Beşiktaş’la Bursaspor’u karşı karıya getiren maç tam da beklediğim gibi çağın oyun modeline uygun başladı, gelişti ve bitti. Ancak ne var ki sonrasında ben bu satırları yazdığımda adet 38 idi, hainlerin tuzağında şehitler verdik, yaralılarımız var. Kaybettiklerimize Allah’tan rahmet, geride kalanlarına sabır, başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dilerim...
Bir maçın analizi yapmaya hazırlanırken bize bu acıyı yaşatanların da bu dünyayı terk etmeden misliyle cezalandırılmasını da beklediğimi yazayım.
Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’nde aldığı ağır yaradan sonra, 35 bin civarındaki kendi seyircisi önünde ve iyi takımlarımızdan Bursaspor karşısında ne yapacaktı? Büyük merak konusu idi bu durum. Şenol Güneş, sahaya sanki biraz fazlaca savunma tedbirleriyle çıkarmıştı takımı... Olcay önden, Necip Atiba’nın yanında idi... Böylece Oğuzhan daha rahat biçimde hücum gücüne katkı yapabilecekti. Savunmanın sağında Beck yerine Gökhan Gönül vardı Kiew’den buraya... Bursaspor ise eksiklerine rağmen eldeki en iyileri ile dikilmişti geçen sezonun şampiyonunun karşısına... Hele hele bir de Batalla adlı bir ustası vardı ki, oyun planlayıcı, bu rakip için çok zor bir engeldi.
Şöyle bir koca ilk yarıya baktığımda iki Beşiktaş ve bir de sayılmayan golü ile birlikte iki Bursaspor tehlikesi gördüm. Her iki pozisyon hazırlanışında da gerçekten çağımızın futbolunun incelikleri ve ustalıkları vardı. Ama içeriye golsüz gidildi.
Sahaya dönüşte Beşiktaş’ta Olcay içeride kalmış, yerine Oğuzhan’a eşlik edecek Tolgay sürülmüştü. İlk bakışta Beşiktaş önde kanatsız uçacaktı. Tabii ki Cenk’i de kanat adamı saymazsak, bu görüş yerinde gibiydi. Ancak Gökhan Gönül ve Adriano’ya ağır bir yük binmişti. Önlerindeki neredeyse 90 metrelik koridoru her iki görevde de kullanacaklardı. Gerçi bu görev doksan dakika yerine yarısında idi ama yine zordu. Bursaspor ise Beşiktaş’ın orta alanı sayısal ve teknik olarak güçlendirmesi sonucu görüntüsünden uzaklaşır gibiydi. Ve nitekim ilk gol Gökhan Gönül’ün içeri dalarken indirilişi ile gelen penaltıdan oldu. Fakat hamle ceza alanının on on beş santim dışındaydı. Hakem belki de yardımcının da ikazı ile penaltı kirecini gösterdi. Sonrasında da bir penaltı daha vardı. Bu defaki tam derslik bir penaltı idi. Ve hamle ceza alanının neredeyse kaleye 6-7 metre yakınında oldu.
Beşiktaş maçı bitirdi derken Hamza hocanın hamleleriyle Bursaspor yeniden dikildi. Öylesine ki, Şenol hoca Oğuzhan’ın yerine bir garanti savunmacı tipi olan Gökhan İnler’i de sahaya sürüp sigorta yaptı. Ama rakibin golüne engel olunamadı.
Özetle son derbiler da dâhil neredeyse bir aydır doğru dürüst bir maç izlememiş bizler Arena’da hem kaliteli futbol, hem de bir kaç dakikası hariç gerçek bir lig mücadelesi izledik. Sonuçta Beşiktaş yarasını sardı, Bursaspor da sezon sonuna kadar klasmanın üst sıralarını zorlayacağını gösterdi.