Güzel Bakışlılık

Abone Ol

Hayatın karmaşasındaki ilişkilerin açmazı insanı sarmalayınca kimi edimler giderek köreliyor. Ya da işlevsizleşiyor.

İnsan, iyilik ve güzellikleriyle değerler bütününe erer. İyilik ve güzellikler insanı kişilikli kılar. İnsanı besleyen değerler toplamı hayattan çekilince yerine başkaları hücum eder ve yerleşir. İnsanı etkisi altına alır. Köleleştirir. İnsan duygularının kölesi ise sağlıklı bir ruh hâlinden söz edilemez.

Aşk hâli, insanın tutkusu ve bağlanmasıdır. Bunu sadece insan cinsleri arasındaki karşıtlıklarda aramamak gerekir. İnsanın tutkuyla bağlandığı çok şeyi var. Bu, kadın ile erkek, bir insanın bağlı bulunduğu davası, lideri, bilgesi, şairi, yazarı olur. 

Müslümanlar için bağlanma ve tutkusu düşünce ve inanç ile bağlandıklarıdır. Peygambere sevgi büyük inanç gereği. Bunda asla bir aşırılık olmaz. Çünkü Peygamber kendisine bir puta tapar gibi bağlanılmasını istemiyor ve uyarıyor. Kendisini bir kul olarak tanımlıyor. O’na bağlanma inancın özünü oluşturur. Bir Müslüman Peygamberinin adını Allah’ın adıyla birlikte anar. Allah’ın kulu olan bir insana. Sevgili’ye. O, Allah’ın en kutlu insanı ve kulu. Onda insanî değerlerin bütünü var.

Peygambere olan sevgi ve bağlanma insanı Yaratıcı’ya götürür. Bunlar insanın içindeki sevgi damarlarının özünü oluşturur. İnsan, Rabbini bir put olarak algılamaz asla. Onu nesneleştirmez, kişiselleştirmez. Kişi ve nesne olan bir kulundan ona erer.

İnsana, eşyaya bakış güzelliklerden doğar ise bu anlam kazanır.

Hayatın gerginliği insanı olumsuzluklara iter ve bunlar kendisi için tuzak olur. Kendi kendinin ayak bağı olmaktan kurtulamaz.

Günümüz insanın hayat yolculuğu zor ve yorucu. Çünkü kapanlardan kurtulamıyor. Sevgi dolu bakışın önünde perdeler var. Ya da sevgiyle bakmasını sağlayan özgünlükler öne çıkmıyor. Kimi durumlar kalın perdeye dönüşünce insan bir tek şeye, kişiye odaklanır. Varlık nedenini ona borçlu bilir kendini. Bu da kişiyi tapınmaya götürür. Çünkü ondan çıkan her söz, yansıyan her davranış vazgeçilmez olur. Yüreğini o şey kaplar. Onun dışında kendisine yer açmaz.

Kör âşıklık böyle bir şey. Bağlandığı kadın veya erkek her, kimse onu kusursuz bilir. Onların hiçbir kusuru, yanlışı olmaz. Aşk bitince kendisine göre çirkinlikler veya ne kadar olumsuzluklar var ise ortaya çıkar. O zaman da iğrenir ve hatta nefret eder.

Sevgi ile bağlanmanın sınırları aşılınca bir kısır döngüye kapılınılır.

Güzel bakışlılık sevgiden, iyi niyetten, anlayışlılıktan doğar. Bu, zamanla vecd hâline döner.

Sevgisiz kimseler katı yürekli ve acımasızdırlar.

Sevgisizler kendilerinden başka kendilerine ait olan putlarıdır. Bunlar zamanla yıkılmaya mahkûmdur.

Putlar salt elle yapılanlar değildir. Zihinde, bakışta ve anlayışta da putlar oluşur. Bunların oluşumu uzun yılları alır. Yıkımında ise büyük sarsıntılar olur.

Sevgi ile bakış insana güven verir, yakınlaşma sağlar.

Nefret ve öfkeli bakışlar insanı boğar, bunaltır. Bakanı acımasız kılar, zalimleştirir. 

İnsana merhamet etmek acıma duygusu değil, sevgi duygusudur. Kendini mazlum ve çaresiz olanın yerine koymadır.

Sevgi doluş bakışlı kimseler cömerttirler, fedakârdırlar.  Sevgi bakışlı kimseler, kusur arayıcısı değildirler. Onlar sadece iyi ve güzel olanı görürler. Bunda belki biraz aşırılılık olur ama sonuçları olumlu olur.

Güzel ve iyi olandan iyi ve güzel bakışlılık hayatın özüdür. Orada olumsuzlukların yeri yok.

Aşk ve vecd hâli insanı insanüstü bir varlığa dönüştürür. Bunun içindir ki âşığın hâli başkadır.