Güçlünün her durumda haklı olduğu bir dünyada yaşamak!..

Abone Ol

Güçlünün her durumda haklı olduğu bir dünyada yaşamanın

zulmün hakim olduğu bir dünyada yaşamak anlamına geldiğini hatırlatmaya bile

gerek yok sanırım. Çünkü, güçlüler kendilerinin haklı olduklarını ispata bile

gerek duymadan istedikleri gibi hareket etmeye başladıklarında bilinmelidir ki,

zayıflar arasında  yalakalığa ve yağcılığa

soyunurlar çoğalır.Böylece güçlülerden elde edecekleri bir takım imkanlarla ya

makamlarını korumaya ya da hayatta kalmaya çalışırlar. Güçlülerin son sözü

söylediği bir dünya adaletin ve hakkın değil,haksızlığın geçerli olduğu bir

dünyadır.

Lafı uzatmadan esas konuya geçmek istiyorum.Güçlüler

tarafından adeta bir put gibi takdim edilen demokrasi bile duruma göre farklı

anlamlar ifade eder.Söz gelimi kendilerini yer yüzünde demokrasinin hakim

olmasını sağlamakla görevli kılanlar bir yandan demokrasiyi hakim kılmak

iddiası ile bazı ülkelere müdahale ve işgal etme hakkını kendilerinde bulurken,

çıkarlarına hizmet eden, bazı ülkelerin işgalini finanse eden ülkelerin tek

adam yada bir aile tarafından yönetiminde olması onları hiç ilgilendirmez. Bu

ülkelerde demokrasiyi yerleştirmek akıllarına pek gelmez.Daha önceki bir

yazımda bazı ülkelerin Mısır da darbecilere finansal destek sağladığına, Irak ı

işgal edenlerin bu yolda harcadığı parayı fazlası ile ödeyenlerin yine aynı

ülkeler olduğuna, şimdide Suriye ye müdahale için hazırlanan ABD nin

masraflarını aynı ülkelerin karşılayacağı ABD Dışişleri Bakanı Kerry tarafından

açıklandı.

ABD ve İngiltere Dışişleri Bakanlarının dün

gerçekleştirdiği ortak  basın

toplantısını izlerken kendilerini güçlü görenlerin Suriye ye müdahale konusunda

dünyayı ikna etmek gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını gördük.Gazetecilerin

elde var olduğu ileri sürülen delillerin sıhhati konusunda sorularına özellikle

ABD Dışişleri Bakanı yarım saati aşkın verdiği cevapta lafı döndürdü dolaştırdı

sadece ellerinde yeterli bilgi (kanıt değil) olduğunu söylemekle yetindi.Hemen belirteyim ki,Kerry nin Suriye de

kimyasal silah kullanımı konusunda söyledikleri de ikna edici değildi.Sergilediği üslup, Bizim kimseyi ikna

etmek gibi niyetimiz yok şeklindeydi.Kısacası güçlü olmanın verdiği, Ben

istediğimi yaparım,kimseye de hesap vermek durumunda değilim havasındaydı.

Kaldı ki,Kerry, ortak basın toplantısında bir kez

daha,Suriye ye müdahalenin sınırlı ve kısa süreli olacağını,Esad ı devirmek

niyetinde olmadıklarını vurguladı.Elbette bu konuşmayı dinleyenlerin ABD ye

şartlanmış değillerse akıllarına gelen ilk soru, Madem 100 bin kişinin katili

Esad koltuğunu koruyacak, o zaman niçin müdahale edeceksiniz

oldu.Kısacası,Irak ve Afganistan da olduğu gibi Suriye de de oyun içinde oyun

sergileniyor ve bu oyunun aktörlerinden biriside katil Esad görünüyor.Bu vesile

ile bir kez daha görüldü ki dünya jandarmalığına soyunmuş olan ABD ve

yandaşlarının derdi kesinlikle yeryüzünde demokrasiyi hakim kılmak değil,kendilerine

bağlı,onların çıkarlarını koruyacak yönetimler oluşturmak.Eğer,düne kadar

kendilerine bağlı ve onların gösterdiği yolda yürüyen diktatörlerden bazıları

kendi başlarına hareket etmeye kalkışacak olursa o zaman sömürgecilerin aklına

demokrasi geliyor.Kısacası yer yüzünde Haçlı-Siyonist ortak yapımı bir

demokrasi oyunu sergileniyor.Öyle ki oyunu sergileyenlerin demokrasiden

anladığı ile dünyaya empoze etmeye çalıştıkları demokrasi birbirinden çok

farklı.Daha doğrusu güçlüler için onların çıkarlarına çomak sokulmadığı sürece

demokrasi olmazsa olmaz bir rejim değil.Böyle olmasaydı Mısır da askeri darbe

ile demokratik bir rejime son verilmesine demokrasi sevdalısı(!) ABD ve

ortakları destek verirler miydi Öyle olmasaydı,Ortadoğu söz konusu olduğunda demokratikleştirme

konusunda akla sadece Irak ve Libya gelir miydi Bölgemizde daha pek çok krallık

yönetimi varken neden sadece İsrail e komşu ülkelerde demokrasiyi koruma adına

müdahale gündeme gelir Neden bir ülke demokrasiyi korumak iddiası ile işgal edilirken

bir başka ülkede darbe yaptırılarak halkın seçtikleri hapislere

atılır,darbecilerin binlerce insanı katletmesi karşısında sessiz kalınır Neden

Esad iki yılı aşkın süreden beri 100 bini aşkın insanı katletmişken sessiz

kalınırda şimdi birden bire kimyasal silah akla gelir