Kendimi bildim bileli ABD ve Rusya birbirinin düşmanı olarak takdim edildi ve öyle gösterildi. Olayların sadece gösterileni ile yetinenlerde gerçeğin böyle olduğunu sandı. Kimileri Rusya’nın kimileri de ABD’nin safında yer aldı. Bir diğer ifadeyle bazı ülkeler ABD’nin, bazıları da Rusya’nın kanatları altına atılmayı çıkarlarına sandılar. Hâlbuki sömürgecinin adı ne olursa olsun yaptığı değişmiyor. Meseleye Irak ve Suriye açısından baktığımızda da bu iki sömürgecinin işbirliği halinde olduğunu rahatlıkla görmek mümkün. ABD ve müttefikleri Irak’ı işgal ederken Rusya’dan sözlü açıklamaların dışında ciddi bir tepki geldi mi Suriye’de yaşananlar karşısında Rusya’dan bir takım açıklamalar dışında ciddi bir tepki geldi mi Rusya’nın Suriye’de hava operasyonuna başlamış olmasının iki sömürgecinin çatıştığı anlamına gelmediğini artık görmek gerekiyor. Bunun için kendi yorumumu bir kenara bırakarak son birkaç gündür medyada yer alan bazı haberlerden kısa aktarmalar yapmam yeterli olacaktır.
Rusya bir haftayı aşkın süreden beri Suriye’de hava operasyonu yapıyor ve operasyonun IŞİD’e yönelik olduğunu, bir başka ifade ile Suriye’de ABD ve müttefiklerinin IŞİD’e yönelik mücadelesine katkı vermek için yapıldığını tekrarlıyor. Buna karşılık Rusya’nın hava operasyonunun Türkmenleri de kapsayan bir şekilde ılımlı muhaliflere karşı yapıldığı ısrarla vurgulanıyor.
Bu açıklamaları değerlendirirken, Rusya’nın Suriye’de başlattığı hava operasyonlarına karşı ABD ve yandaşlarının bir takım açıklamalar dışında ciddi bir tepki vermediğini hatırdan çıkarmamak gerekiyor. Bu hatırlatmanın ardından geçtiğimiz Cumartesi günü medyada yer alan bir açıklamayı aktarmak istiyorum.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin Moskova yönetiminden talep ettiği silahları Irak hükümeti aracılığıyla ulaştırdıklarını açıklıyor. PYD’nin Suriye’de ABD tarafından partner kabul edildiği düşünülürse PYD konusunda da ABD ile Rusya birlikte hareket ettikleri açıkça görülür.
Dünkü bir gazetede yer alan haber ise olayın bir başka boyutunu, yani PYD-ABD ilişkisini ortaya koyuyor.
“IŞİD’e karşı kuzey cephesi açılacak. ABD, YPG’ye 5 bin Arap isyancı ekleyecek” başlığı altında yer alan haberin içeriğinde kısaca şöyle deniyordu:
“Başkan Obama’nın onay verdiği iki yeni adım kapsamında 3-5 bin Arap isyancı silahlandırılarak YPG’ye entegre edilecek. Bu sayede Türkiye’nin endişelerinin azaltılması planlanırken İncirlik’ten yapılan saldırılar artacak.”
Türkiye’nin PYD ve YPG’yi PKK’nın Suriye’deki kolu olduğunu ısrarla açıkladığı düşünüldüğünde YPG’nin ABD eliyle güçlendirilmesi, Rusya eliyle de silahlandırılması Türkiye’yi nasıl rahatlatacak olabilir Bu işte bir kandırmaca, mantık karmaşası sizin de dikkatinizi çekmiyor mu
Bu arada son bir açıklamaya da kısaca temas etmek istiyorum. Haberde, Esad rejiminin Rusya desteği ile Lazkiye’deki muhalif Bayırbucak Türkmen bölgesine saldırdığı belirtilerek, bölgedeki muhaliflerden Sultan Abdulhamid Han Tugayı Komutanı Ömer Abdullah’ın Esad’ın Akdeniz sahilini Rusların kontrolüne verdiğini, Rusya’nın stratejik Bayırbucak Türkmen bölgesindeki Türkmen Dağı’nı da istediğini söylediği belirtiliyor.
Kısa bir süre önce Suriye’nin parçalanmasının uygulamaya konulduğunu, parçalanma sonucunda Rusya’nın payına düşen bölgede hâkimiyet tesis etmek için Rusya’nın hava operasyonunu ABD ile varılan mutabakat sonucu başlattığını belirtmiştim. Sanıyorum başka söze gerek kalmıyor.