Reklamı Kapat

Başımıza çorap örüyorlar

Başımıza çorap örüyorlar

NATO bir yandan, AB bir yandan, BM bir yandan, Papa bir yandan, Patrik bir yandan başımıza çorap örüyorlar. Söylenecek çok söz var. Yüreğimiz yanıyor. Gelen yangını görüp de fazla bir şey yapamamak insanı yangından beter yakıyor. Geliniz şu Papa ziyaretini çok süratli bir şekilde birlikte değerlendirelim: Biz Papa nın ziyaretindeki asıl hedefin, "Hıristiyan birliğini sağlamak" olduğunu söylemiştik. Bunun böyle olduğunu herkes gördü. Papa nın ziyaret öncesindeki hezeyanları da sap yiyip saman imal etmesi de bir "politika ürünü" idi. Papa nın öyle yaşlı-başlı oluşuna bakmayın. Cin gibi herif. Adamda şeytânî bir zeka var. Öte yandan müthiş politikacı ve artistik yönü de çok kuvvetli. Efes te ay-yıldızlı bayrak sallayışına, Sultanahmet teki mükemmel artistlik gösterisine baksanıza... Ziyaret öncesindeki sözleriyle bir taşla iki kuş vurdu: 1) "Reklamın iyisi kötüsü olmaz" mantığıyla, projektörleri üzerine çevirdi. Türkiye nin bu ziyarete olduğundan fazla ehemmiyet vermesini sağladı. 2) Bir Ortodoksun sözlerini naklederek Patrikhaneye mesaj verdi ve zımnen, "Geliniz müşterek düşmanımız olan Müslümanlara karşı el ele verelim!" dedi. Ziyarette iki papazın birbirini iştiyakla öpmeleri, bin yıllık kinin sona erdiğinin işaretiydi. Böylece bütün dünyaya mesaj verdiler.  Papa nın gelişi dolayısiyle, Ankara, İzmir ve İstanbul da, milyonlarca vatandaş "gâvur eziyeti"nin ne mânâya geldiğini bir kere daha gördü. Papa gelişiyle Müslümanların anasından emdikleri sütü burunlarından getirdi. Bu aynı zamanda bir işaretti. Papa, "ayağıma bir yer edeyim, gör size neler edeyim!" diyordu. Bu bir başlangıçtı. Bu ülkenin insanları bundan sonra başlarına geleceklere hazır olmalıydı. Patrikhane de bu ziyareti bahane ederek ve şımararak çizmeyi aştı, haddini bilmez küstahça tavırlar sergiledi ve âdeta devlete meydan okudu. "Ekümenik" ifadesinin sık sık geçtiği davetiyeler, afişler bastırdı, basın kartları dağıttı. Papa da T.C. Devletinin hassasiyetini bile bile hem kucağımızda oturup hem de sakalımızı yoldu ve o da patrik için "ekümenik" ifadesini kullandı. Bütün bunlar beynelmilel bir planın parçasıydı.  Söz buraya kadar gelmişken iki nokta üst üste koyalım ve şu Patrikhaneye ve Patrik e bir çift söz söyleyelim: Kim olurlarsa olsunlar, unutmasınlar ki kendileri T.C. vatandaşıdırlar. Bu kimlikle "vatana ihanet" mânâsına gelecek tutum ve davranış sergilerlerse eninde sonunda bunun ceremesini çekerler. Öyle AB ye, Vatikan a güvenmesinler. Yarın rüzgârın hangi yönden eseceği hiç belli olmaz. Bu ülkeye ihanet eden bedelini öder. AB nin kendilerini "ekümenik" sıfatıyla parlamentoda konuşma yapmaya çağırması, Papa nın hezeyanları kendilerini şımartmasın. Biz bu vatanı sokakta bulmadık. Fatih Sultan Mehmed in ?o günün şartlarında-  "devletin âli menfaatleri gereği takip ettiği politika", atılan yanlış adımlar sebebiyle hükümsüz hale gelebilir.

05 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?