Gümüşhane seçim hatıraları

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Bu seçimlerde sefer görev emrimiz Gümüşhane iline çıktı. Kırk gün boyunca yoğun bir çalışma yapıldı. Bu çalışmalar esnasında karşılaşılan bazı garip olayları paylaşmak isterim. Torul ilçesinde esnaf ziyareti yapıyorduk. Akşam namazını kılmak için camiye girdik. İki kişi vardı. Selam verdikten sonra kendimi tanıttım. “Ben İsmail Hakkı Akkiraz, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Gümüşhane Milletvekili Adayı, sizleri tanıyalım” dedim. O beylerden birisi ben kendimi size caminin içinde tanıtamam, caminin dışında kim olduğumu söyleyebilirim. Garipsedim ve kendisine tanışma sünneti caminin içinde yapılmaz diye bir kural mı var Deyince “Siz kendinizi sıfatınızla tanıttınız, bu sıfatınızı söylemeseydiniz ben de kendimi tanıtabilirdim, bu sıfatınızı caminin içinde söylemenizi uygun bulmadığım için kendimi tanıtmıyorum dedi ve dışarıya çıktı. Biz namazı kıldık, bu zat dışarda bizi karşıladı, adını, soyadını ve yaptığı görevi söyledi. Bizim davranışımızın yanlış olduğunu, caminin içinde tanışırken siyasi sıfatların söylenmesinin uygun olmayacağını, hatta gençlerin ceketlerine taktığı saadet amblemiyle camiye girmelerinin doğru olmadığını söyledi. Aramızda tatsız bir diyalog yaşandı bu yüzden. Kimdir bu zat biliyor musunuz Bize, dinimizi doğru bir şekilde öğretmesi gereken kurumun ilçe temsilcisi. Bu zat, AKP milletvekili adayı ile caminin içinde karşılaşsa idi bize yaptıklarını ona da yapar mıydı

Yine resmi kuruluş ziyaretlerimiz kapsamında bir okulumuzu ziyaret ettik, okul müdürü beyefendi birisi, tanıştık. Kendisinin bize yabancı olmadığını ve Erbakan hocayı çok sevdiğini ifade etti. Öğretmelere teneffüste bir selam vermek istediğimizi söyleyince, kendilerine gelen bir yazı sebebiyle bunun mümkün olmadığını söyledi. Biz de makul karşıladık ve ayrıldık. Bu müdürü AKP’nin Kürtün’de yaptığı mitingde gördüm. Anlamlı değil mi

Bu seçimlerde en saldırgan kitle olarak, bir zamanlar ben de Milli Görüşçü idim, şu kadar çalıştım, bu kadar ter döktüm diyen ve şimdi AKP’nin taşıyıcı omurgasını oluşturan zümreyi gördüm. Bunların Saadet Partisi’ne olan düşmanlığı sınır tanımaz bir düşmanlığa dönüşmüş. Kürtün ilçesinde yaptığımız esnaf ziyareti esnasında yaşadığım olay beni çok etkiledi. Adama selam verdim ve kendimi tanıttım. Adam yüzüme bile bakmadan “siz bölücülük yapıyorsunuz, Siyonizm’e hizmet ediyorsunuz, AKP’yi bölüyorsunuz.” Adamla konuşmak istiyorum, ne mümkün. Anlaşılan adam, AKP’nin baş şeyi Şevki Yılmaz’ı çok dinlemiş. Bu tipler kendisini ziyaret eden misafirine bile nezaketini kaybetmiş kişiler. Rahmetli hocamızın “Sakallı Hüsnü” benzetmesi aklıma geldi. Bu kesimin hiçbir ölçüsü kalmamış, helali harama, hakkı batıla, hayrı şerre katmışlar, helak olmaya doğru koşuyorlar. Onlar geçmişte yaptıkları hizmetleri şer gayeler için malzeme yapıyorlar. Rabbimiz buyuruyor: HUCURAT 17: “Onlar İslam’a girdikleri için seni minnet altına sokuyorlar. De ki: Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın. Eğer doğru kimselerseniz bilesiniz ki, sizi imana erdirdiği için asıl Allah size lütufta bulunmuştur.”

MİLLİ GÖRÜŞE GÜLEN YÜZLER

Resmi Kurumları gezerken bir kuruluşumuzun müdürlüğünü yapan bir hanım efendiyle konuşuyoruz. Bana söylediği şu sözü önemsiyorum. “Beni ziyarete gelen adaylar arasında makul olanı söyleyen ve beni aydınlatan ve ne istediğini bilen bir tek sizi gördüm”

Konuştuğumuz her yüz kişiden yetmişi bu hanımefendi gibi düşünüyor. Bu, yüzde yemişlik kesim milletimizin Milli Görüşe gülen yüzünü oluşturuyor. Biz camilerde, dergâhlarda, camilere yakın çay ocaklarında hep Milli Görüşe asık suratlar gördük. Parklarda, sokaklarda, işyerlerinde, resmi dairelerde, okullarda, kafelerde, hep Milli Görüşe sıcak yüzler gördük. Tek gür ses İslam’ın sesidir ve zafer inanlarındır vesselam.