Son 5-6 gündür medyanın bir bölümünde yazılanlar ve estirilen hava ile Abdullah Gülün Cumhurbaşkanılığına aday olmaması sağlanmaya çalışılıyor. Genellikle şartların bunu gerektirdiği, ülkenin geleceği için Gülün fedakarlık yapması gerektiği, Erdoğanı rahatlatmak için Gülün aday olmaması gibi gerekçeler ileri sürülüyor.
Halbuki seçimlerin ardından tam aksi bir hava esiyordu ve şimdilerde Gülün aday olmamasının faziletlerini(!) sıralayan gazete ve yazarlar o günlerde Abdullhah Gülün Cumhurbaşkanlığına kesin gözüyle bakıyorlardı. Hatta, MHPve DTPden yapılan açıklamalar, Muhsin Yazıcıoğlu ve Mesut Yılmazın sözlerinin ardından Gülün Cumhurbaşkanlığının önünde hiçbir engelin bulunmadığı, seçimlerde halkın böyle istediği, verdiği oylarla bunu işaret ettiği belirtiliyordu. Ne oldu ise oldu birden bire hava değişti. Daha önce yazdıkları sebebiyle Abdullah Güle, "Ortamı germe. Çekil" diyemedikleri için farklı bir strateji uygulamaya başladılar.
Haber ve yazılarda önce Gülün sırtı sıvazlanmakta, nefsi okşanmakta ardından da "Ülkesi kendisinden böyle zarif bir jesti bekliyor" denilmektedir.
Söz konusu olan ülke Türkiye ise bu ülkede halkın büyük bir bölümü Gülün Cumhurbaşkanlığını desteklediğini verdiği oylarla göstermiştir. Ortaya çıkan bu iradeyi bazıları içlerine sindiremeyebilir ama çıkan sonucun tartışılacak bir yanı yoktur. Başbakan Erdoğan mitinglerde Abdullah Gülü yanına alarak mağdur rolü oynamış milletimiz de bu mağduriyeti gidermek için seçimlerde AKPye yüklenmiştir. Dolayısıyle Ertuğrul Özkökün sözünü ettiği "Ülke"nin izaha ihtiyacı vardır. Olsa olsa bu ülkenin tümünü kapsayan bir değerlendirme değil bir takım çevrelerin tavır ve tutumu ile ilgili olabilir. Ne var ki Gülü çekilmeye zorlayanlar işin bu boyutunu dile getirmiyorlar, bir takım laf cambazlıklarının arkasına saklanıyorlar. Söz gelimi Özkök şunları yazıyor:
"Gül Cumhurbaşkanı olamaz mı
Kesinlikle olabilir.
Bu görevi iyi yapamaz mı
Kesinlikle yapabilir.
Bu mevkii haketmedi mi
Kesinlikle hak etti.."
Peki mademki bunlar yazılıyor ardından niçin Gül"den "Zarif bir jest yaparak" Cumhurbaşkanlığına aday olmaması isteniyor
Söylenmeyen/söylenemeyen nedir Kimler adına böyle bir talepte bulunuluyor
Eğer bazı çevreler ve güçler millet iradesi ile ortaya çıkan tabloyu içlerine sindirememiş, ille de kendi isteklerinin olmasını dayatıyorlarsa o zaman seçimlere ne gerek var
Bir başka husus ise millet iradesini savunmak ve arkasında durması gerekenler nasıl oluyor da kendileri bile inanmadıkları bir takım gerekçelerle kimin Cumhurbaşkanı olması gerektiği konusunda bir takım zorlamalara başvuruyorlar
Şahsen Gülü Cumhurbaşkanı adayı olmamaya zorlayan çevreler sadece kendi görüş ve düşüncelerini dillendirmediklerini düşünüyorum. Söyleyemedikleri şeyler var. Bu şeylerden birisi de seçimlerden önce ortaya çıkan eşinin başı örtülü bir kişiyi Köşke çıkarmamaya and içmiş bir grubun bu tavırını şimdide sürdürüyor olma ihtimalidir. Seçimlerin hemen ardından Mecliste temsil edilen diğer partilerin aksine CHPGenel Başkanı Baykalın milletten yediği şamara rağmen Gülün Cumhurbaşkanlığı konusunda önceki düşüncelerini koruduklarını açıklaması sanki yukarıda sözünü ettiğimiz çevrelerin ve gücün sözcülüğüne soyunmak gibiydi.
Bu noktada nasıl davranılacağına karar vermek elbette bizden çok Erdoğan ve Güle aittir ama bu ülkede hala sistem kendi kuralları içinde işleme imkanı bulamamışsa fazla söze hiç gerek yok diye düşünüyorum.