Dün Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ndeydim.
Ankara değil, İstanbul Tarabya (Huber) Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde düzenlenen ve sınırlı sayıda gazeteci ve misafirin iştirak ettiği toplantıya katıldım.
Size söz verdiğim üzere buradan izlenimlerimi aktarmak istiyorum;
* Toplantının konusu; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül hanımefendi hakkında neredeyse bir “külliyat” şeklinde basılan kitap serisini tanıtmak. Ev sahibi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Abdullah Gül’ün 7 yıllık görev süresindeki çalışmaları ve Çankaya hayatını anlatan 14 kitabı basına tanıttı. 3 kitap da yolda…
* Ayrıntı vermem gerekirse; Bu kitaplardan birisi, “ADIM ADIM GELECEĞE” ismini taşımakta ve Cumhurbaşkanı Gül ile eşi Hayrunnisa Gül’ün himayelerine aldıkları sosyal sorumluluk projelerini anlatıyor. Fotoğraflarla desteklenen kitap 195 sayfadan oluşuyor. 2007 ile 2014 yılları arasındaki faaliyetleri kapsıyor.
* Bir başkası, “İHTİMAM, ZARAFET, LEZZET”. 270 sayfadan oluşan kitapta devlet başkanlarından gençlere, öğretmenlerden büyükelçilere, sanatçılardan şehit yakınlarına kadar verilen davetler yer alıyor. Fotoğraflarla zenginleştirilen kitap, ilk kez Çankaya mutfağını halka açıyor. Mutfağın arka planını da gösteren kitap, davetlerden çiçek tanzimlerine, salonların tefrişinden menülere dahil edilen tariflere kadar tüm detayları ile yeniden şekillendirilen resmi davetlerin hikayesini anlatıyor.
* Benim en fazla dikkatimi çekenlerden biri, “ÇANKAYA’NIN HAZİNELERİ”. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde yürütülen porselen, seramik, cam, metal eşya, halı mobilya ve koleksiyonlarına yönelik kapsamlı envanter ve restorasyon çalışmalarını içeren kitapta, Çankaya’daki köşklerin tefrişatında kullanılan eserler arasından öne çıkanlar geçmişteki ve günümüzdeki sergilenmeyen fotoğraflar ve arşiv belgeleriyle birlikte sunuluyor. Kitap köşk hazinelerinin geleceğe aktarılması, restorasyon ilkelerinin sürdürülmesi tarihi ve sanatsal değerlerin canlı tutulmasını amaçlıyor. Çankaya’nın Hazineleri, Hayrunnisa Gül’ün himayesinde yürütülen çalışmalar sonucunda orijinal koleksiyonu ilk kez gözler önüne seriyor.
* Yeri gelmişken diğer kitapların isimlerini de sıralayayım; “Çankaya Köşkü’nün Değişen Yüzü”, “Tarabya Köşkü’nün Değişen Yüzü”, “Boğaziçi’nde Bir Bahçe”, “Çankaya Olmak”, “Çankaya Köşkü’nde Protokol”, “Müze Köşk”, “Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonu”, “Gelecek Yakın”, “Demokrasi ve Hukuk Yolunda”, “Global Perspektif”, “Diplomaside Erdemli Güç”, “Türkiye ve Dünyayı Yeniden Düşünmek”, “Edirne’den Ardahan’a Herkesin Cumhurbaşkanı”, “Türkiye’yi Dünyaya Taşımak”.
***
Adnan Öksüz, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen ile...
* Toplantıda biraz durgun gördüğüm Mustafa İsen, kitapların hazırlanmasında bir de tüyo verdi; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrunnisa Gül bu kitapların hazırlanmasında büyük katkı sunmuşlar. Şu cümleler Mustafa İsen’e ait: “Bu kitaplar, her aşamasında Beyefendi’yle, Hanımefendi’yle ilişki kurularak, görüşler alınarak ortaya çıkmış ürünlerdir.”
* Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Koordinatörü Kemal İlter’in Başkanlığında oluşturulan ekipçe hazırlanan kitaplar Çankaya’ya adeta ışık tutuyor.
***
* Çankaya Köşkü’nün “iki numarası”nı hazır bulmuşken gazeteciler “Cumhurbaşkanı Gül’ün bundan sonraki yol haritası” nı da sordular. Ama Mustafa bey “ser” verdi, “sır” vermedi, “Bugün sadece kitaplarla ilgili konuşacağım.” demekle yetindi.
