Gündemden düşenler!

Abone Ol

MİLLİ maç tatili var ya, biz de gündeme şöyle bir bakalım dedik. Ezeli rekabet oyunundan sonra, tam da ne güzel bitti derken yöneticiler rahat dururlar mı Onlar rahat durmayınca tam da malum medyanın kalemi, sözleri birbiri peşine yeniden bir ezeli rekabet gerilimi hazırlamada gecikir mi

Öyleyse bakalım. Cristian’nın maç sonrası forma şovunu Galatasaray yöneticisi Şükrü Ergün nerelere taşıdı. Galatasaray formasının üzerindeki ay-yıldızın bir yabancı futbolcu tarafından hakarete uğradığını ifade etti. İşte fırsat doğmuştu. Fenerbahçe yöneticisi Abdullah Kiğılı da hemen ekran aracılığıyla cevabı yapıştırdı. İşte medyanın malum kısmının beklediği de buydu. Hele hele maç  görüntüsü olmayan spor programları için müthiş bir ikramdı bu yöneticiler tarafından sunulan. Hemen daldılar. Ve olaysız bitti dediğimiz ezeli rekabet maçı yeniden oynanmaya başlandı. Tabii saha dışında. Galatasaraylı yönetici futbolcuya dava açacağını ifade ederken, Fenerbahçeli de bu kişinin sesinin birilerinin keseceğinden söz etti. Hadi gidin be oradan! Futbolumuzu, sporumuzu kimlerin kirlettiği, kavgaların sebebinin kimler olduğu bir kere böylece kendiliğinden ortaya çıktı.

***

Trabzonsporlu Bonsingwa kendini resmen attırdı. Ama tekmelediği oyuncudan özür diledi, Mehmet Özdilek’i tebrik etti ve daha hakem çık demeden çıktı gitti. Bu nedir biliyor musunuz Centilmence, hem de sahada kadrodaki vurdum duymaz arkadaşlarını ve kenarda yanlış tercihler yapan teknik direktörünü çok ama çok profesyonelce eleştirmektir. Bir bilene sorun.

***

Milliyet spor sayfasında Süleyman Seba ile Aziz Yıldırım bir yemekte bir araya gelip poz vermişler. Eski dostlar yemeği imiş bu... Milliyet habercilik yapmış, kutlarım. Ancak haberin bir yerinde, rahmetli Özhan Canaydın, Allah uzun ömürler versin Süleyman Seba ve Aziz Yıldırım aynı potada değerlendirilmiş. İşte bu olmadı. Nerede takımına altı çeken rakip takımın başkanını, hem de statta 50 bin kişinin, ekranda 70 milyon kişinin gözleri önünde elinde sıkan rahmetli Canaydın, nerede kirli şampiyonluklar yerine şerefli ikinciliklerle gurur duyarız diye Süleyman Seba, nerede ülkenin savcısından hakemine, polisine, UEFA’nın disiplin kurullarından CAS’a kadar sallayan, kendine ait 7 bin sayfa tapeyi ıskalayıp sadece 3-5 sayfalık başka tapeleri insanların yüzüne vuran ve de Cumhuriyet’i öne sürüp vatani görevini malum şekilde yapan(!) Aziz Yıldırım Yapmayın, etmeyin be!

***

Ersun Yanal, damarlarında iki veya dört stent ile sahaya çıktı. Büyük risk idi. Ama öyle bir maç izledi ki kenardan, açık kalp ameliyatı bile olmuş olsaydı yine de çıkardı kulübe önüne... Karşısında da renkli renkli fularları, atkıları olan ama maç maç kaçıncı sınıf teknik adam olduğu anlaşılamayan biri vardı. Ersun hocaya bir kere daha geçmiş olsun!