Reklamı Kapat

Akıl... Ama kendi aklımız...

Akıl... Ama kendi aklımız...

Önümüzdeki Pazar günü Kurban Bayramı nı idrak edeceğiz inşallah. Uzunca bir süredir olduğu gibi bu Kurban Bayramı nda da birbirinden çok farklı duyguları bir arada yaşayacağız.Kaybettiklerimizi hatırlayacak, üzülecek; tanıdıklarımızla karşılaşacak, sevineceğiz. Ama esas olarak bir parçası bulunduğumuz İslâm Alemi nin durumu hep zihnimizin bir köşesinde olacak. Zihnimizin bir köşesinde hep var olan o durum, zaten sürekli olarak rahatsız etmekte olduğu bizleri, Bayram vesilesiyle biraz daha kuvvetlice rahatsız edecek.Afganistan ı, Irak ı, Filistin i, Keşmir i;  acıyan diğer yerlerimizi düşünecek ve aslında olana razı olarak; keşke biraz daha iyi durumda olsaydılar diye içimizden geçireceğiz. Dudaklarımız kıpır kıpır ya da içten, ta kalbimizin derinlerinden dua edeceğiz onlar için; gıyaben yapılan duaların daha kabule şayan olduğunun şuurunda olarak...Hürriyet Yazarı Hadi Uluengin in İslâm Alemi nin içinde bulunduğu duruma  bir izah getirme gayretiyle kaleme aldığını düşündüğümüz ?İslâm Savaşları başlıklı yazıları sürüyor.Uluengin, Müslüman ülkelerdeki kaotik duruma işaret ediyor; bu vahim durumun ağırlıklı olarak iç sebeplere dayandığı ve dış saiklerin mevcut durumda zannedildiği kadar etkisi olmadığı, yorumunu yapıyordu.İşlemedikleri hatanın cezası...Geçtiğimiz Pazartesi ve Çarşamba günü, kısmen itiraz ve biraz da katkı gayesiyle konuya değinmiştik. Uluengin, yazılarını sürdürüyor ve anlaşılan daha da sürdürecek. Dünkü (28 Aralık) (VII). yazısı, konuyu ilahiyat uzmanlarının müdahil olması gereken bir noktaya doğru taşımaya kararlı olduğunun  işaretlerini veriyor.Uluengin in örnekleme yaptığı ülkelerden birisi de Filistin. Ona göre Filistin de yaşananlar da ?İslâm Savaşları cümlesinden bir şey. Yani bir tür iç çatışma.Son olarak El-Fetih ve HAMAS arasında meydana gelen ufak tefek karışıklıkları bir kenara bırakırsak, Filistin de yaşananları  ?iç çatışma olarak değerlendirmek, ciddi bir haksızlıktır.20. yüzyılın başından beri ve özellikle de 1948 den beri modern dünya tarafından aldatılan, daha da vahimi yok sayılan insanların vatanıdır Filistin.Modern ?olduğunu iddia eden- dünyanın işlediği günahların  kefaretini ödemeye mahkum edilmiş insanların vatanı...BM Kararıyla kurulan bir ülkenin, BM kararlarını hiçe sayarak devletini elinden aldığı, parçaladığı ve modern dünyanın gözleri önünde, nerdeyse halkını teker teker yok etmek için uğraştığı insanların vatanı...Kendi ayakları üzerinde durabilmek için attıkları her adım, İsrail ve onunla beraber hareket eden ülkeler tarafından insafsızca engellenen insanların vatanı...Irak ta, Afganistan da, Lübnan da, Cezayir de, Sudan da, Somali de olduğu gibi, Filistin de yaşananların da ?İslâm Savaşı olarak değerlendirilmesi ve bütün bu ülkelerde olup bitenlerin, dışardan karıştıranlardan bağımsız olarak ele alınması, mantıki  değildir.?Akıllı olup, işlerine başkalarını karıştırmasaydılar... demek belki bir açıdan doğru sayılabilir ama mevcut durumda bu yorum da çok anlamsız kalacaktır.Altın sahifeler...İslâm Alemi nin kanayan bölgelerindeki problem, Müslümanlarla çatışarak ya da ?mümkünse- Müslümanları kendi aralarında çatıştırarak menfaat sağlamayı ve bunu sürdürmeyi düşünen birtakım güçlerin çabalarından bağımsız değildir. Durumun düzeltilebilmesi, kanayan yaraların sarılıp, sonra da iyileştirilebilmesi gereklidir ve tabii ki mümkündür.?Agnostik ama sapına kadar da Müslüman olduğunu söyleyen Hadi Uluengin in iyi niyetinden şüphe etmiyoruz ama izah getirme ve çözüm arama gayretlerinde geçerli yol olarak gördüğü ?rasyonalite nin, aklın ya da mantığın, zaten bizi bu noktalara getiren taraflardan değil, içerden, ta içerden aranması gerektiğini düşünüyoruz.Müslümanların bugünkü hali pek iç açıcı değil, tamam. Ama İslâm Tarihi nin bugünkü problemler açısından oldukça değerli dersler alabileceğimiz ?altın sahifeleri olduğunu da unutmamak gerekiyor.Oralara bakarsak, kurtuluş için daha sağlıklı yollar bulabilmek mümkündür...

28 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?