Reklamı Kapat

Âkif ten vaaz u nasihat

Âkif'ten vaaz u nasihat

Milli şair Mehmet Âkif Ersoy un ne denli kritik bir dönemde yaşadığını onun "Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" sözünden okumak mümkündür. Yaşadığı o bıçak sırtı keskinliğindeki günlerde Mehmet Âkif sadece şiir ve yazılarıyla da değil camilerde verdiği vaazlarla da fikirlerini milletiyle paylaşmış, o kaos ortamına sağduyusuyla, milli bakışıyla zenginlik katmıştır. Milli mücadeleden çok önce başlayan o hayat memat günlere Âkif in Müslüman ca bakışıyla getirdiği katkı, şüphesiz bugün "binyıl süreceği" iddia olunan "süreçleri" esas kabul eden zihniyette olanların anlayabileceği bir şey değildir.Ancak dönemin panoramasını çıkardığını iddia eden Şu Çılgın Türkler, Kırık Kanatlar tarzı popüler ürünlerin doğuştan sakat olmasının ardında da hiç şüphesiz ki bu görmezden gelme oyunu vardır. Onların bu görmezden gelme oyununun bedelini ise Cemil Meriç yıllar önce görmüş ve Mehmet Âkif için şunları demiş: "Tufana yakalanmış bahtsız bir toplumu, gemisine çağıran bir nevi Nuh Peygamber.Âkif hem bir ülkenin sesidir, hem de bütün bir kıtanın? Bu çığlığa kulaklarımızı ve gönlümüzü açık bulundurmazsak hatalarımızın sonu gelmez."Nitekim Eşref Edip, Âkif in işgal edilmiş İstanbul da dergiyi çıkarma imkanı kalmayıp dergiyi orada çıkarmak üzere Kastamonu ya gidişini ve orada Nasrullah Camii nde verdiği vaazı şöyle anlatır: "Üstat, Sevr muahedesinin (anlaşmasının) öldürücü maddelerini herkesin anlayabileceği bir tarzda anlattı. Vatanın geçirdiği tehlikeleri halkın gözü önüne koydu. Vahdete davet etti, tefrikayı yerin dibine batırdı."Milli şairimizin Nasrullah Camii nde verdiği vaazdan alıntılayacağım bölümün ise bugüne söylediği çok şey olduğunu düşünüyorum."Ey cemaat-i müslimin! Milletler topla, tüfekle, zırhlı ordularla, tayyarelerle yıkılmıyor ve yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek herkes kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek sevdasına düştüğü zaman yıkılır. Atalarımızın "kale içinden alınır" sözü kadar büyük söz söylenmemiştir. Evet, dünyada bu kadar sağlam, bu kadar şaşmaz bir düstur yoktur. İslam tarihini şöyle bir gözümüzden geçirecek olursak cenupta, şarkta, şimalde, garpta yetişen ne kadar Müslüman hükümetleri varsa hepsinin tefrika yüzünden, aralarında hadis olan fitneler, fesatlar, nifaklar, şikaklar yüzünden istiklallerine veda ettiklerini, başka milletlerin esareti altına girdiklerini görürüz."Merhum şairimizin Mehmet Âkif in vaazlarını okuyunca, şimdi bizim dinlediğimiz zamanımızın hayati sinir uçlarına dokunmamak için titizlik gösterilen vaazlarını ister istemez hatırladım. Caminin cem olduğumuz, hemdert, hemhal olduğumuz yerler olduğu zamanların çok da eskide kalmadığını ama şu anda bütün bunlar hiç yaşanmamış gibi varsaydığımızı hissettim.Sonra da açtım Safahat ı? "Vaiz Kürsüde"den birkaç mısra okudum?"Cemâ at, elverir artık, bu uykudan uyanın, / Hudâ rızâsı için, dünkü hâdisâtı anın! / Kımıldamaz yine gelmezsek intibâha bugün, / İkinci uyku ne dehşetli bir ölüm, düşünün!Ölüm kolay... Diyebilsek sonunda: "Kurtulduk!" / Bu intihâr, öteden, üç yüz elli milyonlukZavallı Âlem-i İslâm için elîm olacak! / Biz olmasak bu kadar hânümân yetîm olacak!"

26 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?