uğradı, 9 aktivist şehit edildi, 54 kişi yaralandı. Filonun amiral gemisi Mavi Marmara‘yla özdeşleşen saldırıda gemide bulunan aktivistler, bu saldırıyı konu alan "Son Liman Özgürlük" belgeselini hazırladı. "Son Liman Özgürlük" belgeselinin yapımcılığını İHH İnsani Yardım Vakfı, yönetmenliğini Ümit Sönmez ve Recep Köse yaptı. belgeselin yapım ekibini kriz bölgelerinden canlı yayınlar yapan ve TV‘lere kriz bölgeleriyle ilgili program ve belgesel hazırlayan İHH‘nın prodüksiyon birimi üstlendi. Filoda çekilen görüntülerin ve aktivistlerle yapılan röportajların yer aldığı belgeselde, yer yer gemide yaşananları izleyicilere daha iyi yansıtmak amacıyla canlandırmalar yer veriliyor. Canlandırmaların yapıldığı drama bölümlerinde, filoda yer alan aktivistlerle, gönüllüler rol aldı. Galası 2. Özgürlük Filosu‘nun hareketinden önce yapılacak olan belgeselin DVD versiyonu da hazırlandı. Son Liman Özgürlük belgesel filmi, 105 dakikalık bir yapım.
Türkiye ve diğer ülkelerde Mavi Marmara‘ya yapılan saldırı ile ilgili TV belgeselleri yapıldığını anlatan yönetmen Ümit Sönmez, ancak bu belgesellerde Özgürlük Filosu‘na niçin ihtiyaç duyuldu, sorusuna cevap aranmadığını, bu sorunun cevabını Son Liman Özgürlük belgeselinde, aktivistlerin dilinden aktardıklarını söyledi. Belgeselde dışarıdan bir anlatıcının olmadığını belirten Ümit Sönmez, anlatılan konunun bir parçası ya da şahidi olan kişilerin dilinden olayları yansıttıklarını dile getirdi. Sönmez, 1948‘de İsrail devletinin kurulmasıyla birlikte başlayan sıkıntıları ele aldık. Özellikle oradaki insanların üzerinden gelişen direnişin ve intifadanın kodlarına ulaşmak istedik. 1940"lı yıllarda yaşanan olayları bile, o devri yaşamış şimdi Ürdün‘deki Gazze kampında yaşayan bir Filistinlinin dilinden anlattık. İsrail zulmünü gören, evlerden insanların sürülmesini yaşayan o zihniyete ve olaylara şahit birinden o hikayeyi anlattık. Tamamen olayları gören ve yaşayanların anlattıklarının birleştirilmesiyle oluştu hikayemiz" dedi.




