Reklamı Kapat

Küresel Tevhid ve Adalet Kongresi: Hac - II

Küresel Tevhid ve Adalet Kongresi: Hac - II

Hac ibadetinin temel şartlarında biri de, Hicri yılın Zilhicce ayının dokuzunda öğle vaktinden bir sonraki günün şafak vaktine kadar olan zaman diliminde Arafat ta bir süre durmaktır (vakfe). Her sene olduğu gibi bu sene de yeryüzünde bütün Müslümanları temsilen üç milyona yakın Müslüman Arafat ta vakfe yaptı. Arafat vakfesi, bir bakıma Allah a hesap verme anıdır. Hacılar,  dünyada yaptıklarının hesabını her şeyi bilen ve gören Allah a Arafat vakfesiyle arz eder. Hesap gününün dünyadaki bir provasıdır. Dünyanın her yerinden, dilleri, renkleri, ırkları ve statüleri farklı milyonlarca insanın vakfede bütün dünyevi makam ve statüleri bir kenara bırakarak yan yana durmaları ve ayni dualarla Allah a yalvarmaları, yeryüzünde benzeri olmayan muazzam bir tablo oluşturmaktadır. Bu tablo farklılıkta birlik tablosudur. Allah a ve imanın şartlarına inanmanın bir yansımasıdır. Bu tabloda ayrılık değil, birlik ve dayanışma var. Eğer Müslümanlar Arafat ta Allah a verdikleri sözleri hayatlarının her aşamasına aktarabilseler, kendi evlerinde mutlu, kendi ülkelerinde huzurlu olurlar ve yeryüzünde barış ve adaleti tesis etmenin önündeki bütün engelleri kaldırırlar. Beşeriyeti zalimlerin sömürü ve zulmünden kurtarırlar. Müslümanlar, Arafat a sergiledikleri birlikteliği ülkelerinde ve küresel bazda gösteremedikleri ve Allah a verdikleri sözleri yerine getirmedikleri için dâhilî ve harici zalimlerin zulmünden yakalarını kurtaramamaktadırlar.Arafat vakfesi, zulme karşı duruşu simgelerKâinatta denge ve nizamı tesis eden Allah, yeryüzünde sosyal barış ve dengenin adaletle sağlanacağını, " Merhamet sahibi Allah Kur an ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona konuşmayı(beyanı) öğretti. Güneş ve ay (yörüngelerindeki hareketleri) hesapladır. Bitki ve ağaçlar Rahman olan Allah a secde ederler. Gökyüzünü kaldırdı ve dengeyi kurdu. Sakın ha dengeyi (ölçüyü) bozmayınız. Dengeyi (ölçmeyi) adaletle sağlayın ve ölçüyü (tartıyı) bozmayınız" (Rahmân Sûresi, ayet: 1- 9) ayetleriyle sosyal dengeyi sağlama görevinin insana verildiği belirtilmektedir. İnsan, tevhid ve adalet anlayışıyla teşkilatlanarak yeryüzünde adaleti tesis ederek sosyal dengeyi sağlamakla görevlidir. Arafat ta vakfeye duran ve tövbe eden hacının günahlarının af edileceğini Allah ın Resulü (a.s.) haber vermiştir. Allah ın Elçisi Hz. Muhammed (a.s.), İnsan haklarını ihlâl (üzerinde kul hakkı olanlar) edenlerin, hakları ihlâl edilenlerden helâllik almadıkça affı ilahiye mazhar olamayacaklarını beyan etmiştir. Çünkü insan hakları ihlâli sosyal dengeyi bozar. Sosyal barışı ortadan kaldırır. Tevhidi inkâr (şirk) kâinattaki denge ve nizamı inkâr anlamında olduğu gibi haksızlıkta sosyal dengeyi alt-üst eder. Vakfede duran mümin hal diliyle başkasına zulüm etmeyeceğini ve kendisine de zulüm edilmesine rıza göstermeyeceği hususunda bir bakıma Allah a söz vermektedir. Arafat ta ellerini semaya kaldıranlar insan haklarıyla Hesap Gününe gelmeyeceklerini hep beraber karar vermektedirler. Barış dini ve nizamı olan İslâm ın öngördüğü sosyal yapıda kimseye zulüm edilmez. Kimse de kendisine zulüm edilmesine rıza göstermez. İbadetlerle eğitilen Müslümanlar, öyle insanlardır ki başkasına haksızlık yapmazlar. Kendilerine de haksızlık yapılmasına razı olmazlar.  İnsan haklarını ihlâl zulüm olduğu gibi haksızlığa razı olmak, zalimi desteklemek ve sübvanse etmek demektir.Müslümanlar, tarih boyunca başkasına zulmetmediler. Bazı zalim-despot hükümdarlar hariç, gittikleri yerlerde adaleti tesis ettiler. Bugün Müslümanların içinde bulundukları zillet ve sıkıntı, zalimlere karşı sessiz kalmaları ve hatta bazı Müslümanların ve idarecilerin zalimlerle işbirliği yaparak İslâm dünyasını talan etmelerine payende olmalarından kaynaklanmaktadır.Arafat vakfesi birlik ve dayanışmanın simgesidirTek Allah a inanan, tek kıbleye dönerek ibadet eden Müslümanlar, Arafat vakfesiyle gösterdikleri birlik ve beraberliği evlerinde, kentlerinde, ülkelerinde ve bütün dünyada adaletin tesis edilmesi hususunda gösterseler, kendilerini ve bütün beşeriyeti zilletten kurtarırlar. Irkçı küresel emperyalizm son dört yüzyıldan beri bütün dünyayı sömürmek için her şeytani yol ve yöntemi denedi. Dünya ve İslâm âleminin kaynaklarını çarçur etti. Beşeriyetin üçte ikisini yoksulluk ve sefaletle baş başa bıraktı. Bugün finansman alanında tekelleşen ırkçı-tekelci mihraklar, yeni post modern sömürgecilik yöntemlerini geliştirmekle uğraşmaktadır. Geçen yüzyılın başında İslâm coğrafyasını parçalayarak talan eden bu mihraklar, Büyük Orta Doğu Projesiyle halkı Müslüman olan ülkelerin haritalarını yeniden çizmeye hazırlanmaktadır. Arafat ta vakfeye duran hacılar, kul hakkıyla Allah ın huzuruna çıkmayacakları sözünü verdiler. Zulme rıza da bir bakıma haksızlıklara ses çıkartmayarak haksızlığa ortak olmak demektir. Hac ibadetini bitirdikten sonra hacılar dünyanın her yerine dağılacaklardır. Evlerine, şerhlerine ve ülkelerine döneceklerdir. Arafat a verdikleri sözleri gereği her yerde ve her ortamda haksızlığa karşı tavır alırlarsa hem kendilerini, hem çevrelerini ve hem de bütün beşeriyeti zilletten kurtarmış olurlar.İzzet, tevhid ve adalete inanan, söylem ve eylemleri ile adaleti tesis ederek barış ve dayanışmayı sağlamaya çalışanların hakkıdır. Zalimler ve onları destekleyenlerin nasibi zilletten başka bir şey değildir.

29 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?