GÜNDEMİ EN İYİ ANLATAN FIKRA!

Abone Ol

Avukat Hasan Hüseyin Uyar… Saadet Partisi Konya İl Başkanı.

1999 İstanbul Üniversitesi hukuk mezunu.

Üniversitede okurken Fatih Camii Külliyesi içinde bulunan Fetih Yurdu’nda kaldı.

Benim de İmam Hatip’ten öğretmenim olan, üzerimde büyük emeği geçmiş ve sıkı hafızlardan Beşir Bakır’ın halen yöneticiliğini yaptığı o yurt…

AKP milletvekili Cahit Özkan fakülteden sınıf arkadaşı.

Son derece renkli bir kişilik. Sohbeti bir o kadar tatlı.

Türkiye’yi, gündemi, siyaseti, gelişmeleri nasıl yorumluyor, Hasan Hüseyin Bey?

Anlattığı fıkra aslında günümüzü ve gündemi tam da 12’den vurmakta. Kulak verelim mi;

“Kralın hazinesi suyunu çekmiş... Ne yapsa ne etse de bu parasızlıktan kurtulsa? Danışmanlarının aklına bir cin fikir gelmiş…

Kapalı bir alana bir ‘keçi’ koymuşlar. Halka da bu ortaya konan şeyin ne olduğunu sormuşlar.

İçeri ilk giren soruya karşılık, ‘Bunda bilmeyecek ne var? Tabii ki keçi!’ demiş!

Heyet, ‘Bilemedin! Bu bir koyun. Ver 50 akçe!’

Soruyu bildiği halde ceza ödeyen kişi, dışarıda kendisinden sonra sınava girecek kişiye, ‘İçerde keçi var ama sen sakın keçi deme koyun de!’ diye sıkı sıkı tembihler.

O kişi içeri girdiğinde soruya karşılık, ‘Bu bir koyun!’ cevabını yapıştırır.

Heyet gürler: ‘Be ahmak adam, bunun keçi olduğunu tüm dünya bilir, sen nasıl cevap verirsin böyle! Ver bakalım 50 akçe!’

Bütün bu tartışmaları dikkatle izleyen Yahudi, sınava girer girmez şu cümleyi heyete peşinen haykırır: Sayın kralım! Bu ortada duran ne koyundur, ne de keçi. Alın şu akçeleri!..”

Yani, köprüden geçenden de geçmeyenden de vergi alan Deli Dumrul misali…

KONYA’NIN SAĞLIK PROBLEMİ…

Birkaç gündür Konya’dayım...

O şehir ki, siyasete girme kararı aldığında Adalet Partisi’nden vekillik başvurusu engellenmek istenen Erbakan Hocamıza 3 vekil seçilecek çoğunluğu veren şehir…

Parlak bir güneş ışığı altında indim Mevlana şehrine...

Peki, Konya’nın gündemi ne?

Konya ovasındaki gereğinden fazla tuzlanma mı? Bu yıl tahıl verimindeki azalma mı? İşsizlik mi? Kesimler arasındaki gelir eşitsizliği mi?

Türkiye’nin herhangi bir köşesinde gündem neyse Konya’da da benzer; acaba neler yaşanacak?

Recep Turan, Milli Gazete Konya İl Koordinatörü.

Neredeyse 24 saat seyyar. Yaklaşık iki yıldır sürdürdüğü bu görevi sebebiyle ayak basmadığı yer kalmamış.

Anlattıkları esasen Konya’yı özetliyor...

“Sağlık meselesi Konya’nın en önemli meselesi. Yıllardan bu yana devam eden kronik hale gelen bir problem. Yatak sayısı yetersiz. Şu anda 2 büyük hastane yapılması için adımlar atılıyor ama ne zaman?”

“Trafik de öyle. Tamam, otobüs, minibüs ve tramvay var ama Konya’ya metro yapılması elzem.”

“Hızlı tren de öyle. Ben belki 60-70 kez Ankara’ya gittim. Normalde 1 saat 15 dakikada gitmesi lazım ama neredeyse iki saati buluyor. Karayolu ile zaten 3 saatti. Git gel Konya altı saat buradan geliyor...”

