Reklamı Kapat

Boksörün ezberi bozulmalıdır

Boksörün ezberi bozulmalıdır

"Siz hiç akletmez misiniz?" Bu ayeti her birimiz bir şekilde az veya çok dillendirmişizdir. Ama hep karşımızdakine, ötekine, onlara vs. Bir kez olsun bile dönüp bu sözün yaratıcı tarafından bize söylendiğini, bu sözden muaf olmadığımızı düşündük mü acaba? Bana göre kimse düşünmedi, çünkü?Müslümanlar yerleri itibari ile nerede konumlanacaklarını kestiremiyorlar. Durdukları yerlerin yanlışlığını görünce, başka bir konuma geçiyorlar. Seçtikleri yer, önceki yerlerinden farklı olmayıp bir başka yanlış oluyor. Böylelikle, sürekli yer değişimi oluyor; bu da Müslümanların nerede konumlanacaklarını kestiremediklerini gösteriyor. Bir yanlışlar çarkıfeleğinin üzerinde, oradan oraya yer değiştiriliyor sadece. Baudelaire "devrim, kurban yoluyla boş bir inancı haklı çıkarır" diyor. Müslümanların durumuna baktığımızda bunun doğru olduğuna kanaat getirmek durumunda kalıyoruz. Düzmece gerçekliklerin girdabına tutulan Müslümanlar, varlıklarının konumu itibari ile nereye ve nelere talip olmaları gerektiğini unutmuş durumdalar. Baudelaire in doğru söylediğini belirtiyorum çünkü Müslümanlar, modernliğin üzerlerinde yaptığı devrim ile (ki kurban burada yine Müslümanlardır) son üç yüzyıldır boş bir inanışı (modernlik) doğruymuş gibi görmeye başladılar. Aslolan "anlam"ı ve geleneklerini unuttular. Yerine bu boş inancı ezber haline getirip yersiz yurtsuz kaldılar. Yani Müslümanlar, taşıdıkları "anlam"ın ne olduğunu yaptıkları bu ezber nedeni ile hatırlamadıkları için, ne kendi mahiyetlerini belirleyebiliyorlar ne de varlıklarının kimleri niçin rahatsız ettiğini anlayabiliyorlar. Taşıdıkları ya da taşımak zorunda bırakıldıkları ezberin, kendilerini nasıl berbat sınıflara ayırdığını, daha net söyleyecek olursak "hepimiz aynı varış noktasına (yaratıcı) farklı yollardan giden yolcularız" yalanını nasıl yuttuklarını anlayamıyorlar. Boksör olduğumuzu düşünelim. Hepimiz aynı takımın sporcularıyız. Bin bir övgü ile ringe çıkıyoruz. Aldığımız taktiklerin en iyi taktikleri olduğunu ezberlemişiz. Rakibimizin güçlü olmadığını, ezberlediğimiz taktiklerle onu alt edeceğimizi söylüyor yanımızdaki antrenör. Her birimize, varacağımız yerin nakavtla maçı almak olduğunu söylüyor. Ama öyle olmuyor. Ringe çıkar çıkmaz, rakibimiz üst üste darbeler indiriyor. Ezberimizdeki bütün taktikler, rakibimizin karşısındaki açıklarımız, yani yegâne yumruk yeme nedenimiz oluyor. Ringde hangi köşeye kaçacağımızı, nerede saklanacağımızı kestiremeden, bize gösterilen yerlerde yığılıp kalıyoruz. Kafamızı kaldırıp baktığımızda, kendimize antrenör olarak belirlediğimiz kişinin rakibin yanında sevinç naraları attığını görüyoruz. Yeniliyoruz kısaca. Hem de kendi ezberlerimiz üzerine yıkılarak.Anlattığım, Müslümanların bulunduğu durumun örneklendirilmiş şeklidir. Ve bir acziyetin fotoğrafıdır. Müslümanlar henüz yıkılmamışken, sahip oldukları "anlam"ın ve durmaları gereken yerin tapusunu yeniden elde etmek istiyorlarsa, yuttukları kazıkları birer birer kusmak, beyinlerini hallaç pamuğuna çeviren sahte ezberi bozup unutulan "ruh"a geri dönmek mecburiyetindedirler. Aksi halde, verdiğimiz örnekte olduğu gibi, taktikleriyle rakibine galibiyet fırsatını hediye eden acizler olarak tarihe geçeceklerdir. "İyi de, ezber nasıl bozulacak" sorusu gündeme gelebilir. Bilmek gerekir ki, en iyi cevap sorunun doğrultusunda istekle harekete geçip, soruya sonuç doğrultusunda hayat imkânı sağlanmasında belirir. Yapacak başkaca bir şey yoktur zaten. Çünkü Rus yönetmen Tarkovsky nin dediği gibi "Ruhumuz hakkında çok az şey biliyoruz. Yolunu kaybetmiş yolcular gibiyiz."

11 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?