Güdümlü medya insanlığı saçıp savuruyor

Abone Ol

Yeryüzü savaşları artık çok yönlüdür. Bilim, teknik, sanayi savaş aracıdır. Savaşın mantığı, işleyişi ve tarzı iyice değişti.

Türkiye de sabah gözlerinizi açtığınızda, evinizde televizyonların sabah haber ve yorumları kuşatma altına alıyor. Evinden çıkan bu birey, akşamdan beri kuşatması altında olduğu, farkında olsun ya da olmasın zihninin iyice dolduğu kurulmuş, kurgulanmış bir tip olarak güne başlar. Eline tutuşturduğu bir gazetenin manşetlerine bakar, benzer, besleyici ve yönlendiricilikle varacağı yere gider. Masasına kurulur, tezgâhının başına geçer, işine koyulur Akşamdan beri depoladıklarını çevresindekilere yavaş yavaş anlatmaya başlar. Onlarla aynı dili konuşur. Aynı şeyleri paylaşır. İdeolojik farklılıklar olmadığı için, hangi kesime, katmana sahip olursa olsun ortak bir ruh içinde oldukları görülür. A partisi, b partisi, a takımı, b takımı fark etmiyor. Eğer birbirlerine düşman iseler bile aynı yöntem ve dil ile çekişirler.

Yabancılaşma en koyu dönemini yaşıyor. Bireyler yabancılaşmanın ve kendi olamamanın en alasını yaşıyorlar. Kanıksanmış bir toplum güdülmüş olmak kadar tehlikelidir. Geçen gün, yabancı bir radyoya verdiğim bir mülakatta, üzerinde durduğum, vurguladığım önemli bir konu var. Soru: "Müslümanlar Filistin e neden bu kadar duyarsızdırlar " idi. Aslında duyarlılık ve duyarsızlık bilinç ile doğrudan ilgilidir. İnsan bugün için bilinçsizliğin en koyusunu yaşıyor. Bilinci, duygusu, düşüncesi elinden alınmış, güdülen bir insanlıktan söz ediyoruz.

İnsanlık Filistin faciasını, dramını, vahşetini bir filmi seyrediyor gibi algılıyor. Bir sinemada gösterilen bir filmin etkisi salondan çıkıncaya kadardır. Ya da bir filmi izleyen bir izleyici, o anda gözyaşı da dökebilir, üzülebilir. Sinemadan çıktığı andan itibaren, soğukkanlılığına kavuşunca, yapımcısı, yönetmeni, oyuncusunun başarısı, rolü ve hatta maliyetini tartışmaya başlar. Bu oyunun gerçek oluşu yerli yerine oturunca etkisi de silinmeye başlar.

İnsanlık, Müslümanlar yaşanmakta olan Filistin dramını, faciasını, katliamını bir sinema filmi seyreder gibi yapıyor. Televizyonlardaki görüntüler bir zaman sonra etkisini yitirir. Zamanla artık bu gibi haberleri iyice kanıksadığından dikkatini bile çekmez.

Güdümlü medyanın amacı da insanlığı bu hâle sürüklemektir. Bunda da başarılı olmaktadır. İnsanların kendi kendileriyle sınavı çok incedir ve bunun farkına çoğu zaman varılamamaktadır. Medya güdümünde, yanlışı, doğruyu, güzeli, çirkini, iyiyi, kötüyü, faydalıyı, faydasızı, hayırlı olanı, olmayanı birbirinden ayırt etmede sağlıklı düşünemiyor.

Günümüz Müslümanlarının içinde bulunduğu durum çok daha vahimdir. Güdümün ötesinde bir psikoloji iledir. Güdülmüş olmakla birlikte sorumluluklarından kaçan, neme lazımcı, bananeci, sıradancı biri haline dönüştü. Ve artık amaçlanan seküler tipler oluverdiler. Filistin davasına sahip çıkmayış onları bir başka sürece itti. Öyle ki, bırakın Filistin davasını sahiplenmeyi insanlığı katleden, vahşilikleri ayyuka çıkan, Filistinli kadınların, çocukların, yaşlıların, mazlum halkın ahını duymazlıktan gelen ve hatta Yahudileri içten içe sahiplenen bir ruha dönüştüler. Zaten Siyonist Yahudi güdümlü medya kendi okurunu böyle yönlendirdiği gibi, artık İslâmî bir çizgi, taban ve köklerden gelenler de onlardan farklı düşünemiyorlar.

Bir zaman önce, birlikte yola çıktığımız biri, bir medya kuruluşunun başına geçtikten ve rengini, özünü, ruhunu yitirdikten sonra, bir çok ünlü İslâmcı medya mensuplarıyla birlikte İsrail in davetine katılıp, brife edildikten sonra, Golan tepelerinde İsrail tanklarının gölgesinde, Filistin e bakarak namaz kılmakla övünmüştü. Evet, tıpkı böyle. Ne yazık ki, medyamız artık farklı bir gözle dünyaya bakıyor. Yıllar yılı oluşturulan okur, yetiştirilen insanlarımız belli bir yere geldikten sonra, şu anda güdümlü medyaya teslim edilerek onların ruhlarıyla emzirilmektedirler. Yılların emekleri boşa yönlendiriliyor ve ondan dünyalıklar devşiriliyor.

Ne yazık ki, bilinç oluşturan medyamız bir elin parmaklarını geçmiyor. Herkes bir hesap ve bir çıkar ve bir dünyalık peşinde.