***

Mehmet Küçükgünay’ın Genel Yayın Yönetmenliği’ndeki Kanal 42 şehirde ve bölgede ses getiren, etkili yayınlara imza atarken, Recep Turan, Milli Gazete Konya Bürosu’nu derlemiş toparlamış, sorunsuz bir büro haline getirmiş. İkisine de bravo!

SON DERECE ÇARPICI BİR TESPİT!

Yavuz Aydın...

Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Konya İl Başkanı.

16 yıl devlette, 20 yıl da özel öğretim kurumlarında çalıştı.

Yavuz bey, Konya’dan baktığında eğitimi nasıl görüyor?

Eğitim sistemine ne gibi eleştirileri var?

Bir defa şunu net olarak ortaya koyuyor Yavuz Bey; “Öğrenciler liseden mezun olduklarında hatta öncesinde büyük bir boşluk yaşamakta. Dershane meselesinin bu boyuta taşınması ve kafaların karışması bir çıkmaz sokak. Eğitim sistemini bu çıkmaz sokaktan kurtaracak tek unsur var, o da Milli Görüş.”

Yavuz Aydın’ın bence son derece önemli ve çarpıcı bir tespiti de şöyle: “Psikoloji bölümlerine talep arttı...”

Ne demek bu? “Çıldırmaya az kaldı, doktorum nerede?”

Eğitimde karanlık bir kuyuda ve kıyıda yol alıyoruz.

Nereye gitsek şikâyet konularından biri hatta başlıcası eğitim.

Zira çalışarak kaybettiğiniz paranızı kazanabilirsiniz ama eğitimde kaybolan yıllarımızı geri getirmek mümkün değil. Türkiye’nin hemen her karış toprağında bu hissediliyor.  Konya’da da böyle...

KONYA’NIN 3 BÜYÜK SORUNU

Konya’ya gidip de eski Büyükşehir Belediye Başkanlarından Mustafa Özkafa’ya uğramamak olur mu?

Mustafa Bey 2 dönem Karatay, bir dönem de -1999-2004 yılları arasında- Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde bulundu.

Erbakan Hoca ile şu anısını paylaşmam lazım;

“Biz tabii belediye başkanlığı seçimini kazanınca soluğu Erbakan Hocamızın huzurunda aldık. Hocamız elbette dünya çapında projelerin sahibi. Genelde ve yerelde de bu böyle. Fakat yapmamız ve dikkat etmemiz gerekenleri sıralarken bir husus ilgimizi çekti. Hocamız, ‘levha’lara dikkat çekti. Cadde ve sokaklara gelişigüzel asılan ve gerçekten de büyük bir kirlilik meydana getiren levhalara.”

Mustafa Özkafa Bey, Konya’nın en büyük 3 sorununu şöyle sıraladı:

-1) Mimari yapı, 2) Trafik, 3) Şehir kültürü.

NE OLACAK BU ÜLKENİN HALİ!

Mehmet Şen… Saadet Partisi eski Konya İl Başkanı, Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi.

Karatay Belediye Başkanlığı döneminde önemli hizmetlere imza atan bir isim.

Mehmet Bey şu anda imalatçılıkla meşgul. Kalıpçılık yapıyor, sanayide. 

Abartmıyorum; ben bugüne kadar yüzlerce eski belediye başkanı ile karşılaştım. Fakat “tulum”unu giyerek işçileriyle beraber makinelerin arasında çalışanıyla ilk kez karşılaştım…

İlginç bir noktanın altını çizdi, Mehmet Şen;

“CNC diye tabir edilen imalat tezgâhları var. Biz de bunu kullanıyoruz. Mobilya, ayakkabı, tekstil, silah, otomotiv, yedek parça vb. imalatında da kullanılıyor.

Fakat bakar mısınız, kesici uçlarından tutun da, programına kadar makine tamamen ithal.

Bu makineden Türkiye’de binlerce var ve biz maalesef hâlâ dışa bağımlıyız. Nerede yerli imalat? Nerede yerli sanayi, nerede ağır sanayi?”

Mehmet Bey’in Milli Gazete spor servisinden bir de ricası var; Konyaspor’un haberlerine keşke biraz daha fazla yer verilse…

İlhami Yetiş’e duyururum…