Reklamı Kapat

Darbe çığırtkanlarına

Darbe çığırtkanlarına

Demokrasi bir kavram olarak değişik şekillerde tanımlanmıştır. Demokrasiyi bir yaşam tarzı olarak ele alan yaklaşımlar yanında onu; ?bir oyun çeşidi ve kurallar bütünü olarak tanımlayanlar da var.Demokrasi nin ?topluma sonucu asla kestirilemeyen bir toplumsal çatışma alanı sunduğunu ifade eden siyaset bilimciler, bunun ?sonucunu kendisinin denetleyemiyeceği bir oyun usulü olduğuna dikkat çekerler. Bu yaklaşım bize demokrasinin bir kurallar demeti olduğunu, kuralların önceden belli olduğu, oyun başladıktan sonra kural değiştirilemeyeceği, bu nedenle doğuracağı sonucun o kuralları koyanlarca da denetlenemeyeceğini açık seçik göstermektedir. Kısacası demokraside ?ben küstüm, oynamıyorum diye bir tavır söz konusu olmadığı gibi sonucunu önceden denetlemeye kalkışmak da mümkün değildir.Bu açıdan bakıldığında, Türkiye de demokrasinin pek de kurallı bir oyun olmadığı, sık sık faullerin yapıldığı ve hep ofsayttan gol atıldığı görülecektir. İşin ilginci maçı yönetmekle görevli hakemlerin de oyuna dahil olduğu bir tablo ile karşı karşıyayız. Oyun devam ederken kurallar değiştirilmekte, skor önceden ilan edilmekte, ters bir gelişme ihtimali olduğunda da saha kenarında duran ve maçın kurallara uygun gerçekleşmesi için görevlendirilmiş olan güvenlik güçleri sahaya davet edilmektedir. Hakemin değil de güvenlik gücünü yöneten kumandanın düdük çalması istenmektedir.Doğrusu bu tablo, çoğu kez sahte kahramanların türemesine de zemin hazırlamaktadır. Son günlerde askeri siyasete müdahaleye davet eden bildiriler, mektuplar, köşe yazıları birbiri ardından gündeme gelmektedir. Bu gelişme elbette hayra alamet değildir. Hiçbir siyasetçi demokrasinin rafa kaldırılması ile bir ikbal arayışı içine giremez, girmemelidir de. Darbe tellalları aslında farkında olmadan rakip gördükleri siyaset kadrolarını güçlendirmektedirler. Belden aşağı vurarak ?demokrasi oyunu oynanmaz. Mertçe, yiğitçe siyasal mücadele verilerek sonuca varılır.Bu ifademize karşılık siyasal mücadele zemini kalmadığını iddia edecek olanlara da söyleyecek birkaç sözümüz vardır elbette. Siz korkularınızı iman haline dönüştürüp uluslararası güçlerin dayatmaları ile aslanları kafese kapatırsanız, önce devlet diyen, kimsenin burnunun kanamasına izin vermeyen, vurgun-soygun-talan-ahbap kayırma işlerine bulaşmamış şerefli bir siyaset kadrosunu binbir Bizans oyunu ile saf dışı etmeye kalkışır, onlara ve çalışmalarına ambargo koyarsanız bu ülkenin vicdanını hapsetmiş olursunuz.Evet, bu ülkenin hep doğruyu gösteren pusulasını kıranlar şimdi timsah gözyaşları dökmekle meşguller. Türkiye nin milli çıkarlarının korunamadığından şikayet edenler, ülkenin sanal bir işgale uğradığını düşünenler, milli kurumların yabancılara satılmasını hazmedemeyenler, Türkiye nin adım adım bir gerginliğe ve toplumsal çatışmaya doğru götürüldüğünü düşünenler... adınız, sanınız, işgal ettiğiniz mevkiler ve hükmettiğiniz kurumlar ne olursa olsun... Bilesiniz ki çözüm anti demokratik müdahalelerde değildir. Çözüm aslanları hapsettiğiniz kafeslerin ardındadır.Çözüm haberlerine, çalışmalarına, demeçlerine ambargo koyarak miletten gizlediğiniz siyaset kadrosundadır. Bu siyaset kadrosu namertçe değil mertçe mücadele vererek Türkiyenin önünü açabilecek politikalar üretecek dirayettedir. Asla belden aşağı vurmaya tenezzül etmeden, oyunun kurallarını değiştirmeye gerek olmadan Türkiye düzlüğe çıkabilir.Unutulmasın ki, aslanları kafese hapsederseniz meydan tilkilere kalır...

14 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?