Otuz yıl içerisinde dünyada yaşanan baş döndürücü gelişmeler, üçyüz yıl içerisinde yaşanan
gelişmelerle eşdeğer boyuttadır. Bunun sonucu olarak, bugün sadece Asya
ülkelerinde bozulan dengeler yüzünden
yaklaşık besyüz elli milyon kişi düşük
yaşam standartlarına doğru dörtnala sürüklenmektedir. Bu rakam çok hızlı bir
artış göstermektedir. Bunun en büyük nedeni ise, kolonyal zihniyetli güçlerin
hâlâ üçüncü dünya ülkelerini ekonomik olarak domine etmeye devam etmelerinden
kaynaklanmaktadır.
Avrupa Birliği ve ABD, bu sömürü sonucunda iç
bünyelerindeki çatışmaların sınırlarını kendi topraklarından uzaklaştırmış ve
sömürmeye devam ettikleri ülkelerin topraklarına doğru yaymıştır. Su anda
dünyanın büyük çoğunluğu barışı tesis edebilmek için caba gösterirken, gün
batımı (sun set) olarak ifade edilen karanlık güçlerin bu ülkelerdeki ayrılıkçı
güçlere yönelik gizli silah ticareti ise sorunların boyutlarını ortaya koymak
için önem arz etmektedir.
Bugün Türkiye nin yanı başında yer alan Yunanistan,
ekonomik çöküşe (totter) gitmemek ve diğer Avrupa Birliği ülkelerinde de bunun
domino etkisi yaratmamak adına büyük çaba gösterilirken, benzer çabaların
Türkiye gibi ülkeler için gösterilmemesi aslında garipsenecek bir durumdur.
Aksine; bu ülkelerdeki sorunların derinleştirilmesi için büyük bir çabanın
varlığı söz konusudur.
1648 de akdedilen Westphalia Anlaşması ile ulus devlet
kavramı ortaya cıktı. Bu kavram sonucu olarak, aralarında Osmanlı Devleti nin
de yer aldığı ve Batı için büyük tehlike oluşturan devletler birer birer
elimine edildi. Simdi ise Bati, Westphalia`nin aksine bir tutumla ulus devlet
ötesi birleşme ve bütünleşme içerisine girerken; Türkiye gibi Osmanlı bakiyesi
üzerine kurulmuş ulus devletlerden yeni yeni ulus devletçikler çıkarılmaya
çalışılmaktadır.
Bölgemizdeki jeopolitik sorunları çözmek için aslında
dünyanın yeniden keşfedilmesine hiç gerek yoktur. Bati, 1944 Bretton Woods anlaşması
ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı vasıtasıyla kendi ve diğerleri (The West and
the Rest) arasındaki `Uluslararası Para Sistemi` (International Monetary
System) ve Birleşmiş Milletler) vasıtasıyla global ölçekli bir sömürü düzenini
tek taraflı ve yanlı olarak islemeye devam etmektedir.
ABD eski Başkanı Bill Clinton`un 2003`te Yale
Üniversitesi nde yaptığı konuşmada;`gücü elde etmek, hürriyet ve egemenliği
kontrol altında tutmak ülkenizin geleceği için önem oluşturmaktadır. Buna
karşılık, eğer kural, davranış ve ortaklıklar içerisinde bir dünyada yaşamak
isterseniz o vakit dünyada, askeri,
ekonomik ve siyasi bir güç olamazsınız.` Bu anlayış şu anda Batı nin dünyadaki tüm paradigmalara karsı bir meydan
okumaya ve gücü tek çözüm yolu olarak görmesinin ana eksenli nedenlerinin
basında gelmektedir.
Güç merkezli çözüm yerine, adalet merkezli bir çözüm
ortaya koyamadıktan sonra, siyasi, ekonomik ve askeri sorunların üstesinden
gelmenin hiç bir önemi yoktur.
Çözüm için, PKK dan silah bırakma isteğine yönelik çağrının
arkasında da bu nedenler vardır. PKK, Batı nin tek çözüm yolu olarak gördüğü
`güç` odağını local menzide manupule edip, kullanarak amacına ulaşmaya
çalışmaktadır. AKP Hükümeti nin PKK`ya yönelik `silah bırakma` konusundaki
çağrısı da bunun bir yansıması niteliğindedir.