Günah keçileri

Abone Ol

Siyasi iktidardaki partinin hayli uzun devr-i iktidarı,

bir pişmanlıklar ve yanılgılar silsilesini de içinde barındırıyor. Tek taraflı

ve halkın belli bir algıya odaklanmasına oynayan bir güdümlü medya bu

pişmanlık ve yanılgıları başarı gibi göstermede önemli bir role sahiptir. Bu

güdümlü medya marifetiyle körleşen, sağırlaşan ve hiçbir şeye kafa yormaz hale

getirilen kamuoyu, maalesef bu pişmanlıkları ve yanılgıları da ne duyuyor, ne

görüyor, ne de umursuyor.

Dış politikadaki yanlışların ve fiyasko derecesindeki

başarısızlıkların, hatalı politikaların zımnen kabul edildiğini görüyoruz

artık. Zımnen kabul ediliyor ama hiç kime yanlış yaptık demiyor tabi.

Tasfiyesi gündemde olan veya tefe konan birileri kast edilerek X şahıs yanlış

yaptı deniyor mesela. Ve ardından çok ağır eleştiri ve suçlamalar geliyor peşi

sıra. Yani bir günah keçisi bulunamamış olsa veya birilerinin ayağının

kaydırılması söz konusu olmasa, o meseleyle ilgili yapılan yanlışlar söz

konusu edilmeyecek.

Tasfiye halindeki ve günah keçisi ilan edilmiş kişiler

olmasa, siyasi iktidar mensuplarının, misal Suriye meselesinde yanlış

yapıldığını düşündüklerini öğrenemeyecekti kamuoyu. Aslında buradaki durum

hayli ilginç. Yanlış yapıldığı dönemde sanki kendileri ortada yokmuş veya günah

keçisi ilan edilenler kendilerini kandırmış tavrı dolanıyor ortalarda. Böyle

bir şeyin mümkün olabileceğine inana bir kitle var maalesef.

Diyelim ki, Suriye konusunda X şahıs yanlışa sürükledi,

bataklığa sapladı vs kabul edelim. Peki Irak ın işgali, Libya nın işgali,

Kıbrıs ta Annan planından yana olma tavrı, AB ye üyelikteki manasız ısrar ve bu

uğurda müktesebata uyum çerçevesindeki tuhaf düzenlemeler (zinanın suç

olmaktan çıkarılması, domuzun kasaplık hayvan sayılması vb), İsrail le kamuoyu

önünde kriz görüntüsü verip ticarette rekor kırmalar ve şimdi de siyaseten sıkı

fıkı olmalar gibi meseleler kimin eseri o zaman Daha doğrusu, bu meselelerdeki

vahim yanlışların sorumluluğu için kimler günah keçisi olarak ilan edilecek

Bir de şöyle bir durum var. Bugün bir günah keçisi bulup

yapılan yanlışları kabul ettikleri meselelerle ilgili, o günlerde haklı

eleştiriler getirenlere yapıştırdıkları yaftalar ne olacak peki Yanlış

yaptık, hakka girdik, özür dileriz denecek mi mesela Tabii ki hayır. Yanlış

günah keçilerinin çünkü! Madem günah keçileri bu kadar etkin ise mühür kimin

elinde denmez mi o zaman

Aynı günah keçisi ilan etme meselesinin benzeri terörle

müzakerede de yaşanıyor. Dolmabahçe de mutabakat resmi verenler, sanki kendi

kafalarına göre hareket etmiş gibi günah keçisi ilan edilip safdışı

ediliyorlar. Bunun böyle olduğuna inanabilen bir kitle var çünkü. 

Benzer durumu geçtiğimiz aylarda önceki Merkez Bankası

Başkanı da yaşamıştı. Siyasi iktidar tarafından göreve getirilen ve iktidarın

ekonomi politikasını zerre şaşmadan uygulamaya çalışan Başkan, faiz lobisinin

adamı suçlamasına maruz kalmıştı. Güdümlü medyanın uzun süre hedefinde yer

alması da cabası olmuştu. Halbuki yaptığı şey, siyasi iktidarın faizci ve

rantiyeci ekonomi politikalarını idame ettirmekti!

Formül gayet basit ve her zaman da çalışıyor. Bir günah

keçisi bul, herhangi bir konuda suçu onun üzerine at, sorumluluktan kurtul!

Siyasi iktidarın ucuz popülizminin hitap ettiği bir kitlenin varlığını da

hesaba katınca her daim sonuç veriyor.

Bu toplum bunu hak etmiyor demeyi çok isterdik