Reklamı Kapat

Çirkin Düello!

Çirkin Düello!

Şayet FIFA veya özellikle de UEFA, bir ülkenin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı ile genel kurulun oylarıyla seçilmiş Futbol Federasyonu başkanı arasında neredeyse bir yılı aşkın bir süredir söz düellosu yaşandığını duysa, öğrense acaba güler miydi, ağlar mıydı, yoksa şu Türkiye‘nin futbol, işine son versek mi diye hareketlenir miydi? Cümle uzun oldu değil mi? Ama öylesine bir çirkin savaşın cümlesi de kısa olamazdı. Haaa diyeceksiniz ki Şenes Erzik neyin nesi? UEFA asbaşkanı... Ancak şu anda seçim derdinde... Ama yine de UEFA kulislerinde konu ile ilgili bazı fısıltılaşmalarda bulunmuştur. Sanırım ve de biraz da eminim ki, UEFA, Sayın Bakan Mehmet Ali Şahin resmen faaliyete geçerse, yumruğunu masamıza vuracaktır. Şu anda sadece medyanın ajan rolündeki kesiminin ürettiği dedikoduları izlemekle yetiniyorlar.Bakan Mehmet Ali Şahin, Başbakanlık Teftiş Kurulu‘nun uyarısı üzerine kanundaki maddeyi harekete geçirmeye kararlı olduğunu ifade etmektedir. Bunun sebebini de, federasyonun kendisinin genel kurulu çağrısı yapmamasına bağlamaktadır. Peki, federasyon genel kurul çağrısı yapmak zorunda mıdır? Hayır... Şayet bünyede işler iyi gidiyor, iyi yönetiliyorsa, herkes görevinde bir şeyler yapıp başarılı olmaya gayret gösteriyorsa, durup dururken neden genel kurul çağrısı yapsın? Öyle ya, hükümet icraatlarından çok memnun ki, herkes görevini yapıyor ki, eh halk da onlara göre kendilerinden memnun olduğuna göre neden erken seçim kararı alsın? Muhalefetin çığlıklarına nasıl hükümet kulak tıkamışsa, Futbol Federasyonu yönetim kurulu da aynısını yapmaktadır. Bu sebeple de, başkan Haluk Ulusoy, bakan Şahin‘e, gönderme yapmış, hükümet nasıl erken seçim istemiyorsa, biz de genel kurul istemiyoruz diyebilmiştir.İşte Haluk Ulusoy‘un neden başkanlıkta kalmasını istediğim tek önemli sebep de budur. Yani dik durabilmek.., Hükümete bile karşı, da olsa... Dün başta Şenes Erzik olmak üzere, hem de bir başka Fenerbahçeli Abdullah Kiğılı, Ali Şen bir "Zort" çekmesiyle koltuklarından tüymemişler midir? Bugün Ali Şen, "Ben gidin dedim, 10 günde gittiler... Aziz bey 4 senedir git diyor, Ulusoy yerinde. Ben bu yüzden Ulusoy‘dan yanayım" diyerek kara mizah yapmamış mıdır? Bakın size açık ve net söylüyorum, Ulusoy gider de, yerine ülkede ünü ne kadar fazla olursa olsun, ne kadar Fenerbahçe tarafından desteklenirse desteklensin, şayet en azından soyadında Ulusoy kadar güçlü bir isim bulunmazsa, futbol mafyanın kurbanı olur. Çünkü biz bunları daha önce yaşadık... Ama asıl çirkin olan hükümetin çok önemli bir isminin medyadaki bazı kesimlerin çıkarı için verdikleri Haluk Ulusoy savaşının taaa ortasına düşmesidir. Mehmet Ali Bey kendine de, futbolumuza da kötülük ediyor. Hükümeti mi? Onu da, dostum Sayın Başbakan oturup düşünsün!

26 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?