Reklamı Kapat

Yoksullaştıran iktisadî sorun: Enflasyon

Yoksullaştıran iktisadî sorun: Enflasyon

Fiyatların genel seviyesindeki artışı ifade eden enflasyon, doğal bir sorun değildir. İnsan yapısı bir sorundur. Yanlış iktisadî politikalardan kaynaklanmaktadır. Enflasyon paylaşımdaki adaletsizliği artırdığı için toplumun çok az sayıdaki kişileri zenginleştirirken kitleleri yoksullaştırır. Türkiye de uygulanan yanlış ekonomi politikalarının sonucu olarak çeyrek yüzyıldan fazla bir dönemde yüksek faizle ülke ekonomisi tahrip edildi ve manevi değerler erozyona uğratıldı. Aile kurumu derin yaralar aldı.Şubat 2001 bunalımından sonra Kemal Derviş in başlattığı istikrar programını AKP iktidarı  aynen sürdürdü. IMF nin hazırladığı Stand by anlaşmalarını harfiyen uyguladı. Enflasyon oranında kitler yoksullaştırılarak belli ölçüde düşüş sağlandı. Hala yüzde 10 civarında olan enflasyon, hala iktisadî ve sosyal yıkımını sürdürmektedir. Türkiye İstatistik Enstitüsü (TÜİK) verilerine göre Kasım 2006 da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yüzde 0,29 oranında düştü ve Tüketici Fiyat Endeksi ise yüzde 1,29  oranında arttı. Kasım ayında yıllık enflasyon TÜFE de 9.86 ve ÜFE de ise yüzde 11,67 oldu. Bu veriler, ülkemizde hala enflasyon oranının yüksek olduğunu göstermektedir. Enflasyon ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizliği artırmaya devam etmektedir ve kitleleri fakirleştirmektedir.Bir ekonomide enflasyon oranı yüzde 2,5- 3 üzerinde ise sosyal tahribatı artırmaya devam eder. Ülkemizde şu anda enflasyon oranı, tolere edilebilen bu orandan dört kat daha fazladır.Zenginleştiren anti-enflasyonist politikaToplam arzı artırarak fiyatların düşürülmesi, zenginleştiren anti-enflasyonist bir politikadır. Para=mal dengesi sağlayacak bir politika ile üretim maliyetleri düşürülür ve üretimde artış sağlanarak fiyatların genel seviyesinde bir düşüşün meydana gelmesiyle enflasyonda sağlanan düşüş, toplumun bütün katmanlarının gelirinde artışa yol açacağından  kitleleri zenginleştirecektir.Üretimi artırarak enflasyon oranını düşürme politikası, toplam talebin kısıtlanmasını gerekli görmemekte ve talebi karşılayacak ölçüde üretimin artırılmasını hedeflemektedir. Üretime yansıtılacak talep artışı, ekonomiyi canlandırır ve ülkeyi zenginleştirir.  Üretimi artırarak enflasyonu kontrol etme politikası IMF politikalarıyla bağdaşmaz. Ülkemizde bu politikayı uygulayacak bilgi ve vizyona sahip bir iktidara ihtiyaç vardır. Bu  iktidar, milletin istek ve dünya görüşünü esas alan ve başta emek olmak üzere ülkenin kaynaklarını verimli bir şekilde kullanma irade ve becerisine sahip bir iktidardır. Halktan seçimle iktidar yetkisini isteyen ve dışarıdan emir alan bir iktidar böyle bir politikayı geliştirip uygulayamaz.Yoksullaştıran anti-enflasyonist politikaIMF nin çerçevesini belirlediği anti-enflasyonist politika, talebi kısarak fiyatların düşürülmesini ön görmektedir. Bu politika uygulandığı ülkelerde kitleleri yoksullaştırmıştır. Derviş Restorasyonu ile uygulamaya konan istikrar politikaları, üretimi artırmaktan çok toplam talebi düşürmeyi hedefleyen politikalardır. Toplam talebi kısarak enflasyonun düşürülmesi politikası, insanlarımızın aç kalmasına, geçim sıkıntısının artmasına, yatırımların durmasına ve işsizliğin büyümesine ortam hazırlamaktadır. Talep kısıcı politika ile enflasyon düşürülebilir. Fakat bu sağlıklı bir düşüş değildir. Sermaye maliyetinin (reel faiz oranının yüksek olması), enerji ve ulaşım maliyetlerinin yüksek olduğu bir ortamda insanların alım gücünün düşürülmesi, kitlelerin yoksullaşmasına ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin artmasına ortam hazırlayacaktır. Nitekim ülkemizde yüksek enflasyonun yükü kitlelerin omzuna yüklenmiştir. Enflasyonun düşürülmesine yönelik önlemlerin maliyeti ve yükü de yine halkımıza yüklenmiştir.Enflasyon artsa da, düşse de kitleler kaybetmektedir. Kitleleri yoksullaştıran bütün iktisat politikaları yanlıştır. Tutarsızdır.İktisat politikaları, kitlelerin gelirini ve refah düzeyini yükselttiği ölçüde anlam ifade eder. IMF politikaları, uygulandığı ülkeleri yoksullaştırmış ve kitleleri sefaletle baş başa bırakmıştır. Bu gerçeği, sekiz yıl  ABD başkanı B. Clinton un Ekonomi Baş Danışmanlığını, üç yıl da Dünya Bankası Başkan Yardımcılığını yapan ve 2001 yılı Nobel İktisat Ödülü nü kazanan Prof. Dr. J. Stiglitz, "IMF ile hiçbir konunun görüşülmesinin mümkün olmadığını, çünkü IMF nin dayatmacı bir mantıkla yönetildiğini" belirten sözü açıkça ortaya koymaktadır.Mevcut anti-enflasyonist politikanın kitleleri, nasıl yoksullaştırdığını öğrenmek isteyenler gitsinler, işçiye, memura, çiftçiye, esnafa ve işsiz bırakılan kitlelere sorsunlar. Toplumun bu katmanları uygulanan yanlış politikanın yükünü bizzat taşımakta ve yoksullaşmanın sıkıntılarını yaşamaktadır.

07 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?