GÖNLÜNÜZÜ karartmamak için, sıkışan kalbinizi gevşetmek
için, bunalan ruhunuzun dumanını dağıtmak için en sevdiğinizi iyimser insanları
ziyaret ediniz.
Allah var keder yok sözünü iliklerine kadar emen,
imanın emniyetini kanına, canına gıda yapan insanlarla beraber olmaya dikkat
ediniz.
Eski dostlarımı ziyaret ederken bazı olumsuz düşünen
dostlarım, Hocam o koca İstanbul da nasıl yaşarsınız Her akşam
televizyonlarda hırsızları, yankesicileri, kapkaççıları veriyorlar. Sokaklar tekin
değil diyorlar.
Ben de onlara İstanbul un nüfusunun on beş milyonu
aştığını, Avrupa daki birçok devletten büyük olduğunu, on beş milyonluk bir
nüfus içinden on tane kapkaç olayının basında verilmesiyle sanki şehrin her
tarafı ve herkes tehlike saçıyormuş havası verildiğini,
Halbuki on beş milyon insan arasından on binlerce
insanımız o gün ve her gün yüz binlerce insanımızın yardımına koştuğunu,
derdine deva olduğunu,
On tane kapkaççı çalıp kaçarken on binlerce insanımız da
kendi kesesinden çıkarıp ihtiyaç sahibine para verdiğini,
Basın mensuplarının on kapkaççıyı ekrana getirdiğini ama
on binlerce hayırseveri ekrana getirmediğini söyleyerek cevap vermeye çalışıyorum.
Size sorsam ve desem ki, Allah ın bize verdiği
nimetlerden en önemli üç nimet sayın desem neleri söylerdiniz
Ben, üniversite öğrencilerine sorduğum bu soruya cevap
olarak çoğunlukla ekmek, su ve akıl cevabını aldım.
Havayı söyleyen çok az öğrenci oldu. Halbuki hava, her
zaman her an ihtiyacımız olan şeydir.
Aklı olmayan delilerimiz yaşayıp gidiyor. Açlığa ve
susuzluğa bir müddet dayanırız. Ama havasızlığa dayanamayız.
Hava en çok ihtiyacımız olan ve her an yararlandığımız
olduğu halde en az hatırladığımızdır.
Bir yerden geçerken çok kötü bir koku hissetsek hemen
burnumuzu kapatırız ve daha sonra o kötü kokuyu birilerine de anlatırız.
Ama iyi ve güzel hava üzerine sohbet yapma alışkanlığımız
çok az.
Tarih sohbetleri yaparken ilim adamlarından,
sanatçılardan, kahramanlardan çokça bahsedilirse dinleyenler de onlara özenir.
Yok onlardan değil de oğlunu beşikte iken boğan
krallardan, babasının kellesini koparan oğullardan, kardeşinin kafasına demir
maske geçirip ömür boyu ölüme terk eden kardeşlerden anlatılacak olursa o
sohbetlerle büyüyenler için o kötülükleri yapmak kolaylaşır.
Rabbimiz, Kur an-ı Kerim inde Sevgili Peygamberimizden
bahsederken zamirlerle beraber binden fazla bahseder. Ama onun düşmanlarından
yalnız Ebu Leheb in adı Kur an da bir defa geçer.
TV programlarında ayrılan ailelerin acıklı hayatları
gözler önüne serileceğine mutlu aileler serilse.
Niçin ve nasıl mutlu olduklarını anlatsalar. En küçük
hareket veya en küçük hediyelerle de mutlu olunduğunu gösterseler daha faydalı
olur.
Binlerce aile mutlu yaşar, kimse onları gündeme getirmez.
Çünkü olması gereken o derler.
İçki sofrasında arkadaşının başını kesen sarhoş, haber
olur ama arkadaşı için birçok tehlikeyi göze alan binlerce isimsiz kahraman hiç
gündeme gelmez.
Ben, her şehir veya köyde Hakka ve halka yönelik güzel
hizmetler eden insanların yaptıklarını gittiğim her yerde anlattığım gibi bu
köşe yazılarımla da duyurmaya çalışıyorum.
Herkesin yapabileceği güzel örnekleri duyan ve okuyan
birçok insanımızın aynısını yaptığını görmek veya duymak beni çok mutlu ediyor.
Allah, bizim gül gibi yüzümüzü herkesin görebileceği yerde
yaratırken yediklerimizin posasını karnımızda görünmeyecek ve kokusu da kimseyi
rahatsız etmeyecek şekilde yaratmış.
Gülü billur vazoya koyup herkese teşhir ettiğimiz gibi,
pisliği poşete koyup gizlediğimiz ve mikrobunun yayılmasını önlediğimiz gibi, kötü
örnek olacak haberleri ilgili birimler bilsin, gerekeni yapsın ama iyi ve güzel olanları yayalım, kötü ve haram
olanları gizleyelim, yayılmasını engelleyelim.