1- Çocuk hayatın ilk yıllarında aktif bir alıcıdır. Bu
dönem çocuk, ihtiyacı olan rol modellerini, bağımlı hale geldiği internet
oyunlarından seçiyor ve buradaki şiddet görüntülerini modelliyor. Çocuk,
şiddetin bütün renklerini taşıyan oyun kahramanlarını kendine örnek alıyor ve
buradaki şiddet görüntülerini arkadaşlarıyla ilişkilerine taşıyor. Bu çocuklar,
bir erişkin olarak hayata atıldıklarında, elinde silah taşıyan, arkadaşını
yaralayan, vurup kıran ve şiddeti hayatının bir parçası haline getiren bir kişi
haline geliyorlar.
2- Çocuklar, gelişim süreçlerini tamamlarken oldukça
hareketli bir dönemden geçerler. Uzun süre internet başında kalan çocuklar ise,
uzun süre hareketsiz kalmakta ve enerjisini deşarj edememektedir. Bu çocuklar
ev içinde agresif tavırlar sergilemekte ve ortama uyum sağlamakta güçlük
çekmektedirler.
3- Çocuklar, gerek oyunlarda gerek hayatın içinde
arkadaşları ile vakit geçirerek hayatın bizatihi kendisini öğrenmektedirler.
Çocuk empati yapıyor, eşyalarını paylaşıyor, arkadaşıyla kavga ettiğinde özür
dileyip telafi etme yoluna gidiyor ve hayatı akranları ile bir arada kalarak
öğreniyor. Sanal ortamda bu imkânlardan mahrum olan bir çocuk tek taraflı
iletişim kuruyor ve ileriki yaşamında çeşitli sorunlar yaşıyor. Zira tek
taraflı iletişim, kişinin bencilleştiriyor ve bu kimselerde biz duygusu
gelişmiyor. Yani, çocuk arkadaş ilişkilerinden elde edebileceği kazanımları
kaybediyor ve bencilleşiyor.
4- Kapitalizmin renklerini taşıyan internet oyunları ya
da filmler, çocuklarımızın benliğine işlenerek onları sömürülmeye hazır bire
birey haline getiriyor. Çocuklarımız hayata atıldıklarında, yaşam tarzları ve
hayat görüşü tamamen değişiyor ve bu çocuklar yaşamı sadece maddiyat boyutu ile
tanımlıyor ve kendilerine yabancılaşıyorlar.
5- Uzun süre internet başında kalan çocuk bir süre sonra
bağımlı hale geliyor. Bu durumda çocuk, vaktin büyük bir kısmını internet
başında geçirmeye başlıyor ve bundan kendini alamıyor. Son yıllarda bu tür
sorunlar sık sık gündeme gelmiş ve internet bağımlılığı tedavi edilmesi
gereken bir sorun olarak literatüre girmiştir. Zira internet bağımlısı haline
gelen çocuk, kendini eve kapatıyor, sosyal yaşamında ve aile ilişkilerinde
çeşitli sorunlar yaşıyor.
Aileler, çocukların sadece okul başarılarını dikkate
aldıklarından internet oyunlarının çocuğa verdiği zararları görmekten aciz
kalıyorlar. Oysa bu zararlar yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve çocuğun bütün
hayatını istila ediyor. Bu nedenle anne babalar çocuklarının sadece maddi
ihtiyaçlarını dikkate almamalı, duygularını da hissetmelidirler.