Gözden kaçanlar!

Abone Ol

Bir takım düşünün, oynadığı ligin defalarca şampiyonu olmuş. Ezeli rakipleri var ve 3 Büyükler diye anılıyor. Taraftarları o ülkenin sınırlarını aşmış. Yönetimi taraftarlarının ve sporseverlerin büyük desteğini alarak koltuğa oturmuş. Teknik patronu o takımda futbolcu olarak da görev yapmış ve birçok başarılara adını yazdırmış.

O teknik adam Anadolu kulüplerinde görev yaparken o kulüpleri adeta bir dantel gibi işleyerek meydana çıkarmış ve zirve takımı yapmış. Bu yüzden de genç teknik adamların kabul görmelerini sağlayan başarılı bir örnek olmuş. Ve yönetim şampiyon yapacak adam olarak içimizden biri olarak takımın başına getirmiş. Şampiyonluk için de tüm prensiplerini ayaklar altına alarak, istediği transferleri takıma kazandırmış. Ara transfer döneminde kadroyu daha da güçlendirmiş. Diğer ezeli rakipleriyle şampiyonluk için yerini almış. Kendi evindeki yılları getirmiş olduğu serileri bir bir yitirerek istediği sonuçları alamamasına rağmen, deplasmanda ve de büyük krizlerin yaşandığı virajlarda iyi futbol güzel skorlar o takımı yarışta tutmuş.

Ve o ligde şampiyonluk yarışında telafisi olmayan haftalara girilmiş…

Diğer yandan bir başka takım düşünün, 11 hafta (9 mağlubiyet-2 beraberlik) galip gelememiş. 4 teknik adam değiştirmiş. Bir elin parmaklarını geçmeyen maçlar haricinde 2 gol sevinci yaşamamış. Ve haliyle ligin dibine demir atmış…

Bu iki takım Saraçoğlu Stadı’nda karşı karşıya gelmiş. Sizce kim yener? Tabi ki şampiyonluğa hasret, 2-3 yıldır direkten dönen Fenerbahçe yener değil mi? Hayır öyle olmadı. “Fazla atmasalar bari” diyerek gelen ve büyük bir krizin içinde olan Gençlerbirliği galip geldi. Bu maça ve de bu sezona bir anlam vermiş değilim.

Eğer Fenerbahçe, lig sonuncusu bir takımı bırakın galip gelmeyi, farklı yenemiyor ise, yani sürklase edemiyor ise, o kulüpte şampiyonluğa giden bir takım havası yok demektir. Bunun başkaca bir anlamı yoktur.

Gözden kaçan bir konu var. Szalai ile Pelkas ikilisini nereye koyarsanız koyun sırıtmazlar. Fakat ikisinin de yeri belli. Stoper ve forvet arkası. Önlü arkalı ikisinden verim alırsınız. Özil yok neden Pelkas forvet arkası oynamadı? Erol hocam Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Sadece Pelkas’ı soldan alıp merkeze koyacaktın iş bitecekti.

Bir de Fenerbahçe camiasına kendi rakiplerine odaklanmalarını tavsiye ederim. Çünkü konsantre ve odaklanma problemi de çok açık belli oluyor.

Fenerbahçe ile Galatasaray kötü bir futbol oynayabilirler. Fakat bundan dolayı, hakemler adaletsiz, kötü ve de hatalı maç yönetemezler. Bunu cebe koyalım. Şampiyonluğa oynayan 3 Büyük takım var. Beşiktaş kaliteli futbol oynuyor, Galatasaray ve Fenerbahçe istikrarsız sonuçlar alıyor demek hakemlerin ve de MHK’nın maçın gidişatını etkileyen hatalarının üstünü örtmez.

Bu arada Erol Bulut’un çizgiler bize farklı çiziliyor, Fatih Terim’in A. Gücü daha önce bir kişi eksik kalmalıydı ve uzatma dakikaları az oynatıldı demeçleri de mağlubiyetlere mazeret sayılmaz.

Beşiktaş ve de Sergen Yalçın henüz hakemler veya MHK için kriz geçirip maç sonrasında demeçler vermedi. Sadece şampiyonluk yarışında yer alan ezeli rakiplerin hakem ve VAR’dan şikâyetçi olmaları üzerine, bunun telafisini Beşiktaş’ın önünü kesmemeleri için bir bildirge yayınladı. Hani ne olur ne olmaz hesabı. Ghezzal-Atiba-Aboubakar üçlüsüne Joseph De Souza da katıldı. Larin katkı yapmaya başladı. Gerçekten de Beşiktaş’ın maçları üst düzey maçlar oluyor. Rakipleri de kaliteye katkı yapıyor. 6 da 6 yaptı. Ve Fenerbahçe için hayati önem taşıyan derbide sarı-lacivertlileri konuk edecek.

Gözden kaçan bir başka not ise Gençlerbirliği’nin bu Beşiktaş’ı da Dolmabahçe’de yenmiş olmasıdır. Fenerbahçe maçında övgü ile bahsedilen stoper Arda, Beşiktaş karşısında yedek kulübesinde oturmuş. İlginç!

Galatasaray yönetimi, Belhanda’nın sözleşmesini tek taraflı feshetmekle büyük bir risk aldı. Fatih Terim’in onayı alınmadı gibi görünüyor. Bu durum Galatasaray’ı kâğıt üzerinde şampiyonluk yarışında devre dışı bırakır. Fakat Terim ve Belhanda’nın gidişiyle takımda yer açılan Feghouli faktörü eğer önceki yıllarda yaptıkları gözden kaçırılmadıysa bu durumu değiştirebilir. Belhanda’nın gidişi takım için bir eksik sayılmaz. İdari açıdan oyuncular, teknik heyet ve yönetimi açmaza sürükleyebilir o kadar. Falcao ve Mustafa ikili forvet oynayabilir. Tabi ki 4’lü zincirleme savunmanın tandem oyuncuları ve orta sahadaki 4’lünün merkezindeki 2’li doğru isimlerden oluşturulmalıdır.

Trabzonspor ise, Abdullah Avcı ile ligi kurtarmanın tebessümü ve kasketiyle sezon sonuna eksik aksak devam ediyor. Şampiyonlar Ligi veya UEFA Ligi için ha gayret diyeceğim ama Başkan Ağaoğlu ve Teknik Adam Avcı’nın Avrupa macerasındaki gözden kaçan istatistikleri buna izin vermiyor.