Yaptıkları işi Müslümanca sanatın koordinasyonu olarak adlandıran aylık mizah dergisi Cafcaf Ekibi gündeme mizahi cepheden bakmak üzere BSF Akademi‘ye misafir oldu.
Yaptıkları işi Müslümanca sanatın koordinasyonu olarak adlandıran aylık mizah dergisi Cafcaf ekibi gündeme mizahi cepheden bakmak üzere BSF Akademi‘ye misafir oldu. Gazetecilik Okulu Koordinatörü Fahri Sarrafoğlu‘nun takdiminden sonra gündemde öne çıkan olaylara farklı açılımlar getiren Cafcaf Dergisi "Mizahçı gözüyle gündem nasıl okunur?" sorusunu yazarları, çizerleri, takipçileri ve meraklılarıyla cevaplandırmaya çalıştı.
Yayın yönetmeni Asım Gültekin‘in idaresinde yoğun olarak Ergenekon Soruşturması ve İsrail saldırılarının konuşulduğu söyleşide farklı yaklaşımlar ortaya koyulurken bu yaklaşımlar neticesinde Cafcaf‘ın nasıl bir duruş sergilediğine değinildi. "Boş konuşmuş olmayız inşallah" diyen Asım Gültekin, zuhurata da dahil olduklarını ifade etti.
Mizahçı olarak kendilerini ,"Bir adam kahvede oturuyor ve bir fikir ortaya koyuyor, biz o kahvede oturan adamdan bir adım öndeyiz " diyerek değerlendiren Cafcaf ekibi "Bizim çok değerli fikirlerimiz var ve bir de çizebiliyoruz, bir şeyleri anlatabiliyoruz, kendimizce çok değerli bulduğumuz fikirlerimizi aktarabileceğimiz bir yayın organına sahibiz" şeklinde ifade ettiler.
Biz dolduruşa gelmedik
Dergiyi aylık çıkardıklarının altını çizen Editör Yusuf Kot dergi aylık olduğu için olaylara daha genel bakmaya çalıştıklarını, bir ay sonrasında da olaya değer katacak yorumu getirmek istediklerini açıkladı. Gündemi oluşturan olaylar karşısında insanların dolduruşa geldiklerini öne süren Kot "Biz dolduruşa gelmediğimizi düşünüyoruz." ifadesini kullandı. Dünyada kurulu bir sistematik içinde iyi niyetle ortaya koyulan eylemlerin dahi kirli sisteme hizmet ettiğini dile getiren Kot, ekiplerinin kirliliğe ortak olmamak kaygısıyla hareket ettiğini sözlerine ekledi.
İsrail saldırıları ve Filistin konusunda dünyada yükselen duyarlılıkla ilgili yapılan değerlendirmelerde bir tezgahın olduğu fikri ortaya atıldı. Tüm yaşananların bir planın parçası, çizilmiş bir senaryo olduğunun bu senaryoya duyarlılık adına hareket eden insanların da ortak olduğu iddia edildi. "Onların tvlerini izliyor, onların internetini kullanıyor, onların gazetelerini okuyor, onların deterjanlarıyla temizlik yapıyoruz. Mitinglere gidiyor vicdanlarımızı rahatlatıp hayatımıza geri dönüyoruz. İsrail öldürüyor biz İsrail‘den ilaçlar satın alıp Filistinlilerin yaralarını sarmaya koşuyoruz. Onlar vuruyor biz yaraları sarıyoruz, onlar vuruyor biz yaraları sarıyoruz. İsrail bu tezgahta bize apaçık düşmanımız gibi görünüyor, bize sinsi düşmanımız olduğunu unutturuyor." yorumları yapılarak ardından Cafcaf‘ın bu tezgaha ortak olmayarak dergiyi o bağlamda çıkardıklarının altı çizildi. Bu nedenle Ocak sayısında "Türk ordusu İsrail‘i vursun!" başlığını attıklarını açıklayan Cafcaf Ekibi slogan atan mizah yapmadıklarını, sahici birşeyler yapmak gerektiğine inandıklarını dile getirdi.
Mizah ve karikatür hakkında yorumların da yapıldığı söyleşide Cafcaf dergisinin İslami kesimin tek dergisi olduğunun altı çizildi. Müslüman mizah yapamaz, Müslüman gülemez gibi anlayışların var olduğuna, hâlâ bu konunun helalliği, haramlığının konuşulduğuna değinen Cafcaf ekibi Müslüman‘ın gülebileceğini ve Müslüman‘ın en iyi güleceği şeyi de ancak bir Müslümanın yapabileceğini dile getirdi.
Behlül Balkan karakterinin çizeri Murat Yılmaz, Ergenekon davası yüzünden kafayı yemek üzere olduğunu itiraf etti. Davanın sonucunu çok merak ettiğini, bu konuya kafayı taktığını ironik bir şekilde ortaya koyan Yılmaz, Behlül Balkan‘ın siyaset sevmediğini de açıkladı.