Siyasi tarihimize geri dönüp bir baktığımızda siyasetçilerin ne kadar verdikleri sözden rücu ettiklerini ya da kınayarak asla yapmam diyerek karakterlerinden, prensiplerinden ödün verdiklerine şahit oluyoruz. Ama bu kadarına da pes dedik artık.
Siyasi tarihimize kara bir leke olarak vurulan Güneş Motel olayını kimse unutmadı. Her fırsatta iktidar lideri de gündeme getirirdi haklı olarak. İktidar partisinin 23 Şubat’ta yapılan kongresinde görülen manzaraya bakıldığında Güneş Motel’in bir versiyonu değil de nedir. İktidarın gücünü ve bütün imkânlarını kullanarak vekil ayartmak ve parti rozeti takmak hatta belediye başkanlarına ve meclis üyelerine kadar dahi götürmek hangi siyasi ahlaka, teamüle ya da etik olma durumuna uygun düşüyor. Ya da bir partiden seçilip de bir başka partiye geçmek ne kadar insani! Seçmenine ihanet değil de nedir? Bu milletvekillerinin vicdan muhasebesi yaparak kendilerini sorgulamaları ve çok düşünmeleri gerekir.
Topçuları, popçuların, akademisyeni, sanatçıyı şu veya buyu partiye katmak gayet normal. Siyasi açıdan da olması gereken bir durumdur. Bunda yadırganacak herhangi bir şey yok. Hatta bir konsensüstür, bir mozaiktir, bir çoğulculuktur. Bunu takdirle karşılarız. Ama şu soruyu sormak mecburiyetindeyiz. Engelliler de bu toplumun bir parçası, bir kesimi değil mi? AK Parti MKYK’sında neden bir engelli temsilci yok? Tanıyanlar, bilenler diyebilir ki bir görme engelli profesör akademisyen var. Yalnız bu vekilin engellileri temsil etmediğini de kamuoyunun bilmesi gerekir. Kaldı ki bu vekil, kendi seçmenine ve partisine ihanet etmiş ve geçmişte söylediklerini unutmuş, bu nedenle de toplumdaki itibarını yerle bir etmiştir.
Engelliler sadakaya, fitreye muhtaç hâle getirildi, nasıl olsa önüne Ramazan için makarna, nohut dolu gıda kolilerini göndereceksiniz, oylarını alacaksınız; basit bir yöntem. Yıllardır yapılan da zaten bu. Tabii ki kendi ayakları üzerinde duran engelliler bundan istisnadır.
Bu kongre göstermiştir ki; iktidar partisinin engellilerin söz ve karar sahibi olması noktasında müspet bir düşüncesi yok. Denilebilir ki; bu iktidar partisinin yok da ana muhalefet partisinin mi var? Hayır, onun da yok maalesef. Onlar da parti meclisinde engelli bireylere yer vermediler maalesef. Klişe oldu belki ama tekrar etmeye devam ediyoruz: Al birini vur ötekine, vesselam...