İlber Ortaylı'dan Ayasofya tepkisi: Bu bir namus meselesi

Ünlü tarihçi İlber Ortaylı, Ayasofya Camisi'nin İmparatorluk Kapısı'nın tahrip edilmesiyle ilgili olarak ''Bu bir namus meselesi biz burayı fethettik. Bunu korumamız gerekiyor" dedi.

Ünlü tarihçi İlber Ortaylı, Ayasofya Camisi'nin İmparatorluk Kapısı'nın tahrip edilmesiyle ilgili olarak ''Bu bir namus meselesi biz burayı fethettik. Bunu korumamız gerekiyor. Dünyanın gözü burada. Bu nedenle bir an evvel tespit etmemiz gerekiyor. Ayrıca bu kesinlikle bir şebeke işi.'' dedi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya'nın imparator kapısında bulunan ahşap madalyonun, ahşabın olağan sürecinden yıprandığını, ufak bir dokunma ile de tahribatın oluştuğunu belirterek, İmparator kapısı konservasyonunun tamamlandığını ve ihyasının sağlandığını bildirdi. Konuyla ilgili İlber Ortaylı da tepki gösterdi.

Habertürk TV'ye konuşan Tarihçi-Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı da, "Bu, Müfettiş soruşturmasını aşan bir olay. İmparator Kapısı denildiği için rahatsız oldu galiba birileri" ifadelerini kullandı.

Tarihçi Ortaylı, açıklamalarının devamında ise şunları söyledi: "Ayasofya'nın kameraları 24 saat işliyor ancak hiçbir şey çıkmıyor. Ben bunu anlamadım.

Ayrıca doğrudan doğruya kilisenin emperyalist bölümüne giriliyor. Bu kapı tunç ve çok ağır. Bu anlık bir şey değil çok zor bir şey. Bu insanların bir an evvel tespit edilip kanuna teslim edilmesi gerekiyor.

Bu namus meselesi

Bu bir namus meselesi biz burayı fethettik. Bunu korumamız gerekiyor. Dünyanın gözü burada. Bu nedenle bir an evvel tespit etmemiz gerekiyor. Ayrıca bu kesinlikle bir şebeke işi.

İmparator Kapısı denildiği için rahatsız oldu galiba birileri. Birtakım insanların zihinlerinin nasıl çalıştığını anlamak mümkün değil. Çok sakat bir görüşe dayanıyor. Güveneceğimiz yer emniyet kuvvetleridir ve kanunun önüne çıkarılmaları gerekiyor bu insanların."

Vakıflardan açıklama

Genel Müdürlükten, Ayasofya'nın imparator kapısının tahribatına ilişkin paylaşım ve haberler üzerine yapılan açıklamada, dünyanın nadide miraslarından Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin, 10 Temmuz 2020 tarih ve 2729 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden ibadete açıldığı anımsatıldı.

Aynı zamanda bir külliye olan caminin birçok restorasyon çalışması ve ihyasının, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile genel müdürlük nezdinde tamamlandığı belirtilen açıklamada, türbeleri, sibyan mektebi, muvakkıthaneleri ile bir külliye olan Ayasofya'nın çalışmaları, restorasyonu ve ihyasının titizlikle sürdürüldüğü vurgulandı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açılışı yapılan Ayasofya Fatih Medresesi de buna örnektir. Ayasofya-i Kebir Cami-i imparator kapısında bulunan ahşap madalyon üzerindeki aşınma ve tahribat, ahşabın olağan sürecinden yıpranmış ve ufak bir dokunma ile de tahribat oluşmuştur. İmparator kapısı konservasyonu bugün itibarıyla tamamlanmış ve ihyası sağlanmıştır. Konunun incelenmesine yönelik savcılık soruşturmasının yanı sıra bir idari, bir teknik olmak üzere iki müfettiş de ivedilikle görevlendirilmiştir."

"Tahribatta bir güvenlik zafiyeti söz konusu değil"

Milletin ve devletin sembolü Ayasofya-i Kebir Cami-i ve Külliyesi'nin, 154 güvenlik kamerası, 68 güvenlik görevlisi ve turizm polisleri tarafından en üst seviyede, titizlikle korunduğu aktarılan açıklamada, oluşan tahribatta bir güvenlik zafiyetinin söz konusu olmadığı bildirildi.

Açıklamada, "Takdir edersiniz ki müze statüsündeyken 18-19 bin bandında olan ziyaretçi sayısı, camiye dönüştürülmesiyle 40-45 binleri bulmaktadır. Dünya mirası, UNESCO eseri ayrıca Fatih Sultan Mehmet Han'ın Vakfiyesi ile bizlere emaneti, mimarlık tarihinin en büyük ve önemli yapılarından olan Ayasofya, 1484 yıldır nasıl ayakta kaldıysa geleceğe de aynı ihtişamı ile bir mabet olarak taşınacaktır." ifadelerine yer verildi.

Ne olmuştu?

Sanat Tarihi Derneği, Twitter hesabından paylaşım yaparak gelen bir şikayet üzerine "Ayasofya Camisinin, tarihi “İmparatorluk Kapısının” bu halde olduğunu tespit ettim ve fotoğrafladım. Nöbetçi güvenlik müdürünün bilgim yok demesi üzerine ismini Talip Bey olduğunu söyleyen ve Ayasofya’nın Sorumlu Müdürü olduğunu belirten şahsın kan donduran konuşmasına şahit oldum maalesef" dedi.

Birinci dereceden tarihi eser olan Ayasofya’ya zarar vermenin kanunen suç olduğunu belirttip, tutanak tutularak kameralardan suçlunun teslim olmasını talep ettiklerini belirten Sanat Tarihi Derneği kamera kaydının olmadığına dair yanıt aldı.

21 Nis 2022 - 14:09 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ozan Arif - Siyaset tarihinde artık MHP diye bir parti yok, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alarak akp yancısı olduklarında parti özelliğini kaybetmiş oldu. AKP ye gelince, 3 tabanı vardı, Dindarlar, saf insanlar ve menfaatçi kesim. Dindar kesim gerçekleri görüp teker teker akp yi terk etti. Saf insanlarımız ekonomik olarak zor duruma düşünce gerçekleri görmeye başladı. Elde kalan menfaatçi kesim zaten rant azaldığı için son kalanları sıyırmakla meşgul ama bunların oranı akp yi ayakta tutmaya yetmez.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 15:17