Gülü seven

Abone Ol

"Dünyada rahat yoktur" demişler. Herkesin bu dünyada arzu ve istekleri değişiktir. Herkes muradına ermek için kanuni veya kanunsuz yollara başvurmakta ve isteklerini elde etmeye çalışmakta.

Müslümanların isteği ise iki kattır. Hem bu dünyada iyilik ve güzelliklere kavuşmak hem de öbür dünyada cennete ulaşmak için çalışmakta.

Bu zorluğu göze almak her baba yiğidin yapacağı iş değildir.

Hem iyi ve güzel yaşayacaksın hem de Kur an ın kuralları dışına çıkmayacaksın.

Hem Hakkın haklarına uyacaksın, hem de halkın haklarını gözeteceksin.

İslam dışı hayat yaşayanların işi bu dünyada kolay. Haram-helal tanımadan, kul hakkı bilmeden nereden nasıl gelirse gelsin mantığıyla hareket etmekteler.

Onun için Mehmet Akif Ersoy merhum:

"Şehâmet dîni, gayret dîni ancak Müslümanlık tır;

Hakîkî Müslümanlık en büyük bir kahramanlıktır."

demiştir.

Dünyada ve ahrette en rezil olanlar, aslında Müslüman olmadıkları halde "Biz de Müslümanız" diyen münafıklardır.

Rabbimiz bin dört yüz yıl önce münafık insanların röntgen filmini bize gösteriveriyor. Münafıklar, Cami ile puthane arasında kalan ve ikisinden de yararlanmaya çalışırken ikisinden de mahrum kalanlardırlar. Münafıklar, iki sürü arasında gelip giden ve açlıkdan ölmeye mahkum kurtlardırlar.

Ankebut sûresi, ayet 10 da Rabbimiz şöyle haber verir: "İnsanlardan bir kısmı "Biz Allah a iman ettik" derler. Arkasından Allah yolunda bir eziyet gördüklerinde, insanların eziyetini Allah ın azabı gibi gördüler. Eğer Rabbinden bir yardım gelirse "Biz de sizinle beraberdik" derler. Allah herkesin göğüslerindekini en iyi bilen değil mi "

Bir yaz günü sevgili peygamberimiz, Tebuk seferine hazırlandığında Münafıklar, yolun uzunluğunu ve günlerin sıcaklığını ileri sürerek sefere katılmamışlardı. Rabbimiz "Onlara söyle, Cehennem ateşi daha sıcaktır" (Tevbe 82)

İyi ve güzel olan her şeyi kazanmak zor olduğu gibi, korumak da zordur. Can, canan, vatan bütün bunlar her an tehlikededir. Sahibi uyanık olmalıdır. Ya Cennet!

Bütün dünya, Cennetin bir gülüne değmez. Bu dünyada yeme, içme, giyme ve ev ihtiyaçlarımızı kazanmak için ne zahmetlere katlanıyoruz.

Cennete doğru koşanların önüne engeller çıkmasaydı bu ikiyüzlüler Müslüman dan önce Cennete varmaya çalışırlardı. Ama temiz yere temizler layık olduğundan yolda gidenler denenirler. İbrahim in önüne çıkan ateş, Yusuf un önüne çıkan hapishane ve kadın engeli bizim önümüze de çıkınca insanların eziyetini Allah ın azabı gibi görenler yoldan saparlar ve kafirler kervanına katılırlar.

Münafıkların, Müslümanlara neler söylediklerini de haber verir Kur an: "Siz, bize uyun, sizin günahınız bize olsun" derler. Aman ya Rabbi, bu sözler bugün de aynen söyleniyor.

Ankebut süresinin 12-13 üncü ayetlerinde herkes kendi günahını taşır dedikten sonra suç işlemeye öncülük edenlerin günahının iki kat olacağı, biri kendi günahı, diğeri de sebep olduğu günahın aynısı buna da yazılacağı ifade edilir.

Nisa suresinin 85 inci ayetinde iyi şeylere aracılık ve öncülük yapanın o iyilikten payını alacağını, kötülüğe aracılık ve öncülük yapanın da günahını alacağını haber verir.

Rabbin Cennetine doğru koşan Nuh, İbrahim, Lut, İshak, Ya kub, Şuayb, Hud, Salih aleyhisselamların hayatından örnekler vererek yar yolunda yorulmayanların menzili maksutlarına vardıklarını haber verir bu sürede.

Bülbül dikenden korkarsa gül koklayamaz.

Anne doğum sancısından korkarsa çocuk sevemez.

Çiftçi, serçeden korkarsa darı ekemez.

Müslüman da kafirden korkarak yolundan geri dönmez.

"Gülü seven dikenine katlanır"