Görüntü güzel, ya görünmeyen!..

Abone Ol

Önce terörün sona erdirilmesi yolunda atılan adımlar,

ardından Mavi Marmara gemisinde işlediği cinayetler sebebiyle İsrail in özür

dilemesi gündeme geldi. Gelişmeleri sadece görünen yüzü ile

değerlendirdiğinizde güzel şeyler oluyor dememek mümkün değil. Elbette ülkemizi

ilgilendiren her güzel gelişme bizleri memnun eder. Ancak, olayların görüneni

ile yetinmeyip görünmeyen kısmını görmeye çalışmak, bilinmeyenleri irdelemek

gibi bir göreviniz olduğunu düşünürseniz o zaman fazlaca sevinemiyor, tedbirli

olma ihtiyacı duyuyorsunuz. Ne güzelliklere gözünüzü kapamanız ne de görünmeyen

kısmından yakalayabildiğiniz ipuçlarına bakarak felaket tellallığı yapmanız

doğru olmaz. Kısacası bardağın dolu kısmı ile birlikte boş kısmını da görmek

gerekiyor. Şu an için gerek terörün sona erdirilmesi çabaları, gerek İsrail in

özür dilemesine bakarak bardağın dolu ya da boş olduğunu söylemenin doğru

olmadığını düşünüyorum.

Kısacası iktidar yanlısı medyanın attığı çığlıklar,

olayların görüneni ile yetinmeyip görünmeyen kısmına ışık tutma çabası içinde

olanlara yönelik saldırıyı en hafif ifadesi ile hazımsızlık, kraldan fazla

kralcılık, bazıları için de Saldır Co luğa soyunmak anlamına gelebilir.

Bunlara gerek yok. Çünkü eğer AK Parti iktidarının darbeler dönemini

kapattığına, demokrasinin önündeki engelleri kaldırma yönünde mücadele

verdiğine samimi inanılıyorsa olayların görünen ve belli merkezler tarafından

aktarılan bilgilerle yetinmeyen, işin perde arkasını araştırmaya kalkanlara

karşı özellikle iktidar yanlısı medyadan yükselecek saldırı hamleleri iktidara

destek olmak değil, aksine yapılanlara karşı bir direnç oluşmasına yol

açacaktır.

Geçmişten günümüze gelen ben merkezli yaklaşımlar ve

değerlendirmeleri terk edemediğimiz sürece insan hak ve özgürlüklerini her an

dilimizden düşürmesek bile bu hakların hayata geçirilmesini sağlayamayız.

Özellikle de bir takım kimselerin vatanseverliği kendi inhisarlarında görmeleri

geçmişte bu ülkede darbelere zemin hazırlayan bir yaklaşım olmuştur. Gelinen

noktada darbeler döneminin kapandığını söyleyenlerin kendileri gibi

düşünmeyenleri hainlik , tahammülsüzlük gibi yorumlarla itham etmeye

kalkışmaları sağlıklı bir yaklaşım olamaz. Eğer bu yaklaşım devam edecek olursa

o zaman geçmişten farklı bir noktaya gelemediğimiz duygusu gelişir. Bir ifade

ile dünün vatan hainleri vatansever; vatanseverleri ise vatan haini konumuna

geçmiş olur.

Dün birileri kendileri gibi düşünmeyen ve inanmayanların

halktan gördükleri desteğin artmasına tahammül edemedikleri için halkın

iradesini askıya alma hakkını kendilerinde görmüşler ve bugün bunun hesabı

soruluyorsa şimdide iktidar yanlısı bazı gazete ve yazarların kendileri gibi

düşünmeyenleri Ergenekoncu olarak nitelendirmeleri, daha doğrusu Ergenekoncu

olmadıklarını bildikleri halde aynı kefeye koyma çabaları sadece onları mahcup

eder ve gelecekte mahkûm olurlar.

Terörden nemalanan, varlıklarını teröre borçlu olanların

dışında terörün sona ermesini istemeyen bir tek kişi olduğunu sanmıyorum.

Ancak, söylenenler ile uygulamanın örtüşüp örtüşmeyeceğini sorgulamak herkesin

hakkıdır. İsrail Başbakanı nın, Obama nın zorlaması ile Türkiye den özür

dilemesi elbette güzel bir gelişmedir. Ama, bu, İsrail in işlediği cinayetleri

temizlemez. Temizler diyenlerin gözünü iktidar hırsı bürümüş demektir. Ayrıca,

ABD ile İsrail in yapışık ikizler olduğu, bu ikilinin bölgemize ve ülkemize

yönelik bazı beklentilerini gerçekleştirmek adına Türkiye nin gönlünü almaya

ihtiyaç duymuş olabileceklerini hatırlatmak ihanet değil olsa olsa gerçekçi bir

yaklaşım olur. Aksi bir yaklaşım ABD ve İsrail i tanımamak anlamına gelir. Bu

bakımdan birbirimize tahammülü öğrenmek durumundayız. Aksi halde demokrasi

şarkıları söylemenin anlamı kalmaz.