Günlerin Ömrü

Abone Ol

İnsanın yaşı ilerledikçe günler daha bir hızlı geçmeye

başlıyor. Zamanı durdurma imkânımız yok. Bir yandan iyi ki de yok diyorum bir

yandan da olsaydı hangi kesitte durdururdum acaba diye sormadan edemiyorum.

Elbette insanın en fazla özlem duyduğu zaman kesiti çocukluk günleridir. Ben

çocukluk günlerimi onca yoksulluğa rağmen çok özlüyorum. Eğer dönme imkânım

olsa çocukluk günlerime döner ve o zaman aralığının hiç geçmemesini isterdim.

Tabi burada çocukluk günleri derken somut günlerden bahsediyorum. Yoksa benim

çocukluk günlerim daima benimle birlikte; ben çocukluğunu sürdüren bir insanım.

Çocukluğun çocuksuluk olmadığını da belirteyim ayrıca. Benim çocukluk günlerim

hayatıma yön veriyor. Bana her söylenene hemen inanıyorum, inanırım. Çünkü

insanı iyiliğin temsilcisi olarak gördüğümden dolayı söylediklerini de

inanılacak sanıyorum. Bu anlamda, yalan söyleyenlerin yalanları beni

bağlamıyor, bağlamaz. O yüzden ben söze inanıyorum. Söz insanın insani

varlığıyla bütünlüğe erdiği için sözün insandan güçlü olduğuna hükmediyorum.

İnsanın bedensel yapısı zamanın katı gerçekliğinde eprirken sözün manevi

katmanlılığı zamanlar üstünde varlığını sürdüreceğinden her daim diridir. Söz

kalır insandan geriye.

İçinde bulunduğumuz yılın şu son günlerinde bu yıl benim

nazarımda nasıl geçti ona bir bakmak isterken zaman kavramı etrafında

dolanmaktan sadede gelemediğim fark edilmiştir. İnsan geçirdiği günlerin

ömürden gittiği gerçeği karşısında tarifsiz hüzünlenmekten başka aslında bir

şey yapamıyor. Günlerin ömrü hayatımızdan parçalar koparıp koparıp alıp

gidiyor. Peki, 2015 yılı nasıl geçti

Bana göre 2015 yılı çok verimli geçti. Bu yıl yani 2015

yılında yedi (7) kitabım yayımlandı. Nisan 2015 te dördüncü şiir kitabım

Havarya ile ilk deneme kitabım El İzleri yayımlandı. Havarya yeni şiir

kitabımdır. Mayıs 2015 te, 2004 yılında yayımlanan ilk şiir kitabım Tanınma

Korkusu nun 2. Baskısı ile şiir üzerine eleştirel deneme kitabım Ses Ayrıcalığı

yayımlandı. Haziran 2015 te ise ilk baskısı 2007 yılında yayımlanan ikinci şiir

kitabım Yasak Bölge nin 2. Baskısı ile ilk baskısı 2010 yılında yayımlanan

üçüncü şiir kitabım Tahammül Şeridi nin 2. Baskısı ve ikinci deneme kitabım

Açık Saatler yayımlandı. Yani 2015 yılında dördü şiir, üçü nesir toplam yedi

kitabım yayımlandı. Bunların içinde son eserin hangisi derseniz Nisan 2015 te yayımlanan

Havarya isimli dördüncü şiir kitabımdır. Bütün kitaplarım Ülke Yayınları

tarafından yayımlandı. Kitaplarımdan telif aldım. Ki daha önce de telif

almıştım. Ben yayımlanan her kitabımdan telif parası aldım.

Bütün kitaplarım bir yayınevi çatısı altında toplanmış

oldu böylelikle. Hayat ne getirir bilmiyorum ama 2015 yılı benim için

unutamayacağım bir yıl oldu. Kitaplarım hakkında çeşitli dergi ve gazetelerde

yazılan yazılarda da ifade edildiği gibi Cumhuriyet döneminde ilk defa bir

şairin bir yıl içinde yedi kitabı yayımlandı; Türk şiirinde, Cumhuriyet

döneminde, ilk defa bir yıl içinde bir şairin yedi kitabı yayımlandı; şair

Cafer Keklikçi nin . Bu, kıskanılacak bir durumdur bunun farkındayım. Her şair

böyle bütün eserlerini bir yayınevi çatısı altında toplamak ister. Her şair bir

yıl içinde yedi kitap yayımlamak ister. İnşallah bütün şairlerin bütün

kitapları da böyle yayımlanır. Bana Allah nasip etti. Ne kadar şükretsem azdır.

Ben nasıl ki şiirin nasip olduğuna inanıyorsam kitabın da nasip olduğuna inanıyorum.

İnsana nasipten başkası yok.

Bu yıl, kitaplarımın yayımlanmasından dolayı birçok kişi

ve yayın organı benimle röportaj yapmak istedi ama çoğunu reddettim. Beş tane

röportaj teklifini kabul ettim, beş röportaj yayımlandı. Televizyon davetlerini

reddettim. Çağrıldığım halde hiçbir programa çıkmadım. Televizyona çıkmayı

sevmiyorum. Röportaj vermek istemiyorum.

Klasik olacak ama olsun; ben değil eserlerim

konuşsun!