Bu mübarek gecelerde, yapacağımız tevbe, dua, niyaz ve istiğfarlarımızla ALLAH a yaklaşmaya ve kendimizi affettirmeye çalışmalıyız. Ayrıca bol bol ve manasını düşünerek Kur an-ı Kerim okumalı, kaza namazı kılmalı, kendimiz için, ailemiz için, milletimiz için ve bütün insanlık için ellerimizi yüce Rabbimize açıp dualar etmeliyiz. Bu gecelerde yapılacak ibadetlerin, verilecek sadakaların daha çok kabul edileceği inancımızı hatırlayarak ALLAH ın türlü nimetleri ile bizi sevindirdiği gibi bizler de birer yoksul aile bulup ihsan ve ikramlarla sevindirmeliyiz. Hastaları ziyaret etmeli, kimsesizlerin gönlünü almalı, büyüklerimize saygımızı küçüklerimize sevgimizi en uygun usül ve yolla mutlaka göstermeli ve bu, yüce İslâm dininin size ikramıdır demeliyiz. Bu gecelerde tevbe ve niyazlarımızla kurtulacağımız her türlü kötü davranışlarımızı bir kenara bırakmalı ve geleceğimizi de hiçbir kötü davranışın gölgelemesine müsaade etmemeliyiz. Bu mübarek gün, gece ve ayların birey ve toplum yaşantısında etkisi mutlaka görülmeli, büyüklerin gönülleri alınmalı, eş ve dostlarımızın hatırları sorulmalı, kimsesizler aranmalı, insanlara ikram edilmeli, yetimler gözetilmeli, yardıma muhtaç kimselere yardım edilmelidir. Özellikle de içinde yaşadığımız çok kültürlü toplumlarda, bu mübarek iklimi evimizde eş ve çocuklarımızla birlikte hissetmeliyiz. Aramızdaki olası kırgınlıklar ve dargınlıklar son bulmalı, hoşgörü ve bağışlayıcılığımız ön plana çıkarılmalıdır. Ve dahası ahlâklı olmaya ve düşünmeye, tefekküre önem verilmelidir. Bu mübarek üç aylara kavuşmak büyük bir nimettir. Çünkü geçen sene aramızda bulunan bir kısım akraba, dost ve ahbablarımız yoklar. Biz kendilerine ALLAH Teâlâ dan rahmet diliyoruz. Binaenaleyh, bu nimetin kıymetini bilip, ondan faydalanmamız gerekir. Mümkün mertebe oruç tutmaya gayret gösterelim. Bu ayları tamamen oruçlu geçiren Müslümanların sayısı pek çoktur. Resûl-i Kibriya (S.A.V.) Efendimiz Hazretleri de bu aylarda tutulan oruçların faziletinden sık sık bahsetmişler ve kendileri de bu aylarda daha fazla oruç tutmuşlardır.
Abdullah b. Abbas (R.A.): Receb ayında Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin: "Bu, artık orucu bırakmaz" deyinceye kadar çok oruç tuttuğunu, bazen de, "Bu artık oruç tutmaz" deyinceye kadar orucu terk ettiğini, (Müslim, Sıyam:179; Ebû Dâvud, Sıyam:56, İbn-i Mâce, Sıyam:30; Nesâi; Sıyam:34-70; Dârimi, Savm:33; A.b.Hanbel, 1/227, 231, 341, 301, 321, 326, 3/104, 179, 230) haber vermiştir. Bundan anlaşılıyor ki Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Receb ayında diğer aylara nazaran daha çok oruç tutmuştur. Ayrıca, Mucibe el-Bahiliyye nin babası veya amcasından rivayete göre, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, mübarek üç parmağını yumup açarak işaret edip: Haram, hürmet gösterilmesi gerekli olan aylardan bu kadar, yani üç gün oruç tut ve terket, buyurmuşlardır. (Ebû Dâvud, Sıyam:55) Görülüyor ki Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz haram aylarda oruç tutmayı teşvik etmişlerdir. Receb ayı da, o haram aylardan birisidir. Diğer haram aylar: Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: "Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH ın kitabında, ta gökleri ve yeri yarattığı günden beri oniki aydır. (Bilindiği gibi kamer yani ayın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına "kamerî aylar" denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu l-evvel, Rebîu l-ahir, Cemaziye l-evvel, Cemaziye l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce.) Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir." (Tevbe Sûresi: 36) Ebû Bekre (R.A.) den rivayete göre, veda haccında okuduğu hutbesinde: "Takvim düzeni açısından zaman, ALLAH ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki ilk durumuna dönmüştür. Artık sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. Bir de Cemaziye l-âhir ile Şaban arasında yer alan Müdar in Receb idir." (Buhari, Tefsir, sûre:9, bab:8; Bed ül l-Halk:2, Megazi:77, Edahi: 5, Tevhid:24; Müslim, Kasame:29; Ebû Davud, Menasik: 67, A. b. Hanbel, 4/37,73) buyuran Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz haram ayların: "Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb" ayları olduğunu belirtmiştir.