Reklamı Kapat

Abdurrahman Dilipak, KADEM için uyardı! AK Parti'nin başını yiyecekler

Abdurrahman Dilipak, İstanbul Sözleşmesi'nin hükümlerinin devam ettiğini ifade etti. Abdurrahman Dilipak, KADEM'in bayram sonrası kongresine dikkat çekip 'AK Parti’nin başını yiyecekler' dedi.

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, iktidara ve yakın KADEM’e İstanbul Sözleşmesi üzerinden sert sözlerle yüklendi. İstanbul Sözleşmesi’nin bütün hükümlerinin tam gaz devam ettiğini savunan Abdurrahman Dilipak, bayramdan sonra da Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) “Toplumsal Cinsiyet Adaleti” kongresi yapacağını belirtti. Dilipak, “Bu “toplumsal cinsiyet” cemaati AK Parti’nin başını yiyecek.” dedi.

Elon Musk’ın Twitter’ı satın alması ve Metaverse konusuna da değinen Abdurrahman Dilipak, “Kurtuluş ise bu güruha karşı “LA İLAHE” demekten geçiyor. Beni asıl düşündüren bizimkilerin bunların peşine takılması.” ifadelerini kullandı.

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın “Biz Elon Musk’ın neyi oluruz?” başlıklı yazısı şöyle:

“Elon Musk Twitter’ı satın aldı. Aslında “efendimiz Elon Musk” biz “kuzuları” satın aldı.

O “göklerin hakimi” olan yüce varlık (!) kuzularına mini mini minnacık Chipler takarak, onları yeryüzü cennetine(!) çağırıyor.

O daha önce de maymunu ile birlikte aralarına bilgisayarlarını da alarak satranç oynamıştı biliyorsunuz. Neura Link projesi de ona ait.

O, yeni “Trans Human Tanrı” zaman ve mekanları aştı, herkesi uzaydan izleme, görme, dinleme imkanına sahip biri artık. Hatta Van Allen kuşağını geçip, uzayın derinliklerine yelken açmak istiyor.

Elon efendimiz (!) son olarak, “Gerek duyarsam Instagram’ı da alırım ama FaceeBook için aynı şeyi söyleyemem. Fakat FaceBook’u satın alıp tamamen kapatma fikri kulağıma hoş geliyor” dedi.

Bu adam bir çılgın. Büyük bir spekülatör.

Twitter’ı satın alırken, aslında ne sadece bir marka, ne de dev bir bilgisayara yatırdı o parayı. Twitter kullanıcıları olarak bizleri satın aldı. Hani güneydoğuda o topraklarda yaşayan köylülerle birlikte toprak ağaları o toprakları alıp-satmıyorlar mı idi. Bu da öyle bir şey.

Mesela sanal marketler satılırken aslında satılan o İK’ları ve müşteri portföyleri.

Boşuna “Nesnelerarası iletişim”den söz etmiyorlar. Biz de onlar için artık alınıp satılan bir “Nesne”yiz. Bunlar ürünlerini saymak için etiketlerine barkot ve seri numarası yapıştırıyorlar ya. Aslında vatandaşlık numaraları, HES Kodu, müşteri no gibi, nickname’lerimiz de bizim nesnelliğimizin bir işareti gibi. Bizim biyolojik cinsiyetimiz onlar için ekonomik bir değer ifade etmediği için, “Toplumsal Cinsiyet”, BİREY, GENDER komplosu ile bizleri RESET’leyip geçtiler.

Hâlâ üniversitelerde, belediyelerde, bu birimler kuruluyor, bunun çalıştayları, kongre ve konferansları düzenleniyor.

“İstanbul sözleşmesi kalktı” diyorlar, hayır hayır, yasalarda bütün hükümler mevcut, tam gaz yola devam ediyorlar. Geri çekilme kararnamesinin neticesi de Danıştay kararı sonrası belli olacak. Ama sanırım aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık, Danıştay’dan da bugüne bir karar da çıkmayacak. Bayram arefesi böyle bir karar tepki alabilir. Bayram sonrasında da KADEM’in başını çektiği “Toplumsal Cinsiyet Adaleti” kongresi var, İstanbul’un marka Üni’leri ile birlikte. Yanlışın eşitliği olsa ne yazar, adaleti olsa ne yazar, “Biyolojik cinsiyet”e savaş açan lobilerin tanımladığı Kişiyi BİREY’e dönüştürürken toplumu cinsiyetsizleştirme projesinin temel taşı olan bir kavramdan söz ediyoruz. Zaten GENDER’i çakmışlar kimliğimize. “Biyolojik insan türü”nün sonunu getirmek adına Trans Humanizm için düğmeye basmış birileri gidiyorlar.

Artık insan yok, “yeni normal” dönemde. Danıştay kararı bayram kutlaması (!) olacak birileri için, kararlarını açıklarsa, tıpkı Pegasus çalışanlarının Kadir gecesi kutlaması gibi. Danıştay’dan karar çıkmazsa, KADEM iki bayram arasında Toplumsal Cinsiyet bombasını patlatacak, tabii bilimsel olarak. Sahi neden Fatih Sultan, neden İstanbul Üni. Diğer İstanbul Üni.leri. Boğaziçi Üni., Bilgi Üni. yok. Onlar misafir olarak katılırlar herhalde. Bakalım Danıştay davacıları ve onları destekleyen STK’lar ne yapacaklar bu konuda.

