Haber; kötülüklerin reklamını yapmak ya da ömrünü
faydasız şeyleri dinlemekle geçirmek için değildir
Şiir; İslam ın ilk yıllarında, Mekke döneminde, batılın
savunulması ve İslam ın kötülenmesi için kullanılıyor olması sebebiyle
yasaklanmış ; fakat Medine döneminde, İslam ın güçlenmesi ve birçok şairin de
Müslüman olmasıyla birlikte, İslam ın yayılması ve Müslümanların müdafaa
edilmesi için yine bizzat Efendimizin emriyle serbest bırakılmış hatta
emredilmiştir.
İslam tarihi boyunca şairler; güzel işlerin, cesaret ve
cömertlik gibi ahlaki erdemlerin, savaşların, şehitlerin hatta deprem ya da
ölüm gibi işlerin halka duyurulması ve gelecek nesillere aktarılması hizmetini
ifa etmeleri için desteklenmiştir. Efendimiz SAV; Şiirde ve güzel sözde sihir
vardır buyurarak güzel sözün insan
duyguları üzerindeki etkisine dikkat çekmiştir. Müslümanlar da bu hadisi şerif ışığında
şiirin ve sözün etkisini kullanarak insanlara güzel ahlak kazandırmak ve güzel
olayları hatırlatmak için gayret göstermişlerdir.
Şairlerin o zamanlar ifa ettiği fonksiyonlar, günümüzde
medya ve bazı sanat dalları vasıtasıyla ifa edilmektedir. Buna göre;
1. Her alanda olduğu gibi hayatın medya ve sanat gibi
alanlarında da İslam ın temel esasları hâkim kılınmalı; sözün bu güzel
tesirleri insanların dünya ve ahirette hayrına olan işlerde kullanılmalıdır.
Sanatların ve medyanın öncelikli amacı, insanların temel ahlak ve görgü
kuralları ile gündelik hayatta menfaatlerine olan şeyleri öğrenmelerine yönelik
olmalıdır.
2. Mahremiyete riayet etmek, sırların ifşası, insanların
gizli ve özel yönlerini araştırmak, milli ve manevi değerlere aykırı davranmak;
asla haber yapma/dinleme özgürlüğü adı altında değerlendirilemez. Kamu ahlakı
ve devlet düzenini bozmaya yönelik her türlü haber de bu anlamda meşru
değildir. İslam dini; zina ve hırsızlık gibi cezaların uygulanması için bile
olsa dahi gizli işlerin araştırılmasını men etmiştir.
3. Haber yapmanın bir amacı da tabi ki insanları
kötülüklere karşı uyarmaktır. Zira Hz. Ömer RA; Yanlışı bilmeyen yanlışa
düşer buyurmuşlardır. Fakat insanları kötülüklere karşı dikkatli olmaya davet
ederken maksadı aşmamak; yani insanları korkuya sevk edecek ve hatta bazı
zamanlar da o günahı işlemeye özendirecek nitelikte haber yapmaktan
kaçınılmalıdır. Örneğin kumar veya madde bağımlılığı; tabi ki ailelerin
dikkatinin çekilmesi gereken konulardır. Fakat bu haberler bazen gençleri
özendirecek nitelikte olmakta ya da aileleri her şeyden şüphe eder/korkar hale
getirmektedir. Son zamanlarda çocuk istismarları ile alakalı haberlerin en ince
detaylarına kadar anlatılmasının toplum ahlakı ve toplum psikoloji üzerinde ne
gibi etkiler yapacağı hesaplanmalıdır. Tabi ki suçlar cezalandırılmalıdır. Ama
bu konuda maksadı aşmamak gerekmektedir.
4. Kötülüklere karşı insanları ikaz ederken dikkat
edilmesi gereken bir başka husus da devlet otoritesi ve makamları ile İslam
dininin ve kurumlarının zedelenmesine sebep olmamaktadır. Zira bazı zamanlar
devlet adamlarının ayıpları ortaya konurken kurumlar; din adamları ya da dini
kurumların yanlışları gündeme getirilirken İslam dini ve insanların inançları
aşağılanmaktadır.
5. Yapılan haberlerle ilgili dikkat çekmek istediğimiz
bir başka mesele de; insanlara faydası olmayan ve gündem saptırmaya yönelik
haberlerdir. Müslümanlar, kendi gündemlerini kendileri oluşturmalı;
başkalarının oluşturduğu sun î gündemlerin peşinden gitmemelidirler. Bazı
haberlerin başka olayları örtmek ya da insanların dikkatlerini başka yöne
çekerek insanların arkasından başka işler çevirmek maksatlı olduğunu hatırlamak
ve hatırlatmak; Müslüman ahlakının gereğidir.
6. Bu gibi haberlerin yapılması nasıl ki meşru değil ise
bunları dinlemek ve izlemek de aynı derecede meşru değildir; vebaldir. Zira
haber kaynaklarını ayakta tutan temel saik, insanların ilgisidir. Her ne kadar
bazı haberler kasıtlı yapılsa da bu gibi haberleri dinlememek; en azından
kendimizi ve ailemizi bu gibi kötü şeylerden korumak için gereklidir. Magazin ya
da dedikodu niteliğindeki haberleri izlemek, şuurlanmak değildir; zihni boş
şeylerle doldurmaktır.
7. Müslümanların üzerine düşen bir başka sorumluluk da
dini ve milli değerlerimize aykırı haberlere tepkisiz/kayıtsız kalmamalarıdır.
Maalesef Müslümanların büyük çoğunluğu; futbol takımları aleyhine olan
haberlere gösterdikleri tepkilerin zerresini İslam dini ve milli değerlerimiz
uğruna göstermemektedirler.
8. Haberdar olmanın amacı tedbir almak ve iş üretmektir.
Yoksa sadece dedikodu yapmak ya da vakit geçirmek için haber takip edilmez
ve/ya dinlenmez. İsraf haramdır. Can israfından sonraki en büyük israf zaman
israfıdır. Zira zaman, ömrümüzün akıp gitmesidir. Ömrümüz ise ahiret saadetini
kazanmak için kullanabileceğimiz yegâne sermayemizdir.
9. Allah Resulü; duyduğu her şeye inanmanın ve duyduğu
her şeyi başkalarına anlatmanın, insana günah olarak yeteceğini hatta
artacağını ifade buyurmuşlardır. Bilmediğin şeylerin ardına düşme. Zira göz, kulak ve kalp; yaptıklarından
hesaba çekileceklerdir. ayet-i kerimesinde
de bu konu açıkça ifade edilmektedir.