Gümüşhanevi Tekkesinin son postnişinlerinden Hasib Efendi‘de Serez‘de doğmuş ve mübadeleye kadar Serez‘de Camii-i Atik‘te imamlık yapmıştır.
Asıl adı Hacı Abdullah Hasib Yardımcı olan Hasib Efendi, 1864 yılında Yunanistan‘ın Serez şehrinde dünyaya geldi. Orta tahsilini Serez Rüştiyesi‘nde tamamladıktan İstanbul gelerek Çarşamba‘daki Mahmud Ağa Medresesi‘nde tahsil hayatına devam etti. Burada 10 sene kaldıktan sonra 1893 yılında Tokatlı Hacı Şakir Efendi‘den müderrislik icazeti aldı. İcazet merasimine Gümüşhaneli Ahmed Ziyaüddin Efendi de davetli olarak katıldı. Nakşi şeyhi olan Sandıklı Hasan Efendi‘ye bağlanan Hasib Efendi, Arap Hoca‘dan ‘Tashîh-i Huruf", Hacı Nuri Efendi‘den de ‘İlm-i Kıraat‘ dersleri aldı. Ayrıca Hacı Nuri Efendi‘den kıraat icazeti aldı. Daha sonra Serez‘e tekrar dönen Hasib Efendi, Cami-i Atik‘te göreve başlayarak burada Buhari dersleri verdi. Çok sayıda talebe ve hafız yetiştirmiştir. 1924‘te mübadele ile İstanbul‘a yeniden gelen Hasib Efendi, Eyüp semtine yerleşir. Bu sırada Aziz Efendi ile Mehmed Zâhid Efendi ile tanışmış ve ilk şeyhi Hasan Hilmi Efendi‘nin vefatı üzerine, Gümüşhaneli Tekkesi‘nin postnişini olan Mustafa Feyzi Efendi‘ye intisab eder. 3‘ü kara, 2‘side deniz yolculuğu olmak üzere toplamda 5 defa hacca gitmiştir. Eşlerinin vefat etmesi üzerine tekrar evlenen Hasib Efendi‘nin 4 eşinden 17 çocuğu olmuştur. Prostat ameliyatı olan Hasib Efendi hastalığının son 3 ayında yatakta kaldığı için kıbleye dönük vaziyette yatıyordu. Çoğu zaman da gözlerini açmıyordu. Gözlerini açmamasının nedeni sorulan Hacı Aziz Efendi şu cevabı verir: "Hoca Efendi gözünü ahirete çevirdi, artık açmaz. Kendisi ahirete gitmek istiyor." Hasib Efendi 15 Mayıs 1949‘da cumartesiyi pazara bağlayan gece, saat 22.58‘de İstanbul‘daki evinde 85 yaşında Rahmet-i Rahman‘a kavuşmuştur. Hocaefendi‘nin kabri Edirnekapı Sakızağacı Şehitliği‘ndedir. Cenaze namazı Fatih Camii‘nde, Eyüp Sultan Camii‘nin o zamanki baş imamı Hacı Said Efendi tarafından kıldırılmıştır. Tabutu omuzlarda taşınarak Fatih Camii‘nden Edirnekapı‘daki ilk kabrine kadar götürülmüştür. Sonradan kabristandan E-5 çevre yolu geçeceği için kabir nakli yapılmış, halen Edirnekapı Sakızağacı Şehitliği‘nde Hacı Aziz Efendi ile yan yana yatmaktadır.
Şahsiyet
Hacı Hasib Efendi uzunca boylu, zayıfça, nur yüzlü, beyaz sakallı, çok yumuşak ve hilm sahibi mübarek bir zât idi.
İhvanının en olumsuz ve basit suallerini bile benimseyerek hilmle cevaplandırırdı. Çok yumuşak ve zarif konuşurlardı. Kelimeleri tane tane söyler ve sözün başında veya sonunda, genellikle kendi Rumeli şivesi ile ‘A be yahu‘ kelimesini çok kullanırdı.
Abdullah Hasib Efendi, Allah‘ın büyük bir veli kulu idi. Aynı zamanda kendisi bir Mürşid-i Kâmil olup, zamanının kutbu olduğuna da birçok kişi ittifak etmiştir.
Güşümhanevi derğahı
Gümüşhânevî Dergâhı, Nakşibendi tarikatının Halidiyye kolu olan dergâhtır. Şeyh Ahmed Ziyaüddin Efendi‘nin 1859‘da İstanbul, Cağaloğlu‘ndaki Fatma Sultan Camii‘nde ilk irşada başlaması sonrasında bu camiinin adı "Gümüşhanevi Dergahı / tekkesi" olarak anılmaya başladı. İstanbul‘da bulunan Gümüşhanevi Dergahı Milli İslamcılık akımının oluşumunu da tez olarak öne çıkarmıştır. 1950 sonrası Türk siyasal hayatında önemli roller üstlenen siyasetçiler bu tekkenin mürididir.
Şeyh Ahmed Ziyaüddin Efendi‘den sonra postnişine geçenler şöyle;
Kastamonulu Hasan Hilmi
Safranbolulu İsmâil Necâti
Ömer Ziyaüddin-i Dağıstânî
Tekirdağlı Mustafa Feyzi
Hacı Hasib Efendi
Abdülaziz Bekkine
Mehmed Zahid Kotku
Mahmud Esad Coşan