Gören var mı?

Abone Ol

Ekonomik zorlukları aşamayan kadrolar halka söyleyecek bir şey bulmakta zorlandıkça sabırdan söz etmeye çalışıyorlar.

Yöneticiler sabırdan söz edince yandaşlar da ağızlarını her açtıklarında hemen “sabretmenin önemini” dile getiren açıklamalarda bulunuyorlar.

Halka sabrederlerse ekonomik zorlukların hepsinin aşılacağını söylüyorlar.

Evet, sabretmek güzel bir haslettir.

Ve yaşanan zorluklar karşısında mutlaka sabretmek gereklidir. Sabırla ilgili olarak söylenmiş güzel sözler vardır.

Mesela “sabırla koruk helva olur” denilir.

Böyle denilir ama sabırla koruğun helva olduğunu gören biri var mıdır?

Yani bu konuda herhangi bir tanık gösterilebilir mi?

 “Ben sabrettim topladığım koruklar helva oldu” diyebilecek Allah’ın bir kulu var mıdır?  

Biz bugüne kadar sabırla koruğun helva olduğuna tanıklık etmiş birine rastlamadık.

Ya sizler böyle birine rastladınız mı?

Var mı aranızda böyle birini tanıyan?

 Bir de sabreden dervişin muradına ereceği söylenir.

Böyle muradına ermiş bir dervişe rastlamadığımızı da rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bırakın muradına ermiş dervişi, sıradan bir dervişe rastlamak bile artık hayli zor.

Birbirlerinin “ayıplarını örtmesi” beklenen dervişler(!) birbirlerinin ayıplarını “kasetlere kaydederek şantaj yapmaya” kalkışıyorlar.

Sabırla ilgili olarak söylenen sözler güzel olmasına güzel ama gerçeklerle pek bağlantılı değil gibiler.

Gerçekleri dile getirmekten çok temennileri seslendiren sözler olarak karşımızdalar.

Bütün bu olumsuz örneklere rağmen sabretmenin güzel bir şey olduğuna, doğru bir şey olduğuna bizler de katılıyoruz.

Bizler sabretmeli ve karşılığını Rabbimizden beklemeliyiz.

Ama ekonomik zorlukları aşamayan kadrolar ve yandaşları da bizlere böyle çağrılarda bulunmaktan vazgeçmeliler.

Onların asli görevi ekonomik zorlukları ortadan kaldırmaktır.

Başaramıyorlarsa görevi başarabilecek kadrolara bırakmaktır.

İşi ehline vermeyerek ekonomik zorlukları aşamayanların görevi bırakmamak için bizlerden sabretmemizi isteme hakları olmasa gerektir.