Reklamı Kapat

“İtikâf, biz Müslümanlar için önemli bir fırsat”

İslam coğrafyasında büyük bir heyecan ve coşkuyla geçen Ramazan-ı Şerif’te Müslümanlar itikâfa girdi.

Onur Şehmus Şahin
Onur Şehmus Şahin Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan ikliminde tövbe kapılarının ardına kadar açıldığı döneme girdik. İslam coğrafyasında büyük bir heyecan ve coşkuyla geçen Ramazan-ı Şerif’te Müslümanlar itikâfa girdi. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa Efendimizin (S.A.V.) sünnet-i seniyyesi olan ‘itikâf’  konusunu İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit Hocaefendi ile konuştuk. Millî Gazete okurları için itikâfa ilişkin sorularımızı yanıtlayan Prof. Dr. Cevat Akşit, Ramazan ayının bağışlanma için Müslümanlara verdiği imkan, fırsat ve müjdeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“RAMAZAN-I ŞERİF, RABBİMİZİN (C.C.) ÜMMET-İ MUHAMMED’E BİR LÜTFU”

Cevat Hocam, Yüce Allah’ın (C.C.) kullarının cehennemden kurtuluşuna vesile ettiği Ramazan-ı Şerif’in sonuna kavuştuk. Ramazan ayının Müslümanların kurtuluşuna vesile olmasının hikmeti nedir?

Asılında Ramazan-ı Şerif, Rabbimizin (C.C.) ümmet-i Muhammed’e bir lütfu. Yüce Allah (C.C.) her zaman Rahman, Rahim ve affedicidir ama Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’yı çok sevdiği için onun ümmeti olan biz Müslümanlara özel ayrıcalıklar var. Bunlardan birisi de Ramazan-ı Şerif. Diğer aylara nazaran Ramazan ayı içerisinde bir sevap kazanırsak, 70 sevap yazılıyor, bir nafile ibadeti yerine getirirsek bir farzı yerine getirmiş gibi sayılıyoruz. Müslümanların tüm sene içerisinde işlediği birçok günah Ramazan ayında silinebilir. Bunun için de bizim ibadet, teslimiyet ve samimiyetle bir Ramazan-ı Şerif geçirmemiz yeterli. Ramazan ayındaki bütün bu müjdeler ve fırsatlar, söylediğimiz gibi Yüce Allah’ın (C.C.) Resulullah Efendimizi (S.A.V.) çok sevmesindendir.

“SON 10 GÜN İÇİN ÖZEL BİR UYARI VAR”

Peki Hocam, Her yönüyle Müslümanların bağışlanması için büyük bir fırsat olan Ramazan-ı Şerif’in son dönemi için ‘Cehennem’den kurtuluş’ denilmesi hakkında neler söylersiniz?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.), Ramazan-ı Şerif’in son 10 gününde aile efradına, “Haydi daha çok gayret” dermiş.  Tabii Resulullah Efendimizin (S.A.V.) aileleri ve sahabe efendilerimiz Ramazan ayı için özel bir gayret ve özel bir özen gösterirmiş ama son 10 gün için özel bir uyarı var. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) özel bir gayret istemesi aslında biz Müslümanlara da bir mesajdır. Ramazan-ı Şerif’i elimizden geldiğince güzel geçirmeye çalışıyoruz ama Peygamber Efendimizin (S.A.V.) ümmeti olarak biz Müslümanların bu çağrıya dikkat etmesi gerek. Bu gayretimizin sonu da Peygamber Efendimizin (S.A.V.) müjdesiyle bizim cehennemden kurtuluşumuza vesile olur. O sebeple bizim bu fırsatı iyi değerlendirmemiz için Ramazan-ı Şerif’in son on gününü üstün bir çabayla geçirmemiz gerek. Son on günde namazımıza ve orucumuza karşı daha hassas olmamız lazım ve ibadetlerimizi yoğunlaştırmamız lazım, tüm benliğimizle, tüm kalbimizle Allah’a (C.C.)  yönelmemiz lazım.

“İTİKÂFI KAÇIRMAMAK GEREKİR”

Hocam bahsettiğimiz bu konuların hepsi aslında bizi itikâfa çıkartıyor. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) sünnet-i seniyyesi olan itikâfla ilgili bizi aydınlatır mısınız?

İtikâf, biz Müslümanların dünya ilişkilerinden, dünya zevklerinden ayrılarak Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmak maksadıyla kendini camiye, mescide kapatmasıdır.  Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Ramazan-ı Şerif’in son 10 günü itikâf etmiştir. Sünnet-i seniyye olan itikâf için bir Müslüman niyet eder ve camiye girer. Kadınlar itikâfa evlerinin bir odasına kapanarak girerler. Erkekler camide girerler. İtikâf süresince Müslüman sadece abdest ihtiyacı için camiden çıkar ve o süre boyunca da kimseyle konuşmaz, kimseyle sohbet etmez. İtikâfa giren bir Müslüman cami içerisinde devamlı zikirle, tespihle, istiğfarla tövbe ederekten ibadetle meşgul olur. Tabi itikâfa giren bir Müslüman 10 gün boyunca ibadet ediyor olduğu için abdestsiz olmaz. İtikâf, bir kimsenin hem kendisini tanıması hem imanını kuvvetlendirmesi hem de kendisini disipline etmesi bakımından çok önemlidir. Sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’in son on gününde itikâfı kaçırmamak gerekir.

“PEYGAMBER EFENDİMİZ İTİKÂFA BÜYÜK BİR EHEMMİYET VERİRDİ”

Hocam son olarak, Resulullah Efendimizin (S.A.V.) itikâf ibadetine verdiği önemi okuyucularımız için açıklayabilir misiniz?

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) her Ramazan ayının son on günü itikâfa girermiş. Bu son on günün içerisinde Kadir Gecesi de var tabi. Az önce de bahsettiğimiz gibi Resulullah Efendimizin (S.A.V.) Ramazan’ın son on günü için aile efradından istediği özel gayret tabii ki itikâftır. Biz de Müslümanlar olarak ailemizi, çocuklarımızı itikâf konusunda gayrete getirmemiz lazım. İtikâfa girdiğimiz 10 gün boyunca her geceyi Kadir Gecesi bilip ona göre ibadet etmemiz lazım. 10 gün boyunca yemesinden, dünyalık işlerinden, uykusundan ve nefsinin isteklerinden sıyrılan bir Müslüman, itikâftayken Kadir Gecesi’ni idrak etmesi pek tabii büyük bir mükâfatla karşılık bulur. Bu yönüyle Peygamber Efendimiz itikâfa büyük bir ehemmiyet verirdi. Önemli bir sünnet olan itikâf biz Müslümanlar için önemli bir fırsattır. Normalde sünnet olan ibadetler kaza edilmez. Ancak Peygamber Efendimiz (S.A.V.) cihat sebebiyle itikâfa giremediği zamanları daha sonra kaza etmiştir.

22 Nis 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Onur Şehmus Şahin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.