Fatih Altaylı, Kavala'yı AKP içine sordu! Yine de büyük konuşmayalım

Fatih Altaylı, Osman Kavala kararı hakkında değerlendirmeleri sürdürdü. Fatih Altaylı, Kavala'yı AKP içinden tanıdıklarını sorduğunu belirtip 'yine de büyük konuşmayalım' dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Gazeteci yazar Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında da Gezi Parkı davasında Osman Kavala hakkında verilen karara ilişkin değerlendirmelerini sürdürdü. Fatih Altaylı, “Ben yine de büyük konuşulmamasından yanayım. Türkiye’de keser ve sap biliyorsunuz ki, çok oynaktır. Tabii siyasi hesaplar da. O yüzden çıkmadık candan umut kesilmez.” ifadesini kullandı.

Osman Kavala’nın bomboş bir dosya ile mahkum edildiğini savunan Fatih Altaylı, “Kimilerine göre iktidar, Kavala’nın gerçekten iktidarı devirebilecek bir güce sahip olduğuna inanıyordu ve bu yüzden mahkum edilmesini istedi. Kimileri de diyor ki, seçime doğru giderken yeni bir fay hattı oluşturmak, yeni bir Gezi’ye neden olabilecek bir gerilim yaratmak ve bu gerilim üzerinden oy devşirmek. Ben daha çok birinci tezin etkin olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Fatih Altaylı, “İktidar, Kavala’nın kendilerini devirmek isteyen bir hareketin parçası ve organizatörü olduğunu düşünüyor. Kavala’nın kendilerine bu kadar yakınken, aynı masayı paylaşmışlığı, akıl alıp vermişliği ve hatta Soros’la iktidarı bir araya getirmişliği varken bunu yapmasını ise bir “ihanet” olarak görüyor. Çünkü iktidarın bakış açısıyla AK Parti ve Kavala “Bu yollarda beraber yürümüşlerdi”. Nasıl olur da, bir kalkışma ile beraber yürüdüğü bir iktidarı devirmeye teşebbüs ederdi. Bana göre iktidarın Kavala’ya bu denli öfke duymasının nedeni bu “ihanet” duygusu. Soros meselesi ise işin salçası, “dış mihrak” senaryosunun inandırıcı olması için eklenmiş bir unsur.” diye yazdı.

Fatih Altaylı şöyle devam etti:

“Peki pek çoğumuzun zaman zaman aklımıza getirdiği gibi, “Acaba bir başka ülke Kavala'ya sahip çıksa ve Kavala’nın serbest bırakılması halinde Türkiye’ye 10 milyar dolar önerse, birkaç milyar dolarlık swap teklif etse Kavala serbest bırakılır mıydı?”
Brunson, Deniz Yücel ve Kaşıkçı’nın dosyasının Suudi Arabistan’a verilmesi örnekleri gözümüzün önünde iken böyle bir senaryo ne yazık ki ve utançtır ki, herkese çok inandırıcı geliyordu.
Ben de bu senaryoyu AK Parti içindeki tanıdıklarıma ayrı ayrı sordum.
Aldığım yanıt ise iktidarın Kavala meselesine çok faklı baktığı ve hiçbir şartta Kavala’nın serbest bırakılmasının söz konusu olamayacağı, bunun bir bedelinin olmadığı yolunda idi.
Kavala’yı serbest bıraktıracak bir swap, bir kredi hatta bir hibe bile söz konusu olamazdı.
Kendisine yönelik öfke çok büyüktü.
Ben yine de büyük konuşulmamasından yanayım.
Türkiye’de keser ve sap biliyorsunuz ki, çok oynaktır.
Tabii siyasi hesaplar da.
O yüzden çıkmadık candan umut kesilmez.”

27 Nis 2022 - 11:26 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Milliyetçimuhafazakar - Şu kavala ne kadar muteber adammış be,Ülkenin başbakanı asılıyorken bu kadar tepki vermediniz..utanın..

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 27 Nisan 14:44