Önce Bülent Arınç söylenmesi gerekeni söyledi: İSRAF
konusunda karnemiz kırıktır Şöyle devam etti: İsrafın önünü alsak sizden
VERGİ almamıza gerek kalmaz
Bu vesileyle israf âyeti aklıma geldi
Biliyorsunuz, âyetin sonu şöyle:
Allah müsrifleri sevmez.
Nokta.
Bu arada AK Parti Seçim Beyannamesi de açıklandı, neler
yapacağız bölümünde VERGİ meselesi en başta yer almış; VERGİnin tabana
yayılması!.. FİYAT istikrarını koruyacak PARA politikası!.. CARİ AÇIĞIN çözüme
kavuşturma!.. EĞİTİMİN niteliği!..
VERGİ, fiyatlar, para politikaları, cari açık ve eğitimde
sorunlar devam ediyor
AK Parti nin anayasa çoğunluklu on yılı aşan iktidarında
bu sorunlar çözülememiş!..
Maliye ve PARA politikaları, Merkez Bankası meselesi, bir
de en başta hatırlattığım yani Bülent Arınç ın itiraf ettiği İSRAF VE
TASARRUF konularında yazılan vaatler var ama bunların detaylarını yazmıyor ve
bir Adil Düzen Çalışanı olarak diyorum ki;
Bunları sadece ben değil, hiçbir ciddi ve samimi iktisat
uzmanı ciddiye almaz!
Yakın geçmişte yaşanan şiddetli FAİZ LOBİSİ savaşı ve
söylemleri sebebiyle, seçim beyannamesinde özellikle FAİZ VE ENFLASYON
konusunda somut çare ve çözümler görmeyi ümit ettim ama maalesef yok! Genel
Başkan ve Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu olunca, demek ki böyle bir hayale
kapılmışım ama aynı zamanda bir iktisat yazarı ve Adil Ekonomik Düzen Çalışanı
olarak yazıyorum; somut hiçbir politika önerisi yok!
Buraya kadar yazdıklarımı, bundan sonra aktaracaklarıma
girizgâh sayabilirsiniz. Bir köşe yazısı ve bir kitap bu girizgâha ve
bundan sonra aktaracaklarıma vesile oldu. Yazı, milletvekili arkadaşım Mehmet
Tekelioğlu nun Bir siyaset bilgesinden başlıklı yazısı
(http://haber.star.com.tr/yazar/bir-siyaset-bilgesinden/yazi-1021977). Yazı,
Adım adım siyaset isimli kitap vesilesiyle yazılmış; kitabın yazarı Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün. Bundan sonra aktaracaklarım doğrudan
mezkûr yazı ve kitaptan olacak.
Nihat Beyin eleştirileri var ama önerileri daha çok...
Kitabının daha başındaki şu sözlere kim itiraz edebilir:
Milli gelirimiz ve bireysel gelirimiz daha iyi; yollarımız, okullarımız,
hastanelerimiz, evlerimiz, arabalarımız daha iyi. Peki, aynı oranda daha temiz,
daha dürüst, daha güvenilir, daha ahlaklı bir toplum haline geldiğimizi de
övünerek söyleyebilir miyiz Adalet saraylarına geçtik, fakat yargı
kararlarının daha adil olduğunu söyleyebiliyor muyuz
Bu ilginç kitapta yalnız Nihat Ergün ün değil Türk
siyasetinin serüvenini de görmek mümkün. Sorunlar her siyasetçinin ve partinin
karşı karşıya kaldığı türden.
Kayıtdışılık ve Siyaset alt başlığı altında dile
getirilen söylemde kayıt dışılık , yönetimde kayıt dışılık ve harcamalarda
kayıt dışılık gibi yanlışlar sadece siyasetin değil hemen bütün kurumlarımızın
yüz yüze olduğu dertlerden değil mi
Derince de Belediye Başkanlığı yaptığı dönem etrafında
Türkiye nin Belediyecilik sorunları üzerinde de önemli gözlemleri var Nihat
Ergün ün. Buradaki tecrübesini daha sonra AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu
Genel Başkan Yardımcılığı döneminde hayata geçirmek için yaptığı çalışmaları da
bu kitapta izleyebilirsiniz.
Kamu gücünü kullanarak bağış ve benzeri taleplerin ne
gibi sorunlara yol açacağını iyi bilen Nihat Bey bakın ne diyor: Bir süre
sonra rüşvetin adı hediye, irtikâbın adı bağış, hayır hasenat, iltimasın adı
dava dayanışması oluyor.
Demek ki Millî Görüş gömleği çıkarılınca böyle oluyor
Bitmedi; devamı var.