Merhum Sakıp Sabancı yı hep sempatik bulurdum.
Tipik Anadolu insanıydı.
Konuşma biçimi, açıklamaları, hayatı boyunca kaybetmediği
Adana şivesiyle toplumda karşılığı olan bir isimdi, Sakıp Ağa. Konuşmaları
dikkatle takip edilen isimlerdendi. Bu sadece Türkiye nin en varlıklı
ailelerinden birinin lideri olmasıyla ilgili değildi elbette; Sabancı eğitime,
sosyal hayata, medyaya, sivil toplum kuruluşlarına ziyadesiyle ehemmiyet veren
ve bunun gereğini yerine getiren bir işadamıydı.
Hacı Ömer ve Sadıka Sabancı çiftinin ikinci çocuğuydu.
Çok genç yaşlarda, Bossa Un Fabrikası nda veznedarlıkla
iş hayatına başladı. Sırasıyla, Çiftlik Müdürü ve Bossa Tekstil İşletmesi
Müdürü oldu.
Babasının 1966 yılında vefatından sonra kurulan Sabancı
Holding in Yönetim Kurulu Başkanlığı na getirildi.
1957 yılında Türkan Civelek ile evlenen Sakıp Sabancı nın
Dilek, Metin ve Sevil adında üç çocuğu oldu.
Sakıp Ağa, 10 Nisan 2004 tarihinde vefat ettiğinde geride
koca bir Sabancı İmparatorluğu bıraktı.
***
Tüm bunları neden yazdım
Meşhur tabirle, Bayram değil, seyran değil eniştem beni
neden öptü dediğinizi duyar gibiyim.
Maruzatım, Sakıp Bey den sonra, Sabancı İmparatorluğu nun
başına geçen Güler Sabancı hanımefendiye;
Güler Hanım, önceki gün gurubunuza bağlı Enerji-Sa nın
Tufanbeyli Termik Santrali nin açılışı yapıldı. Hayırlı olsun.
Neredeyse günlük ulusal tüm gazetelere tam sayfa ilan
verdiniz.
Hatta ve hatta günlük 3-4 bin satan gazetelerde bile yer
aldı bu ilan.
Bir tek gazete hariç; Milli Gazete.
Merak ettim; yarım asırdır, ülke hakikatleri ve
gerçekleri ışığında yayın yapan, büyük bir camiayı temsil eden Milli Gazete ye
bu ilan neden verilmedi, acaba
LAİK DEĞİLİM!
Tarih; 20 Temmuz 1988
Türkiye Cumhuriyeti 46. Hükümeti nin Başbakanı Turgut
Özal, kutsal topraklara giderek hac farizasını yerine getirmek için hazırlık
yapar
Beklendiği gibi Özal o dönem büyük bir eleştiri
bombardımanına tutulur; Laik Türkiye Cumhuriyeti nin Başbakanı nasıl ihram
giyerek hac görevini yapabilir!
Ağırlıklı olarak Kemalist çevrelerden bu yollu ağır
eleştiriler alır, Turgut Özal.
Bu eleştirilerin ardı arkası kesilmeyince de; Özal
kestirip atar; Devlet laik, ben laik değilim!
Zamanın Başbakanı, Suudi Arabistan Kralı Fahd Bin
Abdülaziz in davetlisi olarak Kutsal Topraklar a gider ve hac farizasını
yerine getirir.
***
TBMM Başkanı İsmail Kahraman ın, Yeni Anayasa da Laiklik
yer almasın! düşüncesi neredeyse ülkede ilk gündem maddesi oldu.
Peki, sormak gerekmez mi
* Ülkede yatırım
ve istihdam adına bir adım mesafe kat edilemiyorsa, anayasada laiklik olsa ne
yazar olmasa ne yazar!
* Ülkede işsizlik
aldı başını gidiyorsa, anayasada laiklik olsa ne yazar olmasa ne yazar!
* Ülkede güvenlik diye bir şey kalmadıysa, insanlar
poşetlerden bile artık korkar hale geldiyse, anayasada laiklik olsa ne yazar
olmasa ne yazar!
* Ülkede ahlâk ve
maneviyat erozyonu son sürat devam ediyorsa, kimsenin kimseye sevgisi, saygısı
kalmadıysa, TV kanalları adeta kanalizasyon olduysa, anayasada laiklik olsa
ne yazar olmasa ne yazar!
* Komşularla
sıfır sorun politikasından, başımıza bombalar yağar hale gelmişsek, anayasada
laiklik olsa ne yazar olmasa ne yazar!
BAYKAL DAN BİR
İLK!
Bir kaset komplosuyla koltuğundan olan Deniz Baykal çok
konuşulacak ve tartışılacak bir açıklama yaptı.
Baykal, CNN Türk kanalında Ahmet Hakan Coşkun un
Tarafsız Bölge programında, konuklardan İsmail Saymaz ın sorusu üzerine
şunları söyledi:
Bu işi çözmek istiyorsanız sorarsınız başbakana,
yukarıdan aşağıya inin, aşağıdan yukarıya çıkmaya çalışmayın. Bir de Sayın
Kılıçdaroğlu na sorulsun. Çünkü o, başbakanın o kaseti seyrederken görüntüsünü
izlediğini söyledi. Gözlüğünü takıp diye anlattığı, gördüğünü iddia eden ana
muhalefet partisi başkanı var
***
Bugüne kadar neredeyse susan Baykal, kaset komplosuna
ilişkin Kılıçdaraoğlu lafını ilk kez dillendirdi.
Bu şu demek; CHP de işler biraz daha karışacak, yeni
dizayn yolda
Demedi deme İbrahim!
CHP NİN BAŞINA
YENİDEN BAYKAL MI
Bir ilginç not daha: Deniz Bey in önce, -bence
Hürriyet in hâlâ ve her şeye rağmen Genel Yayın Yönetmeni olan- Ertuğrul
Özkök le kahvaltıda bir araya gelmesi, ardından da CNN Türk te Ahmet Hakan ın
programına çıkması, Doğan Grubu nun tavrı bakımından son derece dikkat
çekici.
Lütfen hatırlayınız, kaset olayı ortaya çıktığında Baykal
önce istifa etmek istemedi. Zira Doğan Grubu, kaset haberini ilk saatlerde
görmedi, görmek istemedi. Ne zaman ki -o arada neler yaşandıysa- gruba bağlı
yayın organları kaset haberini görmeye başladı, işte o zaman Baykal çıktı ve
istifasını açıkladı.
NOT: Bugün, 29 Nisan 2016, Cuma 1)Emekliler hâlâ
sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim
diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana
verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi
döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa
bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!