Göreceksiniz

Abone Ol

KASABA gideceğim, kıymayı verirken, öce yağlı kalın

kağıdı tartacak, kıymayı net ağırlığıyla verecek.

Tatlıcı da öyle yapacak, kutu 150 gram, bir kiloluk tatlı

kutusu 1150 gram ağırlığında olacak, bir kilo tatlı parası alacak.

Sokakta biri bendenize bir soru yöneltirse, cümlesinde

mutlaka efendim kelimesi olacak.

Her hizmete ve iyiliğe teşekkür ederim efendim denilecek,

karşılığında bir şey değil efendim denilecek.

Genç biri beni görünce yaşıma hürmet edecek.

İnsanlar kendilerinden küçüklere şefkat ve merhametle

muamele edecek.

Pazarda bir satıcıdan alış veriş edip ona ödeme yapınca,

Allah bereket versin diyecek, siz bereketini gör cevabını vereceksiniz, o

üçüncü olarak âmin diyecek.

Müslüman bir kimseden mektup alacaksanız, başında besmele

ve selam olacak.

Konuştuğunuz kibar kişi evim demeyecek, fakirhane

diyecek.

Kibar biri, eviniz demeyecek, devlethaneniz veya

saadethaneniz diyecek.

Esnaf lokantasına gideceksiniz, masanızda boş yer var.

Biri, oturmadan önce Afiyet olsun efendim, izniniz varsa şuraya oturabilir

miyim diyecek.

Cuma günü camiye gideceksiniz, namaz kılınırken, hutbe

okunurken çıt çıkmayacak, bütün cep telefonları kapalı olacak, hutbe okunurken

yanınızdaki cep telefonuna bakmayacak, mesaj atmayacak. Camide hiç kimse köpek

oturuşu ile oturmayacak. Herkes takkeli olacak.

Ezan en fazla 75 desibel şiddetinde okunacak.

Usul erkan bilmez bed seslilere avaz avaz avaz ezan

okutturulmayacak.

Altı kişi birlikte yemek yiyorsunuz, altısı da hayli

acıkmış ama hiçbiri deliler gibi çılgınlar gibi yemeğe saldırmayacak, sanki hiç

aç değillermiş gibi sakin sakin yiyecekler.

Tatlı, mesela baklava yiyeceksiniz, yapımı pek başarılı

olmamış ama nimet olduğu için hiç kimse şikayet etmeyecek, eski baklavalar daha

iyiydi diye homurdanmayacak.

Havaalanına gideceksiniz, VIP salonunda gurur ve kibir

ile oturmayacaksınız, halkın arasında halkla beraber uçağa bineceksiniz.

Sokakta liseli gençler göreceksiniz, her biri küçük birer

beyefendi.

Liseli kızlar göreceksiniz, her biri küçük birer

hanımefendi.

Buluğa ermiş çocuklarına namaz kıldıran ana babalar

göreceksiniz.

Kanaatli ve mütevazı zenginler göreceksiniz.

İmkanı olan her Müslümanın evinde baş köşede Hilye-i

şerif levhası göreceksiniz.

Yer sofralarında tarhana çorbası, erişte, erik hoşafı

yiyen varlıklılar göreceksiniz.

Sabah namazına bir camiye gideceksiniz, camiyi dolu

bulacaksınız.

Kahkahalar duymayacaksınız, tebessümler göreceksiniz.

Sağ elinin verdiğini, sol eli bilmeyen ve görmeyen

hayırseverler göreceksiniz.

Kemal derecesi yükseldikçe küçülen, en sonunda hiç

olanlar, ölmeden önce ölenler göreceksiniz.

Göründüğü gibi olanlar, olduğu gibi görünenler

göreceksiniz.

Namaz kıldıktan sonra, Ya Rabbi Sana layık ibadet

edemedim diye ağlayıp istiğfar edenler göreceksiniz.

Ramazanda şehirde gündüzleyin oruç yendiğini

görmeyeceksiniz.

Müslüman komşuların birbirinin meleği olduğunu

göreceksiniz.

Mevlid kandilinde on milyonlarca Müslümanın sokaklarda

ilahiler okuyarak ciddi ve vakur şekilde ihtifal yaptığını göreceksiniz.

Halifenin Cuma selamlığına çıktığını göreceksiniz.

Türkiye nin ahlak, şeffaflık, temizlik, fazilet birincisi

ülke olduğunu göreceksiniz.

Her yere bakacaksınız insanlık, iyilik, ahlak, güzellik,

doğruluk, adalet, insaf, mürüvvet göreceksiniz.

20.02.2016