Gözüne, dizine dursun bacımın başörtüsü!

Abone Ol

Herkesi kucaklaması gereken sanatçılar ne hikmetse, başörtüsü düşmanlığını katıldıkları televizyon programlarında kusmaktan vazgeçmiyorlar. Balçiçek İlter in Söz Sende programına konuk olan ve canlı yayında başörtüsü ile ilgili görüşlerini açıklayan tiyatrocu Serra Yılmaz; başörtülü birini görmenin kendisini çok rahatsız ettiğini belirterek Başörtülülerden korkuyorum. Geçen hastanede karşılaştım. Öcü gibi geldi, korktum dedi. Ey benim başörtülü güzel kardeşlerim sakın Serra Yılmazın karşısına çıkmayın (!) ölür de bizden bilirler (!). Mehmet Akif başörtüsü düşmanlarına ne güzel cevap vermiş: "Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne,

Acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne." Serra Yılmaz! Senin dinin sana, benim dinim bana. Ben senin dinine bir şey diyor muyum Hıristiyan rahibelerinin de başörtüsü taktığının farkında değil misin

Gel de isyan etme! Birileri bacımın başörtüsünü istiyor! Bilmezler mi Başörtü bacımın, yitik sevdasıdır, onuru şerefidir. Kendisi tiyatro sahnesine çıktığında, seyircilerin arasında bir başörtülü olunca korkup, sahneye çıkmıyor mu Bu sözlerinden ben bunu anlıyorum. Yoksa o da diğer sanatçılar gibi dini unsurlara saldırarak prim mi kazanmak istiyor! On yıldır iktidarda olan ve kendine muhafazakâr demokrat diyen bir siyasi parti olan AKP döneminde neden hâlâ başörtüsü sorunu devam etmektedir Başörtüsü ile ilgili yasa çıkmamasının nedeni; CNN Türkte Enver Ayseverin sunduğu Aykırı Sorular programında, AKP kurucu üyesi yazar Ayşe Böhürlerin sözlerinde saklı. Ayşe Böhürler diyor ki: "Hükümetin İslami bir oluşum olmadığını, dindar insanların iktidarda olduğu bir hükümet olduğunu" söyledi. Bundan şunu mu anlamamız gerekmektedir! AK Parti olarak İslami düşünceye sahip değildir. Şimdiye kadar İslam adına bir şeyler olmuşsa; başbakanın dindar oluşundandır."

O zaman; dini hassasiyete sahip bir Başbakan ve bakanlar kurulu olarak bu sorunun ortadan kalkması için neden bir yasa tasarısı meclise getirilmiyor Merhum Özalın başbakan olduğu dönemde, Milli Görüş Lideri Merhum Erbakan: "Başörtüsüyle alakalı bir yasa çıkarın, siz iktidardan inince gelen iktidar yine yasaklayacak" demişti. Öylede oldu! Gün geçmiyor ki, medyada bir başörtü haberi okumayalım. Daha önce resmi dairelerde problem yaşayan başörtülü kızlarımız, şimdi ise özel sektörde sıkıntı yaşamaktalar. Neden bitmiyor yâ da bitemiyor

19 Eylül tarihinde Serbest İnşaat Mühendisliği belgesi almak için İMO Bursa Şubesine başvurduğunu söyleyen Yüksek İnşaat Mühendisi Nurten Topaloğlu. belgelerin Ankaradaki TMMOB genel merkezinden verildiğini, oda aracılığıyla evraklarının Ankaraya gittiğini, Ankara genel merkezden kendisine telefon aracılığıyla gelen "başörtülü fotoğrafınızdan dolayı evraklarınızı kabul edemiyoruz" cevabının kendisini şok ettiğini belirtti. Bu ne menem din düşmanlığıdır İnşaatı, projeyi başörtüsü mü yapacak Bu bir negatif ayrımcılık değil mi Film piyasası sabataistlerin elinde olduğundan, yıllardır, Türk filmlerinde başörtülü insanları hizmetçi şeklinde göstererek, başörtü düşmanlığı yaptılar. Bu filmleri izleyen bacılarımızda, başörtüsü takınca küçük düşeceği kanaati hâsıl olduğundan dinden uzaklaştı. 21.yüzyılda insanların artık bunlarla uğraşmaması gerekiyor. TMMOB başörtüsü yasağıyla mı gündeme gelmeliydi Neden bu kurum ülkemin kalkınması için oluşturduğu projelerle gündemde değil

Bıktık artık başörtüsü yazıları yazmaya fakat onlar hakaret etmekten bıkmadılar. Zevk alır hale geldiler! Adeta tatmin oluyorlar saldırmaktan, küfretmekten. Halkımın hassasiyetlerine saldıran hangi sanatçı, yazar, kurum ve kuruluşlar olursa olsun, şahsım adına boykot edeceğim! Ya siz!

RANT ŞAHANE KENTSEL DÖNÜŞÜM BAHANE!

Çarpık şehirleşmeyi önlemek, yeşil alanların çoğaltılması ve insanlara yaşam alanları açmak, belediyelerin öncelikli görevleri arasındadır. Yaşamış olduğum İstanbul ili Eyüp ilçesinde gelin görün ki, gecekondu iken daha fazla yeşil alan varken, yapılan apartmanlar sonrası yeşil alanların ortadan kalktığını görmekteyiz.

Otopark sorununu ortadan kaldırmak için yeni binaların altına otopark yapılması gerekirken, belediye ben yapacağım otoparkı deyip yüzde 25 otopark ücreti almaktadır. Belediyenin öncelikle otopark alanlarını belirlemesi ve o belirlemiş olduğu alanlara yakın yerlerde bu parayı alması gerekmektedir. Kot farkı altında daha fazla daire yapılmaktadır. Bu da daha fazla göç demektir. Hükümetin görevlerinden biri göçü önlemek değil midir Daha yüksek bina daha fazla risk demek değil midir Bu kontrolsüz güç AKP belediyelerinin sonu olabilir. Bakanlığını bu konuda somut adımlar atarak kentsel dönüşümün rantsal dönüşüme çevrilmesini önlemesi gerekmektedir. Bu konunun takipçisi olacağım! Pek yakında daha büyük bir araştırmayla, okuyucularımın karşısına çıkacağım!

TEŞEKKÜR!

Sinop iline yapmış olduğum ziyarette beni ağırlayan, evinde misafir eden, her türlü çalışmalarda destek veren, Dikmen ilçesi için mücadeleye hazır olan Muhterem ağabeyim Hüseyin ÜNLÜTÜRK ve muhterem eşi Necla hanımefendiye, Dikmen ilçesinde yapmış olduğumuz çalışmalara iştirak eden Saadet Partisi İl Başkanı Cavit ÜÇÜNCÜOĞLU ve İlçe Başkanı Kerim hocaya teşekkür ederim. Sizler ne güzel insanlarsınız!

Sinop Dernekleri Federasyonunun düzenlediği kaynaşma toplantısına beni davet eden Dikmen ilçesi Dernek başkanı Ahmet Kalafat ve Federasyon Başkanı Av. Timuçin Oğuz beyefendiye teşekkür ederim.