2- Kur an-ı Kerim üzerinde çalışmalıyız. Kur an-ı
Kerim i okumasını bilmiyorsak mutlaka öğrenmeliyiz. Eşimize ve çocuklarımıza
öğretmeliyiz. Güvenilir tefsir ve meal okuyarak mesajları, emir ve yasakları
anlamalı; şahsî hayatımıza, ev hayatımıza ve iş hayatımıza uygulamalıyız.
Ramazan-ı Şerif ayında Kur an-ı Kerim i mutlaka hatmetmeliyiz. Çünkü Ramazan,
Kur an-ı Kerim ayıdır. Bu bakımdan bunun hazırlığını şimdiden yapmalıyız.
3- Farz
ibadetlerimizi her zamankinden daha dikkatli ve tam yapmalı, borçlarımızı kaza
etmeli; oruç, sadaka, hayır-hasenat, zikir gibi nafile ibadetlerimizin dozajını
imkan dahilinde azar azar artırmalıyız ki Ramazan-ı şerif ayında doruk noktaya
ulaşabilelim.
4- Üç aylara girdiğimiz manevi iklimi fırsat bilerek
aramızdaki çekişmeleri, kin ve kırgınlıkları, bertaraf etmeli, elimizi ve
gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalı,
Yüce Dinimizin bizden istediği, sevgi ve gönül huzuru ortamının
kurulmasına, kardeşlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, insanî ve ahlâkî
meziyetlerin yeniden yeşermesine gayret göstermeliyiz.
İlahi rahmete fazlasıyla mazhar olan bu zaman diliminde,
gönül huzuru içerisinde yaratıcımıza, ailemize, çocuklarımıza, milletimize ve
tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızın olduğunu bir kez daha
hatırlayalım, yanlış ve kusurlarımızdan dönelim, elimizi ve gönlümüzü
uzanabileceğimiz herkese açalım, aramızdaki sevgi bağını, dayanışma ruhunu
güçlendirelim. Birbirimizin kusur ve hatasını örtmeye ve telafi etmeye,
güzellikleri öne çıkarıp paylaşmaya çalışalım.
Kırgın gönülleri barıştıralım, ihtiraslarımızı
dizginleyip küçük menfaat çekişmelerinden uzak duralım, yüce dinimizin bizden
istediği kardeşlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, insanî ve ahlâkî
meziyetlerin yaygınlaş-masına gayret gösterelim.
Ülkemizde huzur ve barış içinde asırlardır birlikte
yaşamış insanlarımızı, birbirine düşman etmek için gündeme getirilen dini,
siyasi, kültürel ve etnik ayrılık ve farklılıkları değil ortaklaşa sahip
olduğumuz değerlerimizi yaşatalım ve güçlendirelim.
Aramızdaki sevgi-saygı bağını, dayanışma-kaynaşma ruhunu
pekiştirerek, kin ve düşmanlık duygularımı-zın bizi yönetmesine fırsat
vermeyerek hem insani ve dini hasletlerimizi, hem de toplum olarak birlik ve
bütünlüğümüzü, huzur ve esenliğimizi koruyalım. Yüce dinimizin bizden istediği
kardeşlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, insani ve ahlaki meziyetlerin
yaygınlaşmasına gayret gösterelim.
Masum bir insanın kanını dökmek, ALLAH katında beratının
önündeki en büyük engellerden biridir. Öyleyse gelin, kim adına ve ne maksatla
yapılırsa yapılsın savaş, terör ve şiddetin sona ermesi, açlık, sefalet ve
cehaletin yok olması, barış ve huzurun hakim olması için dua ve niyazda
bulunalım.
Her bir ferdin, özellikle de sorumlu ve yetkililerin bu
uğurda elinden gelen gayreti göstermesi gerektiğini bilelim ve anlatalım.
Bireyleri ve toplumları derinden sarsan sayısız
sorunların yaşandığı dünyamızda, insanlık onuruna yaraşır, aydınlık bir geleceğin
inşası ancak böyle bir ortak akıl ve çaba ile mümkün olabilir.