Gülmek mi lâzım ağlamak mı?

Abone Ol

Diyorlar ki:

Türkiye kapıda bekletilecek bir ülke değildir!

Kim diyor bunu

Türkiye’de iktidar koltuklarında oturanlar diyor!

Kime diyorlar

Yıllardır kendilerini kapı önünde bekleten Avrupa

Birliği’ni oluşturan ülkelere diyorlar!

Türkiye ne kadar zamandır, kapıda bekletiliyor

Üç aşağı beş yukarı yarım asırdır bekletiliyor!

Ve bu sürenin son on yılı bugün iktidar koltuklarında

oturanlar döneminde geçmiş bulunuyor!

Siz on yıl kapıda bekleyeceksiniz, içeri girebilmek için

“verilmedik taviz” bırakmayacaksınız ve sonra da kalkıp “Türkiye kapıda

bekletilecek ülke değildir” diyeceksiniz!

İşte bu noktada, “Gülmek mi lâzım ağlamak mı”

kestiremiyoruz!

Bugün böyle konuşanlara belki de, “Sabah şerifler

hayrola” demek en güzeli! Belki de uzayıp giden bir “Günaydıııınnnn” demek

gerek!

Yahu sırf bu AB’nin gözüne girebilmek için zina suç

olmaktan çıkarılmadı mı

AB ülkelerinin gönlü kalmasın diye lanetli faiz çağın

realitesi ilan edilmedi mi

Yine onların beğenisini kazanabilmek uğruna hutbelerde

değişikliğe gidilip “Allah katında gerçek din İslâm’dır” ayetinin okunmasına

son verilmedi mi

Dinler arası diyalog masalı ile Avrupa Birliği

ülkelerinin takdiri kazanılmaya çalışılmadı mı

Bütün bunlar yapılacak ve yarım asır o kapının önünde tüketilecek

sonra kalkıp “Türkiye kapıda bekletilecek ülke değildir” diye sözümona Avrupa

Birliği’ne kafa tutulacak!

Böylesi bir durumda, “Uyan da balığa gidelim”

denilmesinin tam yeri ve zamanı değil mi

Evet, gülmek mi lâzım ağlamak mı bilemiyoruz ama yine de

Avrupa Birliği’ne karşı böyle sözler sarf edilmesinden memnuniyet duyuyoruz!

Muhtemelen “Zararın neresinden dönülse kârdır” diye

düşünüyor olmalıyız!

Dileriz son günlerde bu tür söylemlerle kamuoyunun

karşısında olanlar bu sözlerinin arkasında durur ve artık kapı önünde beklemeye

son verirler!

“Avrupa Birliği gibi bir Hıristiyan yapılanma içinde

bizim ne işimiz var ” diye düşünmenin tam vakti değil mi