***
Kimleri mi gördüm toplantıda
* Hürriyet’in kadim edebiyat yazarı Doğan Hızlan onca yaşına rağmen toplantıdaydı. Tarih profesörü İlber Ortaylı, Türkiye Gazetesi’nden Rahim Er, Star Gazetesi’nden ayrıldıktan sonra internethaber.com’da yazmaya başlayan Mustafa Akyol, epeydir görmediğim Mehmet Gündem, adı artık “ansiklopedi yazarlığı” ile anılan İhsan Işık da oradaydı.
* Cumhurbaşkanı Gül’ün yakın arkadaşı, kısa bir süre önce Star Gazetesi’nden Habertürk Gazetesi’ne transfer olan Fehmi Koru da Huber’deki yerini almıştı. Her gördüğünde yaptığı gibi yaptı, takılmadan edemedi Fehmi bey. Bilmem farkında mısınız, Fehmi Koru’nun önceki günkü yazısının son bölümü oldukça manidardı; Okuyalım siz karar verin;
“ Atandığı’ yolundaki yakıştırma için de vakit erken. MYK’dan çıkan kararı tek kişinin tercihine bağlayanlar, Davutoğlu’nu başbakanlığa taşıyacak esas kararın 27 Ağustos günü yapılacak Ak Parti kongresinde alınacağını herhalde biliyorlar. Kongrede yeni genel başkan için oy kullanacak delegeler verecekleri oyların partilerinin geleceğini belirleyeceğinden de hiç kuşkusuz haberdarlar.
Önlerine MYK tarafından aday’ olarak çıkarılmış olmasına bakmayarak özgür iradeleriyle bir başkası için de oy kullanabilir delegeler...
Kongreye delegeler hâkimdir; MYK tercihi istikametinde tavır alabilecekleri gibi, isterlerse gündemi değiştirebilir, kongre gününü daha sonraya da bırakabilirler...”
Pek konuşulmadı ama ortalığı fena karıştıracak satırlar, esasen. Peki, siz bu cümlelerden ne anlıyorsunuz
Bugün (27 Ağustos 2014) toplanacak olan AKP Olağanüstü Kongresi’nde sizce bu satırlar nasıl algılanır ve nasıl yankılanır Ben de merak içindeyim, doğrusu, bugün Kongrede neler olacak, neler yaşanacak
* Dikkatimi çeken bir başka husus, birkaç gazete dışında yazar olmamasıydı. TV muhabir ve kameramanların dışında çok kısır ve sınırlı bir katılım oldu. Programı düzenleyenler mi böyle istedi yoksa konjonktür sonucu mu böyle bir tablo oluştu, bilemiyorum
***
* Gül’ün Cumhurbaşkanlığındaki ekibi ne olacak Öteden beri tanıdığım bazı Köşk bürokratları ile bu konuyu da konuşma imkanı buldum.
* Gül’ün en yakın çalışma arkadaşlarından biri kulağıma, “Ben artık bağlasalar da Köşk’te durmam. Tayyip bey kendi ekibini getirecek, beklendiği gibi… Her kafadan bir ses çıkıyor, Çok sıkıldım. Beyefendi (Cumhurbaşkanı Gül) isterse bundan sonra da yanında kalmaya devam ederim. Veya yurtdışı bir görev…” dedi.
* Köşk bürokratları hakkında bir kulis bilgi daha… Başdanışman Ahmet Sever’in durumu da öyle sanıldığı gibi – Gül’ün yanında kalacak deniliyordu- net değilmiş. Her an her şey olabilirmiş…
***
Toplantıdan son bir not;
* Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrunnisa Gül, yarın düzenlenecek törenle Çankaya’dan ayrılacak. Tam da 28 Ağustos öncesi, 7 yıl boyunca köşk kapılarının ardında yaşananları anlatan kitaplar bence faydalı. Ama toplantıdan ayrılırken herkesin aklı aynı soru işaretine kilitlenmişti;
- Öyle ya, bu kitaplar direk kendilerini ilgilendirdiği halde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Hayrünnisa Gül çifti bu toplantıda neden yoktu
NOT: Bugün 27 Ağustos 2014, Çarşamba… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!