Bu “toplumsal cinsiyet” cemaati AK Parti’nin başını yiyecek.

Neyse bütün bu olanlar, yaşadığımız zaman ve mekanda bizler için birer bir imtihan vesilesi. “Durmak yok yola devam”.

Aşı, maske, mesafe, PCR veya İstanbul sözleşmesi, ne fark eder, bütün bunlar insanların belli olaylar karşısında kimlerle birlikte, yüzlerini nereye döndüklerinin, ne yapıp, ne konuştuklarının bir belgesi.

Elon Musk konusuna dönersek, FaceBook, aynı zamanda WhatApp’la ilgili. FaceBook Meta Verse konusundaki kilit kuruluş. Öyle anlaşılıyor ki, global çetede, liderlik, yöntem ve nihai hedef konusundaki derin görüş ayrılığı daha da derinleşerek devam ediyor. Burada şunu aklımızdan çıkarmayalım; ne Trump, ne Putin, ne Çin diktatörü, ya da Kraliçe bu projeden vazgeçti. Kendi aralarında bir anlaşmazlık var. Bu da hızlarını kesiyor. Yoksa bu işler öyle aşı, iklim, bilişimle ilgili, kalkınmayla ilgili, çevre ile ilgili değil. İnsanlığa İlahlık ve Rablik taslayanların kendi aralarındaki savaş “İlahlar arası bir savaş” anlayacağınız!

Kurtuluş ise bu güruha karşı “LA İLAHE” demekten geçiyor.

Beni asıl düşündüren bizimkilerin bunların peşine takılması.

Ramazanın son gününe geldik. Pazartesi bayram. Ramazanın sonu kabul edilen tevbelerimizle kurtuluşumuza vesile olsun diye bayram ediyoruz. Kiminin duası kabul edildi, kiminin red, bu süreçte kurtuluşa erenlerden miyiz yoksa kaybedenlerden mi diye aklınıza takılan bir soru varsa, bu süreçte Allah’ın sizi neyle meşgul ettiğine, sözlerinize, işlerinize, kimlerle beraber olduklarınıza, kucaklaştıklarınıza bakın..

Ya Rab, bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil. Onun için bize Hakkı Hak, batılı batıl göster ve Hak’da toplanmamızı nasib et. Bu konuda karar bize ait. Biz kendimizi değiştirmeden, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek.

Biz Allah’tan geldik, O’na döndürüleceğiz ve O’na aitiz.

Onun için de Global Resetçilerin İlahlık ve Rablik iddialarını reddediyoruz.

La İlahe, İllallah!

Selâm ve dua ile.”

30 Nis 2022 - 09:33 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

06

Orhun - Din adına hertürlü ahlaksızlığı yapıtıniz,halâ yüzünüz kızarmıyorya,pes doğrusu pesss

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 13:45
05

Düşünen Adam - Akp kendi başını kendisi yiyecek, halk nasıl getirdiyse aynı şekilde götürmesinide bilir bu telaş niye abdurrahman bey bazılarının uykuları kaçıyor. Şimdiye kadar kaç hükümet geldi geçti hiç kimse bu kadar telaşlanmadı sen iktidarı düşüneceğini şu fakir fukaranın halini düşün abdurrahman efendi.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 30 Nisan 13:44
04

. - Abdurrahman beyin derdi başka.Onun derdi AKP iktidardan gitmesin...,telaşı bu..Adama sorarlar;derdin ne...,beklentinmi var,çıkarınmı var....Dengesiz çıkışlar AKP yi bitirir başka birşey değil

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 30 Nisan 13:09
03

Hüseyin - Sayın Dilipak niye endişe ediyorsunuz ne de yerli ve milli bir hükümetimiz var

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 30 Nisan 12:43
02

Seyfullah Put Kıran - yahu bırak artık akp yi kim yerse yesin akp İslami değerleri yedi bitirdi zaten sen şimdi rte bırak git beceremedin başlıklı bir yazı yazacak kadar cesur musun yoksa lafa dünya turu attırıp zikzak yapmaya devam mı edeceksin dili kirli

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 12:02
01

Omosay - Siz ne anlıyorsunuz ? anlamamız gereken, Sayın Abdurrahman Dilipak ın niyetinin, amacının ne olduğu, kültürel yozlaşma yaratacağı yıkımlar, ekonomi ve ahlaki çöküş, adaletin tesis edilememesi inanç iklimimizde oluşturulmuş korkunç hasarlar değildir, Sayın Dilipak ın en gerçek endişesi Akp nin kaybedeceği endişesidir, bu yüzleri iyi tanımak gerekir, uyanık olmazsak sırtımızda daha çok poza pişireceklerdir, hemde inandığımız değerlerimiz ayaklar altına alınarak, adam çok uyanık, sanki ulvi değerler adına konuşur görünüp, saman altından su yürütür.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 30 Nisan 10:23