Güvenilirlik İlkemiz

Abone Ol

Bir dostunuzu ya da arkadaşınızı seçerken onun hangi özelliklerini dikkate alırsınız Bu soruya ilk etapta bildik cevaplar verip geçiştirebilirsiniz. Fakat şundan eminim ki, ister arkadaşınız, ister kardeşiniz, ister komşunuz ister alış veriş yaptığınız esnaf olsun iletişim kurduğunuz kimsenin öncelikle güvenilir bir kişi olmasını istersiniz. Bir kişiye güvenmek, sevmekten çok daha değerlidir. Hz. Peygamber mümin kimdir diye sorulduğunda “elinden ve dilinden emin olduğunuz kişidir” buyurmuştur.

Hz. Peygamber yetim ve öksüzdü. Fakat onun en önemli vasfı güvenilir olmasıydı. Ne çocukluk döneminde ne gençlik yıllarında ne de orta yaşlarda insanların güvenini zedeleyecek hiçbir eylemde bulunmamıştır. Onun en önemli vasfı güvenilir olmasıydı. İnsanlar O’nun, konuştuğunda doğruyu konuşacağından, bir işe niyetlendiğinde doğru şeyler yapacağından emindiler. O yüzden “Muhammadün Emin” demişlerdi.

İslamiyet’ten önce Mekke halkı, cahalet gelenekleri ile yaşmaktaydılar. Varlıklı kabile reisleri gücü ellerinde tutarken, yoksullar bu insanların kölesi olarak yaşamaya devam ediyorlardı. Yoksulların bir değeri yoktu, onlar hiçbir konuda hak iddia edemezlerdi.  Hz. Peygamber cahiliye geleneklerinden beslenen bu toplumda İslamiyet’ten önce de sevilen ve değer verilen biriydi. Çünkü ne peygamberlikten önce ne de sonra hiç yalan konuşmamış, insanlara zarar vermemiş, kimseyi incitmemiş, insanlara iyiliği tavsiye etmişti. İslamiyet’e karşı çıkanlar dahi ona çeşitli iftiralar atmışlar fakat yalan söylediğine dair bir yorumda bulunamamışlardır. Çünkü o güvenilen bir kişiydi.

Müslümanlar Mekke’de yoğun baskılara maruz kalmış ve Habeşistan’a hicret etmek zorunda bırakılmışlardı. Habeş kralı Ebu Süfyan’a dönmüş ve şu soruyu sormuştu: “Onun daha önce hiç yalanına şahit oldunuz mu Ebu Süufyan hayır demişti. Bir insanın güvenilirliğinin düşmanı tarafından dahi teyit edilmesi ne kadar güzel değil mi

Günümüzde dürüstlük adalet ve iyilikseverlik gibi erdemler hak ettikleri değeri göremiyor. İnsanlarımız, bir kişiye yaklaşırken, ne kadar dürüst ne kadar insan olduğuna bakmıyorlar, neye sahip olduğuna bakıyorlar. O yüzden bizler çocuklarımıza güvenilirliğin ne kadar önemli bir değer olduğunu aşılamakta zorlanıyoruz. Hz. Peygamberi örnek aldıklarını söyleyen kimseler dahi onun hayatını yaşamlarına taşıyamıyorlar.

 Çok acı!