Güneş doğudan doğar, batıda batar…
Medeniyetler de doğuda doğdu, batıda battı…
Mezopotamya medeniyeti doğuda doğdu, Mısır’da battı…
Hazreti Nuh aleyhisselam döneminde ilk medeniyet doğuda kuruldu…
Hakk’a dayalı medeniyetler devamlı olarak her milenyum başında doğuda doğdu…
Kuvvet medeniyetinde dönüşüp ömürlerini tamamladıklarında batı dünyasında battı…
İnsanlık tarihinin son beş bin yıllık dönemi böyle geçti ve şimdi de altıncı milenyumun başlarındayız yani yeni bir Hakk’a dayalı medeniyetin inşasının başlangıcındayız…
Hakk’a dayalı medeniyetler insanlık tarihi boyunca ülü’l-azm peygamberler tarafından (Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammed) kuruldu…
Hakk’a dayalı medeniyetlerin aynı zamanda “Peygamberler Nizamı/Sistemi/Düzeni” olduğunu artık yarım yüzyılı da aşan Kur’an ve ilim ya da Adil Düzen çalışmalarımız sonucunda tespit etmiş olduğumuzu her vesileyle defalarca yazdık; yazmaya devam ediyoruz…
Artık yeni peygamber ve yeni kitap gönderilmeyeceğini de biliyoruz ama “Peygamberler Nizamı/Sistemi/Düzeni”nin kıyamete kadar devam edeceğini de biliyoruz…
Nasıl devam edecek?
“Elulemauveresetü’l-enbiya / âlimler peygamberlerin vârisleridir/mirasçılarıdır” hadisine istinaden biliyoruz ki “Peygamberler Nizamı/Sistemi/Düzeni” âlimler ve ilim sayesinde kıyamete kadar devam edecek ve âlimler Hakk’a dayalı medeniyetleri kuracaklar…
İlim, bizim yarım yüzyıllık Kur’an ve ilim ile Adil Düzen çalışmalarımıza göre hem kendisinin ve dört ana alandan oluşan diğer alanların yani dini/ahlâki alanın, iktisadi alanın, idari/siyasi alanın da rehberi ve önderi olacaktır; nitekim insanlık tarihinin geçmişinde olduğu gibi günümüzde de aynen öyle olmaya devam etmektedir…
Günümüze gelelim…
Milenyumun başlarındayız…
Hakk’a dayalı yeni medeniyet doğuda doğarken…
Kuvvete dayalı faizci zalim medeniyet batı dünyasında batıyor…
Bu vesilelerle hep yazdığımız üzere bir kere daya yazıyor, hatırlatıyor ve diyoruz ki…
Hayatımızın dört alanında da yani dinî/ahlâkî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî alanında da derin sorunlar var ve biz bu sorunlar bütününe “Sosyal Tufan” diyoruz, böyle tanımlıyoruz…
Hazreti Nuh aleyhisselam döneminde de ilk medeniyet kurulurken önce tufan oldu sonra Hakk’a dayalı medeniyet Mezopotamya’da yani doğuda kuruldu, devamında Mısır’da yani batıda kuvvet yani zalim firavunlar medeniyetine dönüştü ve ömrünü tamamlayıp battı…
Önceki ve bu yazımızın başına ve başlığına dönelim… Başlıklar olarak ne dedik?
“İslam, silm/barış, din/düzen, batı-doğu dünyası” dedik…
“Güneş de yeni bir medeniyet de doğudan doğar” dedik…
“İslam” yani “silm/barış” dedik; savaşın ve çatışmanın karşıtı olan barış…
“Din/düzen” dedik; çünkü bu kavram maalesef dilimize eksik geçmiştir, “Din” Arapça geniş anlamıyla aynı zamanda “düzen, sistem, nizam” demektedir ve böyle anlaşılmalıdır…
Başlıkta ayrıca “batı-doğu dünyası” dedik veya “doğu-batı dünyası” da diyebiliriz ve devamında yani yazımızın en başında dediklerimizi tekrar hatırlayıp hatırlatabiliriz…
Ne diyorduk? “Güneş doğudan doğar batıda batar… Medeniyetler de doğuda doğdu batıda battı… Mezopotamya medeniyeti doğuda doğdu Mısır’da battı… Hazreti Nuh aleyhisselam döneminde ilk medeniyet doğuda kuruldu… Hakk’a dayalı medeniyetler devamlı olarak her milenyum başında doğuda doğdu… Kuvvet medeniyetinde dönüşüp ömürlerini tamamladıklarında batı dünyasında battı…” Ve; “Günümüze gelelim… Milenyumun başlarındayız… Hakk’a dayalı yeni medeniyet doğuda doğarken… Kuvvete dayalı faizci zalim medeniyet batı dünyasında batıyor…”
Doğudan doğmakta olan Hakk’a dayalı yeni medeniyetin arefesindeyiz…