ANLATILIR, bir zamanların inkârcı öğretmeni, öğrencilerine, “Çocuklar, sınıfın kapısı var mı
Çocuklar, koro halinde cevap verirler, “Evet var”
Nereden biliyorsunuz
- Görüyoruz, elimizle tutuyoruz, derler.
Pencereleri, kendisini sorar, hepsinde çocuklar, görebildiklerini söylerler.
Öğretmen, peki, Allah var mı
Çocuklar “Evet var” derler.
Öğretmen, “Görüyor musunuz
Öğrenciler, “Hayır görmüyoruz” deyince,
Öğretmen, “var olan şey görülür, olmayan şey ise görülmez. Allah da görülmediğine göre yok” deyine,
Öğrencinin biri, “Öğretmenimizin kafası var mı, kolu var mı, sorularını sorduktan ve “Evet var” cevabını aldıktan sonra “Peki, öğretmenimizin aklı var mı diye sorar, çocuklar toplu halde “Evet” deyince “Görüyor musunuz” sorusuna “Hayır” cevabını alınca “Öyle ise öğretmenimizin mantığına göre öğretmenimizin aklı yok” deyiverir.
Aslında bu tür konuşmalar kişinin aklını, fikrini, kültürünü ortaya koyar.
Herkes dünyaya ve insanlara kendi göz ve gönül penceresinden bakar.
Cenab-u Allah’ın varlığı ve birliği konusunda akıl yürütenler de akıl yolunun taşlarını engellerini kendileri döşerler.
Halbuki, Allah celle celalühü tanıma konusunda Allah’a tslim oluverse yetecek..
Alemlere Rahmet, Hazreti Muhammed aleyhisselam bile bir gün şöyle der,
“Allah’ım, Senin şanını, övecek, ilmini, kudretini, sanatını... sayacak durumda değilim. Sen, kendinin nasıl övmüşsen ben onunla seni överim” diye Rabbine duada bulunuyor. (Ebu Davud, Sünen, K. Salat, Bab Dua no 154, hadis no 879)
Şehname yazarı Firdevsii Tusi de,
“Hudavendi babalyı pesti tüi
Ne danem çei herçi hesti tüi”
Yani, “Yerin göğün Rabbisin, nesin bilmiyorum, ama her ne isen Sen osun” demiş.
Biz, Rabbimizi överken bile kendimize göre kelimelerle övmüyoruz.
Onun bize öğrettiği kelimelerle onu övüyoruz.
Her gün beş vakit namazımızda Fatiha süresinin ilk üç ayeti Rabbimizi tanıtarak başlar ve biz o üç ayeti günde en az elli defa okuruz.
Hazreti Ebu Bekir (Allah onndan razı olsun) bir gün şöyle der,
“Allah’ı tanıma konusunda yetersiz olduğunu anlamak gerçek anlamaktır”
Bunu duyan Hazreti Ali (Allah ondan razı olsun) de ikinci mısraı söyleyivermiş.
“Allah’ın zatının sırlarını araştırmaya kalkmak Allaha ortak koşmaktır”
Çünkü insan, hayal ederken kendi birikimiyle hayal eder ve Rabbini, Samiri gibi altından buzağı halinde tasvir eder.
Budistler gibi, Hıristiyanlar gibi insanlaştırırlar ve Kur’an’ın ifadesiyle kâfir olurlar.