Güçlünün yanında yer almalıymışız!

Abone Ol

İlk duyduğumuzda kulaklarımıza inanamadık!

Çok sevdiğimiz ve değer verdiğimiz bir dostumuz yeniden şekillenen dünyada bir yer sahibi olabilmemiz için "Güçlünün yanında yer almamız" gerektiğini savunuyordu!

Hem de öylesine can-u gönülden savunuyordu ki, sanırsınız karşımızda yakından tanıdığımız samimi bir Müslüman değil de her türlü hesabını bu dünyaya göre yapan materyalist biri var! "Sen ne diyorsun yahu" dedik!

Hemen savunmaya geçti:

"Güçlünün yanında yer almazsak eziliyoruz! Ezilmemek için güçlünün yanında saf tutmalıyız! Başka türlü ne ayakta kalabiliriz ne hayatta!"

Sen kalk yıllarca güçlünün değil haklının yani Hakk ın yanında yer almanın gerektiğini savun, sonra da çok yakından tanıyıp sevdiğin bir dostundan böyle kelamlar işit!

Sonra inanabilirsen kulaklarına inan ve "Sen ne diyorsun yahu" diye isyan etme!

Bu mantıktan yola çıktığınız zaman elbette Bush un yanında saf tutmak kaçınılmaz hale gelir!

Bu mantıkla hareket ettiğiniz zaman elbette İsrail le beraber hareket etmek elzem olur!

Bu mantığın tutsağı haline gelmişseniz elbette Avrupa Birliğinden başka kurtuluş kapısı kalmamıştır!

Ve bu mantık doğru ise gelmiş geçmiş bütün Peygamberler büyük gaflet göstermişler demektir!

Ne Hazreti Musa nın Firavun a karşı verdiği mücadelenin bir anlamı vardır, ne Hazreti İsa nın devrinin zalimlerine karşı direnmesinin bir manası vardır ve ne de Sevgili Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed in (SAV) Ebu Cehil ve Ebu Leheb e açtığı savaşın izahı yapılabilir!

Çünkü hepsi devirlerinin güçlüleri yanında yer almak varken Hakk ın yanında almışlar ve Hakk-Batıl mücadelesinde üzerlerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmişlerdir!

Hiçbiri güçlünün yanında yer almadığı için ezilip gitmemiştir!

Yani dostumuzun korktuğu gibi yok olmamışlardır!

Hakk ile Batıl arasındaki mücadele ilk insanla başlayıp son insana kadar sürecek bir mücadele değil midir O halde bizlere ne oluyor da; ezilmeyelim diye, ayakta kalalım diye, hayatta kalalım diye güçlünün yanında yer almamızın gerektiğini düşünebiliyoruz

O dostumuza şunları hatırlatmadan edemedik:

Esas yok oluş, esas ayakta ve hayatta kalamayış güçlüye teslimiyet ile başlar! Ezilmeyelim diye teslim bayrağını çekenlerin bir süre sonra ne adları kalır ortalıkta ne sanları!

Ama güçlüye karşı Hakk ın yanında yer alanlar, saf tutanlar ve mücadele verenler ne kadar eziyet görürlerse görsünler sonunda mutlak galibiyete ulaşırlar! Zafer güçlüye karşı direnenlerindir, teslim olanların değil!

Güçlünün yanında yer alma düşüncesi bize hep şirk kokusu vermiştir!

Yüce Rabbimize sığınmak dururken farklı güçlerden medet ummanın başka ne anlamı olabilir ki