Myanmar Budistleri ile Almanya nın Hıristiyanları
Müslümanları yakarak katletmede birleşiyor. Çünkü Almanya da da Myanmar da da
binalar kundaklanıyor, insanlar yanarak can veriyor. Tek suçları Müslüman
olmaları. Kısacası küfrün tek millet olduğu hükmü olaylarla da ortaya çıkıyor.
Myanmar da yıllardan beri yaşanan Müslüman düşmanlığının
vardığı boyutları anlatmakta insan acze düşüyor. Kendi gibi inanmayana ve
düşünmeyene karşı böylesine bir öfke ve kini insan hafsalası almıyor. Bunun da
ötesinde en şerefli mahlûk olarak yaratılan insanın bu kadar alçalabilmesi,
insanlığını yitirmesi karşısında duyulan acı bir yana, kendilerini medeni ilan
eden ülkelerin bu yaşananlar karşısındaki kayıtsızlığı acıyı daha da
körüklüyor. Bu arada Almanya da yaşanan kundaklama olayları medeniyet ve
medenilik üzerine düşünülmesi gerektiğini gösteriyor. Batı nın İslam dünyasına
yutturmaya çalıştığı bir takım değerlendirmelerinin sorgulanması, gerçeğin
irdelenmesi, medeniyeti Batı da arayanların nasıl bir yanılgı içinde
olduklarını anlamaları gerekiyor. Bu bakımdan özellikle ülkemiz için ideal
olarak Batı nın gösterilmesinden vazgeçilmelidir. Eğer medeniyet bu ise batsın
böyle medeniyet diyebilmeliyiz. Bu denemediği, hâlâ onların eteğinin altına
girmeye çalışıldığı sürece İslam dünyası daha çok acı çekecek demektir.
Aslında olaylar İslam dünyasının küfür çatısı altına
girerek onların himmetine sığınmak yerine kendi ortak çatılarını oluşturmak ve
onun altında yerlerini almaları gerektiğinin şart olduğunu gösteriyor. Ne var
ki bu gerçeğe İslam dünyasının çeşitli etkiler ve şartlanmışlıklar sebebiyle
gözlerini kapadığı da bir gerçek. Gerçi son zamanlarda bu gerçeğin farkına
varan ve İslam dünyasının tek çatı altında birleşmesi için çaba gösterenler
başta rahmetli Erbakan Hoca olmak üzere bu yolda önemli adımlar attılar. Ama bu
gelişmeyi engellemek için küfür cephesi boş durmuyor. Biliyorlar ki İslam
dünyası kendine sahip çıkarsa sömürgeci güçler ellerindeki pek çok şeyi
kaybedecekler, Müslümanların zenginliklerini sömürme imkânı ortadan kalkacak.
Materyalist bir toplum için bundan kötü ne olabilir!
Bu noktada Suriye de geçen son bir ay içinde yaklaşık 6
bin 500 insanın çatışmalarda hayatını kaybetmiş olması karşısındaki
vurdumduymazlığın bile Batı nın İslam düşmanlığını, akan Müslüman kanı
karşısında sadistçe haz duyduğunu görmeye yeter sanıyorum.
Küfür cephesinin Müslümanların katlinde ateşi kullanması
üzerinde ayrıca durulması ve düşünülmesi gereken bir husustur. İnsanların diri
diri yakılması ve bu vahşetin karşısına geçip seyredebilenleri insan olarak
bile nitelendirmek mümkün değil. Çünkü insan olan bunu yapamaz. Bırakın bir
insanın yakılmasını, canlı olan hiçbir şeyin yakılmasına benim medeniyetim izin
vermez. Ama onların medeniyeti(!) bunda bir sakınca görmüyorsa, artık Batı
medeniyeti teranesini tekrarlamaktan vazgeçelim.
Bu arada ülkemize Patriotları Türkiye yi değil
Amerikalılar kendilerini korumak için yerleştirdiklerine, bizi de ülkemize
karşı bir takım tehlikelerden söz ederek ikna ettiklerine dair haber ile
yukarıdan beri sıraladığım gerçekleri birlikte düşünmek sanıyorum önümüzü daha
net görmemize katkı yapacaktır. Ve hep bir ağızdan gecikmeden Yaşasın İslam
Birliği diye haykırmalıyız.